İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2395 K.2024/5437

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2395Karar2024/5437Tarih2 Temmuz 2024Okuma8 dk · 1.655 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2395 E., 2024/5437 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/722 Esas, 2023/273 Karar
Hüküm
Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İlk derece mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/1264 E., 2018/906 K.,
Birleşen dava
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1266 E., 2017/2 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.655 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında İstanbul ili Esenyurt ilçesinde bulunan taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletilmesi hususunda 24.02.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol akdedildiğini, davalının düzenlediği ürün alım taahhütnamesi ile anlaşma süresince 17.604 ton beyaz ürün almayı, eksik kalan ton üzerinden 14 USD kar mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 2.886 ton ürün aldığını, davalının eksik aldığı 14.718 ton ürün için 206.051 USD kar kaybı borcu doğduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bulunan taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletilmesi hususunda 24.04.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ve protokol akdedildiğini, davalının düzenlediği ürün alım taahhütnamesi ile anlaşma süresince 22.600 ton beyaz ürün almayı, eksik kalan ton üzerinden 14,00 USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının 3.384 ton ürün aldığını, davalının eksik aldığı 19.216 ton ürün için 269.030,00 USD kar kaybı borcu doğduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada taraflar arasında 24.02.2014 tarihinde Esenyurt bayisi olarak, birleşen davada 24.04.2014 tarihinde Davutpaşa bayisi olarak bayilik sözleşmesi, protokol ve ürün alım taahhütnamesi imzalandığı, ürün alım taahhütnamesine göre, anlaşma süresinin sonunda veya bir yıllık anlaşma süresinin sonunda eksik alınan ürünlerin hesaplanacağı, buna göre kar mahrumiyeti bedelinin belirleneceği hükme bağlanmış olup, dava tarihine kadar davacı tarafça bu madde hükmüne göre herhangi bir cezai şart talep edilmediği,

taahhüde aykırılık olsa bile davacının aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yılda herhangi bir ihtirazi kayıt göstermeksizin ticari faaliyete devam edildiği, davalıda haklı olarak cezai şartın uygulanmayacağı yönünde ... oluştuğu, dürüstlük ilkesi, hakkaniyet ilkesi ve kanunun emredici hükümlerine göre davacı tarafça davalıda böyle bir ... oluşturup daha sonrasında kar mahrumiyeti bedeli talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taahhütname gereğince müvekkilinin sözleşme sonunda toplam bedel üzerinden kar mahrumiyeti talep etmesine herhangi bir engel bulunmadığını, sözleşme döneminde ve sonrasında ihtarname gönderilmemesinin alacaktan vazgeçildiği şeklinde yorumlanamayacağını, mahkemece karara dayanak gösterilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasının emredici nitelikte olmadığını, bu nedenle uyuşmazlıkta sözleşme ve taahhütname hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tacir olan tarafların,

ürün alım taahhüdünün içeriğini kanundaki hükümden farklı şekilde kararlaştırdıklarını, taahhütnamede kar kaybının sözleşmenin ifasıyla birlikte ya da sözleşmenin sona ermesini müteakip talep edebileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle davalının eksik alımdan kaynaklanan kar kaybını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin davalı tarafa ihtirazi kayıt bırakacak kadar uzun sürmediğini, bu nedenle müvekkilinden ihtirazi kayıt ileri sürmesinin beklenemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 13.01.2017 tarihinde birleştirildiğini, vekaletnamenin UYAP üzerinden 03.04.2018 tarihinde dosyaya sunulduğunu, birleştirme nedeniyle vekaletnamenin her iki dosya üzerinden işlem görmesi gerektiğini, her iki dava da reddedildiğine göre, iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mal alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında, iki halde alacaklının ceza koşulunu isteyemeyeceği;

eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamayacağı, diğer yandan alacaklının, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemeyeceği, yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmamış ise tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerektiği,

çekince için bir şekil şartının getirilmediği, tedarikçinin, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebileceği, bu şekilde bir çekince (ihtirazi kayıt) konulduktan veya ihtar çekildikten sonra tedarikçi (sağlayıcı) firmanın, mal vermeye (ifaya) devam etse bile önceki yıla ilişkin ceza koşulu alacağını sözleşme zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebileceği, sonraki yıllarda da aynı kuralın geçerli olduğu,

bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemeyeceği, çekince konmuş veya ihtar çekilmiş olan yıllarla ilgili ceza koşulunun istenebileceği, 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü emredici nitelikte olmadığından,

tarafların sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilecekleri, örneğin sözleşmenin feshi halinde hem cezai şart hem de kâr mahrumiyeti ödeneceğinin kararlaştırabileceği, ancak sözleşmenin feshi halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu hallerde, sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi üzerine borçluda, ceza koşulu istenmeyeceğine dair haklı bir ... oluşmuş ise, oluşan bu haklı ... ve dürüstlük ilkesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceği,

taraflar arasında asıl dava konusu Esenyurt ilçesinde bulunan istasyona ilişkin 24.02.2014 tarihli ve 01.09.2015 tarihine kadar geçerli.

Zeytinburnu ilçesinde bulunana istasyona ilişkin olarak da 24.04.2014 tarihli ve 01.09.2015 tarihine kadar geçerli bayilik sözleşmesi ve protokol akdedildiği, davalı tarafın Esenyurt ilçesindeki istasyona ilişkin olarak imzalanan alım taahhüdünde, davalının yıllık asgari 4.401 ton, sözleşme süresince ise 17.604 ton beyaz ürün almayı, aksi halde ton başına 14,00 USD kar mahrumiyeti ödemeyi.

Zeytinburnu ilçesindeki istasyona ilişkin olarak imzalanan alım taahhüdünde, davalının yıllık asgari 5.650 ton, sözleşme süresince ise 22.600 ton beyaz ürün almayı, aksi halde ton başına 14,00 USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı bayi tarafından asıl davada 14.718 ton, birleşen davada 19.216 ton eksik alım yapıldığının tespit edildiği,EPDK lisans kayıtlarının sorgulanmasında; davalı bayi tarafından Esenyurt ilçesinde bulunan istasyona ilişkin olarak dava dışı dağıtıcı Kadooğlu Petrolcülük ..

AŞ bayisi olarak 21.05.2014 tarihinde, Zeytinburnu ilçesinde bulunan istasyon için ise 02.06.2014 tarihinde dava dışı dağıtıcı Teco Petrolcülük ..

A.Ş. bayisi olarak lisans alındığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin hayata geçip geçmediği, 1.9.2015 tarihinden sonra sözleşmenin lisans alınması halinde beş yıl süreli olacağının kararlaştırıldığı halde, davacı adına alınan bayilik lisansı bulunmadığı,davacı tarafça sözleşmenin davalının kusuruyla fesih edildiğinin de ileri sürülmediği ,davalıya akaryakıt satışının yapıldığı yaklaşık 1,5 yıllık süren dönem içerisinde davalının başka dağıtıcıların bayiisi olduğu, ayrıca protokolün 9 uncu maddesinde, sözleşme ve protokolün lisans alınması koşuluna bağlandığı,

bu durumda somut olayda taraflar arasında geçerli bir bayilik sözleşmesinden söz edilmesi mümkün olmadığı, buna bağlı olarak davacının geçersiz sözleşmelere dayalı asgari ürün satışı taahhüdüne dayalı olarak davalıdan kâr kaybı alacağı talep etmesnin mümkün olmadığı, diğer yandan davacı tarafça aynı tarihte aynı davalıya yönelik olarak asıl ve birleşen davanın açıldığı, mahkemece her iki davanın birleştirilerek birlikte görüldüğü, birleştirme kararından sonraki aşamada davalı vekilince yargılama dosyasına 03.04.2018 tarihinde vekaletname sunulduğu,

davalı vekilinin duruşmalara katılarak davalıyı yargılamada temsil ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda her iki davanın da reddine karar verilmesine rağmen, davalı vekilinin birleşen dava bakımından karar başlığında gösterilmediği ve birleşen davada davalı vekili yararına vekâlet ücretine hükmedilmediği,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166 ncı maddesine göre ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları halinde birleştirilerek bakılabilmesi mümkün olup, davaların birleştirilmesi sadece birleştirilen davaların yargılama safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğuracağını, başka bir anlatımla, birleştirmeye konu davaların bağımsız kimliklerini koruduğu,

bu durumda davalının her iki dava bakımından da vekil ile temsil edilmiş olmasına ve her iki davanın da reddine karar verilmesine rağmen, birleşen davada davalı vekilinin karar başlığında gösterilmemesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve satış taahhüdünde öngörülen yıllık asgari ürün satışı taahhüdüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı kar kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2395, K. 2024/5437, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2395
Karar No
2024/5437
Tarih
2 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2466 K.2024/2436
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2551 K.2024/10650
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2606 K.2024/5552
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2844 K.2024/5506
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2882 K.2024/5481
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3138 K.2024/5422

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.