KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/2399 E., 2023/6754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesiyle Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2017/616 Esas, 2021/148 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
- Karar düzeltme isteyen
- Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili
- Birleşen dava
- Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/365 Esas sayılı
Karar Metni
793 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında 26.05.2011 tarihli nakliye sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme uyarınca davalıya ait boruların Yalova-Sivas-Hafik arasında müvekkili tarafından 1.535.000,00 TL+KDV bedelle taşınacağının ve müvekkilinin tek nakliyeci olduğunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin boruların nakliyesi için sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirirken davalının boruların bir kısmını başka firmalara taşıtarak müvekkilinin kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin kazanç kaybının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 173.428,50 TL'ye yükseltmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının nakliye işini yaparken edimlerinin çoğunu yerine getirmeyip eksik yaptığını, davalıya ait 12 adet tırın Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne aykırı yük taşıma gerekçesiyle trafikten men edildiğini ve boruların müvekkili tarafından alınarak sevkinin sağlandığını, müvekkilinin sevkiyatı başka araçlarla yapmak zorunda kaldığını, müvekkili aleyhine dava açılması nedeniyle 13.06.2012 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 euro cezai şart, 35.400,00 TL aparat bedeli, 1.392,00 TL otopark ücreti ile başka şirketlerle taşıma yapılmasından kaynaklanan fazla ödeme bedelleri, günlük 300,00 TL personel bulundurma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, sevkıyatta gecikme olduğunu, bu sebeple bir kısım taşımayı başkasına yaptırdığını, bu durumun sözleşmeye aykırı olmadığını davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin haksız olduğunu, sözleşmeyi karşı tarafın ihlal ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; taşıyanın sözleşmeye aykırılıklarının ispata muhtaç olduğu, bu nedenle taşıyanın fesih iradesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 484 üncü maddesi anlamında tazminat karşılığı fesih olarak nitelendirilmesi gerektiği, asıl dava bakımından, davacının hesaplanmış olumlu zararı olan 173.482,50 TL bedeli talep edebileceği, birleşen dava bakımından davacının ceza koşulu talep edemeyeceği, aparat bedeli ve yediemin bedeli olarak 36.792,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 29.09.2022 tarih, 2021/4676 E. ve 2022/6488 K. sayılı kararıyla, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, birleşen davada davacı vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği ve taşıyıcılık sıfatının kendi kusuruyla sona erdiğinin kabulünün gerektiği, bu yüzden davalının sözleşmenin feshi gerekmeksizin haklı olarak taşımayı başkasına yaptırılabileceği, mahkemece asıl davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili; davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini, araçların taşıma esnasında bağlanmasının sebebinin bir araçta iki boru taşınması olduğunu, sözleşmeye göre sorun çıkması halinde tek araçla tek boru taşımaya devam edebileceğini, sözleşmenin genel ihlalinin söz konusu olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının temyiz dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; taşıma sözleşmesinin ihlal edilmesi ve sözleşmeye aykırı olarak işin başkasına yaptırılması nedeniyle kazanç kaybının tespiti ile tahsili istemine, birleşen dava, sözleşmeye dayalı cezai şart ile alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sözleşmeyi hangi tarafın ihlal ettiği ve feshin haklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı/birleşen davada davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı/birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 750,20 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2399, K. 2023/6754, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama