İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2416 K.2024/5231

Taraflar arasındaki yönetim kurulu üyesi seçiminin yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şahıs ve şirket yönünden reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yönünden pasif husumet…

Esas2023/2416Karar2024/5231Tarih26 Haziran 2024Okuma8 dk · 1.519 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2416 E., 2024/5231 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1086 Esas, 2022/1120 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/167 E., 2019/769 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.519 kelime·8 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki yönetim kurulu üyesi seçiminin yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şahıs ve şirket yönünden reddine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yönünden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, Türkiye’de ve yurt dışında otomotiv satış - üretim, inşaat, sanayii, sigorta gibi sektörlerde faaliyet gösteren ve birçok dünya markası ürünün Türkiye distribütörlüğü üstlenen Suphi Kalsın şirketler grubunun bünyesinde bulunan bir şirket olup, uzunca bir süre Renault bayii ve servisi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak KALSIN şirketler grubunun kurucusu Suphi Kalsın’ın Fazilet, Milli Nizam Partisi, Refah Partisi kurucu üyelerinden olması,

siyasi partilere maddi – manevi desteği, Hasan Aksay ile Adım Holding isimli şirkete ortak ve yönetim kurulu başkan yardımcısı görevini üstlenmesi gibi nedenlerle 28 Şubat sürecinde hakkında karalama kampanyası başlatıldığını, grup şirketlerin tüm ticari ortaklıkları ve sözleşmelerinin feshedildiğini, müvekkili şirketin borçlarının ödenmekte zorlanmaya başladığını, bu süreçte teminat niteliğinde verilen çeklerin usulsüz olarak işleme konduğunu, birçok usulsüz ve hileli işlem ile İstanbul – Maltepe, Başıbüyük Mah. 148 Pafta, 160 Ada,

369 Parsel sayılı taşınmaz ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip akabinde Kartal 5. İcra Müdürlüğünün 2000/1508 Tal. sayılı dosyası ile davalı şirkete 16.11.2009 tarihinde ihale edildiğini, davalı şirketin 01.04.2009 tarihinde kurulduğunu, davalı ...'in esas sözleşme ile münferit şekilde şirketi idare etmek üzere yönetim kurulu başkanı seçildiğini ve müvekkili şirketin ihale işlemleri ile ilgili her türlü işlem ve yetkilendirmelerin ... tarafından gerçekleştirildiğini, ...'in yönetim kurulu başkanı seçildiği dönem itibariyle;

cezalandırıldığı ve yüz kızartıcı suç işlediğinin anlaşıldığını, ihale tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 315 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca tüzel kişilik yetkilisi sıfatını kazanamaması gerekirken davalı kurum tarafından bu husus nazara alınmaksızın tüzel kişiliğin tesciline karar verildiğini, davalı ...'in usulsüz şekilde yönetim kurulu üyeliğini yürüttüğü davalı şirket aracılığı ile müvekkil şirketin taşınmazını ihale yoluyla satın aldığını ve bu ihale süresince müvekkili şirketin zararına olacak birçok usulsüz işlemin gerçekleşmesine sebebiyet verdiğini,

bu usulsüz işlemler sebebiyle de müvekkili şirketin taşınmazı değerinin çok çok altında bir bedel ile satıldığını ve şirketin büyük maddi kayba uğradığını, müvekkili şirket tarafından bu zararların tazmini ve taşınmazının devir işlemlerinin iptali için İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/151 E. sayılı dava açılmış olduğunu ve anılan davada hukuka uygun bir karar verilebilmesi açısından davalı ...'in davalı şirketin yönetim kurulu üyesi seçilmesinin hukuken geçerli olup olmadığının tespitinin zaruri hale geldiğini, bu tespit davasının verilecek kararı tümden etkileyebilecek nitelikte olduğunu,

bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/11-1048 E., 2014/430 K sayılı ve 02.04.2014 tarihli kararında da ticaret şirketlerinin yokluk yada butlan sakat olan işlemlerinin herhangi bir süreye tabi olmaksızın herkes tarafından ileri sürülebileceği açıkça hüküm altına alındığını, davalı şirketin 01.04.2009 tarihli esas sözleşmesi ile yüz kızartıcı suçlardan mahkumiyeti bulunan davalı ...'in yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesi işleminin yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... Klima San. Tic.

A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi tarafından, ihalenin feshini sağlamak üzere, Kartal 3. İcra Hukuk Mahkemesinde ikame edilen (2009/1144 E.-2010/930 K.) davanın reddedildiğini, verilen kararın 18.03.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu hususta yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesince 2016/151 E. sayılı dosyaya atanan bilirkişilere ilişkin şikâyete yönelik İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/22426 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın sürdüğünü,

icra dairesinde görevli personel ile ilgili olarak vermiş olduğu şikâyet dilekçesi ise Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/25833 Hazırlık numarasında kayıtlı olup, soruşturmasının devam ettiğini, davacı tarafın İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest bulunan ve on yıldan beri aleyhine cereyan eden yargılamayı bir şekilde lehine çevirmek için işbu davayı açtığını, davacının, müvekkilinin yüz kızartıcı suç işlediğini ileri sürerek adli sicil kayıtlarını çıkarıp davaya konu etmesi, yani kişisel verileri araştırıp, temin etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının somut olayda şirket pay sahibi olmadığı halde ilgili sıfatıyla davalı şirkette yönetici olarak seçilen diğer davalının yöneticisi olduğu şirketin 01.04.2009 tarihinde kurulduğunu, davalı ...'in esas sözleşme ile münferit şekilde şirketi idare etmek üzere yönetim kurulu başkanı seçildiği ve davacı şirketin ihale işlemleri ile ilgili her türlü işlem ve yetkilendirmeler kendisi tarafından gerçekleştirildiğini,

yönetim kurulu başkanı seçildiği dönem itibariyle cezalandırıldığı ve yüz kızartıcı suç işlediği anlaşıldığını iddia etmiş ise de davalının arşiv kaydına esas Uyaptan alınan bilgilerde güncel haliyle 1995 tarihinden sonra suç işlediğine dair kayıt olmadığı gibi olsa dahi silinme koşulları oluştuğundan dolayı 2009 yılı itibariyle yönetici seçilmesine engel olmadığı,

kaldı ki yönetici seçimine engel hal olsa bile 6762 sayılı Kanunun 315 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre idare meclisi azalarından biri iflasa tabi kimselerden olup da iflasına karar verilir veya hacir altına alınır yahut azalık için lüzumlu kanuni vasıfları kaydederse, vazifesinin sona ereceğinin düzenlendiği, ağır hapis cezasiyle veya sahtekarlık, emniyeti suiistimal, hırsızlık, dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyet halinde dahi hükmün aynı olduğu,

söz konusu seçime engel durum olduğu durumlarda yöneticinin görevinin sona ereceğinin hükme bağlanarak bunun şirket tarafından da karara bağlanacağı dikkate alındığında pay sahibi olmayan davacının yokluk talebinde hukuki yararı olmadığı gibi gelen kayıtlara göre de davalının yönetici olarak seçilmesine engel güncel bir kayıt ya da mahkeme kararının olmadığı, davalının 2009 dan beri sürekli yönetici seçildiği dikkate alındığında davacının yokluk talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalılar ...

Klima ve ... yönünden davanın reddine, yokluk talebi şirkete karşı talep edilebileceğinden İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesinin davalı ...'in adli sicil kayıtlarına konu işlem tarihi olan 01.04.2009 tarihinden sonra silinmiş olma ihtimalini gözden kaçırdığını, Adli Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı ...' in 01.04.2009 tarihindeki adli sicil ve arşiv kayıtlarını sorulması gerektiğini, bunun yerine yargılama aşamasında UYAP sistemi üzerinden güncel adli sicil ve arşiv kayıtlarına göre hüküm kurmasının hatalı olduğunu, kaldı ki davalının cevap dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde suç işlediğini ve sabıkasının bulunduğunu ikrar ettiğini,

hatta bu bilgilerin işbu davada kullanılması sebebiyle müvekkili hakkında savcılığa şikayette bulunduğunu, davalı ...'in 1995 yılından önceki işlediği suçların 2009 yılında yönetim kurulu üyesi seçilebilmesine engel teşkil edebileceğini, 1995 yılından sonra işlediği suçların da 2009 yılı itibari ile silinme koşullarının oluşmadığını,

İlk Derece Mahkemesince ilk duruşmada davacının dava açmakta menfaatinin bulunması tespit edilmiş olmasına rağmen kararın gerekçesinde müvekkili şirketin davalı şirkette pay sahibi olmaması sebebiyle yokluk talebine ilişkin dava açmasında hukuki yararının bulunmadığının belirtilmesinin kararı kendi içerisinde çelişkili duruma getirdiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı ...'in yönetim kurulu seçilmesi işlemine onay vererek hukuka aykırı işlemin oluşmasına sebebiyet verdiğini, dolayısıyla taraf sıfatı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda salt tespit hükmü alınmasının, davacıya istediği hukuki korumayı sağlamayacağı, tespit hükmü alınsa dahi davacının, dava dilekçesinde belirttiği Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/151 E. sayılı dosyasında, ...

Klima Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin esas sözleşmesine konu yönetici seçimine ilişkin hukuki işlemin zaten yargılama konusu olduğu, zira sözkonusu davada, yöneticinin hüküm ve tasarrufu ile yapmış olduğu eylem ve işlemlerinin hukuka aykırılığı iddia edilmekle, yapılan yargılamada taşınmaz devir olgusu neticesi oluşan zararı ve bu zarar ile yönetici seçimi arasındaki illiyet bağının ayrıca ispatlanması gerekeceği, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar etmiş, davada hukuki yararlarının bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde belirttiği davanın tapu iptal ve tescil davası olduğunu verilecek hükmün işbu davayı da etkileyeceğini dolayısıyla davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirket yönetim kurulu üyesinin seçimine ilişkin kararın yoklukla malul olduğunun tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 315 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2416, K. 2024/5231, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2416
Karar No
2024/5231
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2416 K.2024/1925
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2417 K.2024/2066
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2418 K.2024/5017
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2421 K.2024/2039
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2422 K.2024/4947
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/2425 K.2024/2027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.