İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/256 K.2024/3918

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük talebinin reddine diğer taleplerin kabulüne karar…

Esas2023/256Karar2024/3918Tarih15 Mayıs 2024Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/256 E., 2024/3918 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/3030 Esas, 2022/1738 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/81 E., 2019/153 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük talebinin reddine diğer taleplerin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tütün sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, ürünlerinin Türkiye'de ilk olarak 1994 yılında piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin Türk Marka ve Patent Kurumu nezdinde "..." ibareli pek çok markası bulunduğunu, davalı adına tescilli 2011/09844 sayılı "..." ibareli 5 ve 29. sınıfta tescilli markanın müvekkilinin markası ile benzer olduğunu, markaların ilişkin oldukları sınıflar bakımından da büyük benzerlik gösterdiğini, iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markanın davalının markasından önce tescil edilmiş olup tanınmış marka olduğunu,

davalının markasını kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, davalının 2015/21743 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itiraz neticesi davalının marka başvurusunun reddine karar verildiğini, davalının müvekkilinin tanınmışlığından itibarından haksız kazanç sağlayacağını, müvekkilinin itibarına zarar vereceğini, hukuki işlemlere başlanmadan evvel davalıya ihtarname keşide edilerek,

söz konusu hukuka aykırılığın önlenmesi amaçlandıysa da davalıdan geri dönüş alınamadığını, davalının söz konusu markayı internette de kullandığını, davalının fiili kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/09844 no.lu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) anlamında marka hakkına tecavüz ve Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,

davalı tarafından satış ve pazarlaması yapılan "..." ve "... ..." markalı ürünlerin pazarlamasının, satışının, ihracatının ve ithalatının durdurulması ve bulundukları yerlerde toplatılarak el konulmasına, "..." ve "... ..." ibarelerinin davalı tarafından tanıtım unsurlarında kullanımının durdurulmasına ve yasaklanmasına, davalıya ait internet sitelerine ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tütün ürünleri konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin uzun yıllardır gıda sektöründe hizmet verdiğini, deve sucuğunun merkezi sayılan Aydın ilinde gıda ürünleri konusunda müvekkilinin kullanımı ile ayırt edicilik kazanmış olan "..." markası ile tanındığını, müşteri kitlesinin özellikle "..." marka deve sucuğuna ve gıda ürünlerine güven duyduğunu, müvekkilinin üretimini yaptığı ürün ile ilgili olarak makul bir sözcüğü marka olarak seçtiğini, müvekkilinin davacının marka değerinden yararlanmak gibi bir amacı olmadığını, müvekkilinin yasal olarak tescilli markasını kullandığını,

davacının tanınmış marka başvurusunun müvekkilinin başvurusundan yaklaşık 6 yıl sonra 02.11.2016 tarihinde yapıldığını, bu tarihten önce tanınmışlık başvurusu ya da tanınmışlıkla ilgili delil bulunmadığını, markaların tescilli oldukları sınıfların tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." ibareli markasının T/00148 sayılı tanınmış marka olduğu, davacının "..." ibareli ve deve figürlü yaklaşık 50 adet markasının 34. sınıf kapsamındaki tütün, tütün mamülleri, sigara vb., ürünlerinde tescilli olduğu, davalıya ait markanın "..." ibaresi ile 5 ve 29. sınıf ürünler için 13.03.2012 tarihinde tescil edildiği, davalının "... ..." ibareli 29 ve 30 sınıf için ve "camelgurme" ibareli 30 ve 43. sınıf için yaptığı tescil başvurularının reddedildiği,

davacı tarafça marka hakkına tecavüz nedeniyle davalıya ait "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü talep edilmiş ise davacının hükümsüzlük davasını 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığı, davacının markasının bilmenin tek başına kötü niyet iddiasının ispatında yeterli olmadığı, davacının, davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin somut başkaca delil sunamadığı,

hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, davalının, davacının markasının tanınmış marka olması nedeni ile 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki özel koruma hallerinden yararlanabileceği, tescilli markası renksizken davacıyla özdeşleşen taba-sarı-kahve renk tonları kullanması, tescilli markasında "..." ibaresi düz formda iken davacının markasındaki gibi çan eğrisine dönüştürdüğü, tescilli markasında yer almadığı halde davacının tek hörgüçlü deve figürünü kullandığı,

"..." ibaresini internet alan adı altında kullanması nedeni ile davalının davacının marka hakkından haksız yararlandığı ve markanın ayırt etme gücünü istismar ettiği, davalının bu şekilde davacının marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle marka hükümsüzlüğüne ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı tarafın "..." ana ibaresi ile internet alan adı olarak kullanmak suretiyle davacı markasına yaptığı tecavüzün önlenmesine, davalıya ait "..." ana ibaresi altında www.camelgurme.com, www.....gen.tr, www.....web.tr internet ve facebook sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesine,

davalıya ait "..." ve "... ..." ibareli tanıtım unsurlarının kullanımının durdurulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Mahkemece hükümsüzlük talebi bakımından yanlış değerlendirme yapılıp yanlış mevzuata dayanıldığını, Mahkemece 556 sayılı KHK hükümlerine göre değerlendirme yapılmış ise de 6769 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince 10.01.2017 tarihi itibariyle 556 Sayılı KHK’nın yürürlükten kaldırıldığını, hükümsüzlük davası için geçici bir yürürlük hükmü öngörülmediğini, uyuşmazlığın 6769 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, 6769 sayılı Kanun'da tescile bağlı bir hak düşümü süresinin değil, kullanıma bağlı bir hak düşümü süresinin belirlendiğini, hak düşürücü sürelerin her somut olay bakımından ayrı ayrı ele alınması gerektiğini,

somut olayda hak düşürücü süre hesaplanırken, müvekkilinin dava konusu markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, hak düşürücü sürenin markanın tescilinden itibaren değil, kullanımının bilinmesi gerektiği tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini, davalının markası 2012 yılından beri tescilli olsa da müvekkilinin yurtdışında mukim bir şirket olarak Türkiye’nin Aydın ilinde faaliyet gösteren ve deve sucuğu satışıyla ilgilenen bir kişinin faaliyetlerinden anında haberdar olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davalıya ihtarname gönderdiğini;

ancak davalıdan herhangi bir geri dönüş alınamadığını, müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için müvekkilinin davalı adına tescilli markadan haberdar olduğu veya haberdar olması gerektiği süreden 5 yıl geçmiş olduğunun varsayımında dahi 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrası hükmünün bir istisna barındırdığını, sonraki marka kötü niyetli bir şekilde tescil edilmişse beş yıllık sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin işlemeyeceğini,

müvekkilinin markasının tanınmışlığı ve Türkiye’deki durumu göz önünde bulundurulduğunda tescil tarihinde davalının müvekkilinin markasını bilmediğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanınmış olan bir markanın bir başka kişi tarafından kendi adına tescili istenmesi halinde kötü niyetin varlığının asıl olduğunu, davalının “...” tanınmış markasının aynısını kullanması ve kullanımı ile haksız fayda elde etmeye çalışmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, davalının “...” markasını müvekkili ile özdeşleşen taba-sarı-kahve renk tonlarında kullandığını,

tescilli markasında “...” kelimesinin düz formda olmasına rağmen müvekkilinin çan eğrisi formuna dönüştürdüğünü, tescilli markasında yer almadığı halde müvekkilinin tek hörgüçlü deve figürünü kullandığını, müvekkiline ait tanınmış marka ile ilgisi olmayan www.devesucugu.com, www.devesucugu.net alan adlı internet siteleri olmasına rağmen “...” ana ibareli www.camelgurme.com, www.....gen.tr,

www.....web.tr isimli birden fazla internet sitesini müvekkiline ait tanınmış markadan çok sonra alan adı olarak kullanmaya başladığı ve bu nedenlerle müvekkiline ait tanınmış markadan haksız yarar sağlama ve markanın ayırt etme gücünü istismar etme ihtimalinin olabileceğini, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücretinin tamamen müvekkili üzerine bırakılmasının hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın hükümsüzlüğü hakkındaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu, ancak erişimin engellenmesi kararının ve müvekkiline ait ... ve ... ... ibareli tanıtım unsurlarının kullanımının durdurulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davaya konu 2011/09844 tescil no.lu "..." ibareli markanın 05. ve 29. sınıflarda halen sahibi konumunda olduğunu, hükümsüzlük davası yönünden red kararı verilmiş olmakla müvekkilinin sahibi bulunduğu markayı bu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetlerde kullanma yetkisini haiz olduğunu,

6769 sayılı Kanun uyarınca, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu, marka sahibinin markayı mal veya ambalajı üzerinde kullanabileceğini, ithal ya da ihraç edebileceğini, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanabileceğini, İlk Derece Mahkemesinin markayı müvekkilinin uhdesinde bırakmakla birlikte adeta müvekkilinin kendisine ait olan marka üzerinde tasarrufta bulunma haklarını kısıtladığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında gerçek hak sahipliğine dayalı olarak markanın hükümsüzlüğü davası açılabilmesi için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğü,

her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davalıya ait 08.02.2011 başvuru 13.03.2012 tescil tarihli 2011/09844 nolu "..." markası yönünden dava tarihi olan 25.05.2017 tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle hükümsüzlük isteminin reddine, www.camelgurme.com, www.....gen.tr, www.....web.tr internet ve facebook sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesine, davalıya ait ... ve ... ... ibareli tanıtım unsurlarının kullanımının durdurulmasına karar verilmiş ise de davalının tescilli markasında "..." kelimesi düz formda olduğu,

şekil ve renk içermediği halde davalının markayı kendi tescil ettirdiği şekilden farklı olarak davacıya ait marka+şekil biçiminde (çan eğrisi, deve ve taba-kahve rengi) kullandığı bilirkişilerce tespit edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince davalının tescilli markasından farklı şekilde ve davacının markasına benzer şekilde kullanımının durdurulmasına da karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın, davalının markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalı tarafın 08.02.2011 tarihli 2011/09844 no.lu "..." markasını tescil edilenden farklı biçimde, davacının tescilli markası ile benzer şekilde taba-sarı-kahve renk tonlarında, çan eğrisi formunda yazı ve tek hörgüçlü deve figürü şeklindeki kullanımının engellenmesine, davalı tarafın ... ana ibaresi ile internet alan adı olarak kullanmak suretiyle davacı markasına yaptığı tecavüzün önlenmesine,

davalıya ait ... ana ibaresi altında www.camelgurme.com, www.....gen.tr, www.....web.tr internet ve facebook sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesine, davalıya ait ... ve ... ... ibareli tanıtım unsurlarının kullanımının durdurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin www.camelgurme.com, www.....gen.tr, www.....web.tr internet ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi ve müvekkiline ait ... ve ... ... ibareli tanıtım unsurlarının kullanımının durdurulmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, marka müvekkilinde kalmakla birlikte marka üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlandığını, kararın infaz edilebilir olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, sonuçlarının ortadan kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6, 7 ve 25 inci ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ncı ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/256, K. 2024/3918, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/256
Karar No
2024/3918
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/257 K.2024/2430
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/261 K.2024/3978
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/262 K.2024/3283
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/264 K.2024/3830
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/265 K.2024/4256
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/268 K.2024/3968

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.