İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2669 K.2024/5234

Taraflar arasındaki alacak ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2669Karar2024/5234Tarih26 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.201 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2669 E., 2024/5234 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1440 Esas, 2022/1120 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
Ankara 1. Tüketici Mahkemesi
Sayısı
2018/236 E., 2020/411 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.201 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki alacak ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, hesabını internet bankacılığına açtırmadığını, bilinmeyen kişiler tarafından 16.03.2018 tarihinde internet bankacılığı kullanılarak müvekkilinin hesabındaki tüm varlıkların Türk Lirasına çevrilerek vadesiz hesaba aktarıldığını, müvekkili adına kredi çekildiğini, vadesiz hesaba aktarılan paralar ile çekilen kredinin 3 ayrı EFT işlemi ile Koineks Teknoloji A.Ş. unvanlı şirket hesabına gönderildiğini, müvekkilinin bankada kayıtlı 0533...91 no.lu cep telefonuna ait SMS raporuna göre tüm işlemlerin 16.03.2018 günü saat 10:22-14:52 aralığında yapıldığını,

müvekkilin bilgisi ve onayı dışında hesabının internet bankacılığına açılmasına ve kısa süre içerisinde yüklü miktarda işlem yapılmasına rağmen davalı bankanın müvekkiline hiçbir bilgi mesajı göndermediğini, her vade bitiminde müvekkilini arayan müşteri temsilcisinin müvekkilini aramadığını, müvekkilinin olaydan 29.03.2018 tarihinde mesai bitiminden sonra tesadüfen haberdar olduğunu ve hemen ertesi gün suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin vadeli dolar, vadeli TL, vadesiz TL, vadesiz ek TL ve altın hesaplarında olan toplam 148.885,30TL'lik parasal varlığını kaybettiğini,

vadeli hesaplarının bozdurulması nedeniyle ayrıca faiz ve gelir kaybına uğradığını, bu zararların yanı sıra müvekkilinin adına rızası dışında çekilen 35.000,00 TL'lik kredi ve 1.231,72 TL hayat sigortası nedeniyle davalı bankaya 59.071,12 TL borçlandırıldığını, müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı bankanın müvekkilinin hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan ve krediden sorumlu olduğunu,

müvekkilinin bankadan bu yönde talepte bulunduğunu ancak banka tarafından ihtara cevap verilmediğini ileri sürerek 25.097,27 USD'nin aynen veya tahsil tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden olay tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, vadeli TL hesabındaki 26.262,04 TL ile vadesiz TL hesabındaki 2.378,06 TL olmak üzere toplam 28.640,10 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yıllık en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, ek hesaptan aktarılan ve müvekkilinden tahsil edilen 801,37 TL'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte,

altın hesabındaki 130 gram altının aynen iadesine veya tahsil anındaki TL değeri üzerinden tahsiline, rızası dışında çekilen 58.254,70 TL kredi ve bu kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesinden kaynaklı 846,42 TL olmak üzere toplam 59.071,12 TL'den dolayı müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu mobil bankacılık işlemlerinin yalnız davacının bilebileceği bilgiler ve 3D Secure şifreler birlikte sisteme girildiğinde gerçekleştirilebileceğini, davacının hesaplarının internet bankacılığına açık olduğunu ve kendisinin de internet bankacılığını kullandığını, müvekkili bankanın bireysel internet bankacılığı kanalı üzerinden bağlantı kurularak,

müşteri numarası, şifre ve müvekkili bankada kayıtlı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık SMS şifresi (SMS OTP) ile giriş yapıldığını, gönderilen şifre SMS'lerinin mahiyeti hakkında SMS'lerde gerekli açıklamaların yer aldığını, ayrıca şifrenin banka personeli dahil kimse ile paylaşılmaması gerektiği bilgisinin açıkça metinlerde bulunduğunu, müşterilerinin bu şifreleri, üçüncü kişilerden özenle saklama ve paylaşmama yükümlülüğü mevcut olduğunu, müşterinin internet bankacılığı şifre değişikliği bulunmadığını, banka sisteminde de sim kartının değiştiğine dair bir log olmadığını,

söz konusu para transferlerinin güvenlik kontrolüne takıldığını ve müvekkili banka müşterisini bilgilendirmek amaçlı kayıtlı telefon numarasına İnteraktif Sesli Mesaj araması gönderildiğini ve işlemlerin teyit edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 16.03.2018 tarihinde davacının davalı banka nezdinde vadeli hesabından, dolar ve altın hesabından EFT'ler yapıldığı, vadesiz hesabından ise kredi çekildiği, davacının toplam zararının 184.731,72 TL olduğu, davalı bankanın dosyaya ibraz ettiği SMS kayıtlarının TTMobil İletişim Hizmetleri A.Ş. kayıtları ile desteklendiği, davalı banka tarafından gönderilen tek kullanımlık şifrelerin davacının cep telefonuna ulaştığının tespit edildiği,

davaya konu para transferlerinin, davacının banka bilgileri, şifre ve davalı tarafından davacının cep telefonuna SMS kanalı ile gönderilen tek kullanımlık şifrelerin üçüncü kişilerce ele geçirilmesi sonucu meydana geldiği, davalı bankanın dava konusu işlemlerin yüksek riskli görülerek ilave teyit alma amaçlı önlemlere başvurmadığı, tek kullanımlık şifre ile birlikte IVN (sesli yanıt sistemi) araması yapıldığı ve davacının açık onayının bankaca alındığının bilişim ve bankacı bilirkişiler tarafından tespit edilemediği, bu nedenle davalı bankanın da %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,

davacının da şifre ve güvenlik bilgilerini koruyamadığı için %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle alacak davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, menfi tespit davası yönünden; davanın kısmen kabulüne, davacının çekilen kredi ve hayat sigortası poliçesi yönünden 7.169,28 TL borçlu olmadığının tespitine, bakiye taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin gizli şifrelerini ve bilgilerini 3. kişiler ile paylaşmadığını, tek kullanımlık şifre içeren mesajların hiç birinin müvekkiline ulaşmadığını, dava konusu internet bankacılığı işlemlerinin müvekkiline ait olmayan IP numarasına tanımlı telefon hattı üzerinden yapıldığını ve bu hattın Suriye uyruklu bir kişi adına olduğunu, bu nedenle müvekkiline kusur yükletilmesinin hatalı olduğunu,

USD cinsinden talepleri yönünden USD cinsinden hüküm verilmesi gerekirken mahkemece TL'ye çevrilerek hüküm kurulması hatalı olduğu gibi TL cinsinden karar vermesine rağmen döviz faizine hükmetmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine vekâlet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işlemlere onay verdiğinin log kayıtlarından izlendiğini ve IVN aramalarının log kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, IVN aramalarındaki ses kayıtlarının otomatik olup işlem onaylarının tuşlama yöntemiyle gerçekleştirildiğini, müşterinin ses kaydını içermediğini, yeni kredi kartı teslimatının da bizzat davacı yana yapıldığını, işbu kartın müşterinin hali hazırda kullandığı eski kartın devamı niteliğinde olduğunun kanıtlandığı,

bu nedenle müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili banka tarafından gönderilen SMS kayıtlarının davacı yanın hattına başarılı şekilde iletildiği ve hat üzerinde herhangi bir yönlendirme olmadığını, TT Mobil Hizmetlerinden gelen cevabi yazının durumu ispatladığını, müşterinin internet bankacılığı şifre değişikliği bulunmadığını, var olan şifresi ile giriş yapıldığını, banka sisteminde sim kartının değiştiğine dair bir log bulunmadığını, bu hususların bilirkişi raporunda da açıklandığını, hükme esas alınan ana para ve en yüksek mevduata ilişkin faiz tutarlarının banka aleyhine olarak hatalı hesaplandığını,

müvekkili bankaya yönlendirilecek bir kusurun bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankaların birer güven kurumu olduğu, bankacılık işlemlerinde her türlü tedbiri alarak müşteri güvenliğini sağlaması gerektiği, aksi halde en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile dava konusu olayın gerçekleşmesinde davacının %80, davalının %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, davaya konu para transferlerinin ve kredi kullanımının üçüncü kişiler tarafından davacının banka bilgileri, şifre ve SMS kanalı ile gönderilen tek kullanımlık şifrelerin 3. kişilerce ele geçirilmesi sonucu meydana geldiği,

işlemlerin gerçekleştiği IP adresinin davacıya ait olmayıp Suriye uyruklu Şeyh Yusuf isimli bir kişiye ait olduğu, davacının bu kişiyle ilgisi ve irtibatının bulunduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, yine davacının kişisel bilgilerini ve telefonuna gelen şifreleri üçüncü kişilerle paylaştığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki hesabında internet bankacılığını aktif şekilde kullandığının ispatlanamadığı, internet bankacılığı üzerinde yapılan işlemlerin hepsinin dava konusu işlemlerle ilgili olduğu,

bilirkişi raporunda açıklandığı üzere banka tarafından gönderilen SMS'lerin davacının cep telefonunda görülmemesinin, SMS'leri gizleme yeteneğine sahip zararlı bir yazılımın davacının cep telefonuna bir şekilde yüklenmiş olmasından kaynaklanmış olabileceği, dava konusu işlemlerin davalı bankanın güvenlik senaryolarına takılmış olup para transfer işleminin teyidi için IVN araması yapıldığı, ancak davalı bankaca IVN aramalarının ses kayıtlarının dosyaya sunulmadığı ve böylelikle davacının yapılan IVN aramasına onay verdiğini ispatlayamadığı, dava konusu işlemlerin gerçekleşmesine sebebiyet veren davalı bankanın tam kusurlu olduğu,

cep telefonuna gönderilen şifreleri ve kişisel bilgilerini üçüncü kişilerle paylaştığı ispat edilemeyen davacının ise kusursuz olduğu, ilk derece mahkemesince davacının taleplerine aykırı şekilde tüm zarara TL olarak hükmedilmesinin de doğru olmadığını, ana para ve faiz hesaplarının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

yeniden hüküm kurularak alacak talebi yönünden 29.441,47 TL (vadesiz TL hesabından havale yapılan 2.378,06 TL, vadeli hesabından havale yapılan 26.262,04 TL, ek hesaptan havale edilen 801,37 TL toplamı)'nin 16.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

25.097,27 USD'nin 16.03.2018 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; altın hesabındaki 130 gram altının davalı bankadan tahsili ile davacıya aynen iadesine; menfi tespit talebi yönünden davacının rızası dışında çekilen 35.000,00 TL kredi ve bu kredinin fer'ileri ile kredi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesinden kaynaklı 846,42 TL olmak üzere toplam 59.071,12 TL'den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, müvekkili bankaya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının şifre ve özel bilgilerini koruyamadığını, müvekkili banka tarafından davacının telefonuna tek kullanımlık şifrelerin bulunduğu SMS'lerin gönderildiğini, mesajların iletilmiş olduğunu, davacının hat değişikliğinde bulunmadığını, internet bankacılık şifre değişikliği de olmadığını, işlem teyidi için IVN araması yapıldığını, arama kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, ilk derece mahkemesinin ihsası reyde bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, banka hesabından bilgisi ve onayı olmadan yapılan para transferleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili ile hesabından çekilen kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık tarafların kusuruna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi.

3. Değerlendirme 1.Dava, banka hesabından bilgisi ve onayı olmadan yapılan para transferleri nedeniyle uğranılan zararın tahsili ile hesabından çekilen kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. Davacı taraf, bankanın gerekli tedbirleri almaması nedeniyle tanımadığı 3. kişilerce hesabından işlemler yapıldığını ileri sürerken davalı banka gerekli tedbirleri aldığı gibi davacıdan işlem teyidi için IVN araması ile onay da alındığını, kendisine yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını savunmaktadır.

2.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevapları sonrasında dosya bilirkişi incelemesi için dosya heyete gönderilmiş ve kök rapora ek olarak itirazları karşılamak üzere dört adet de ek rapor alınmıştır.

Söz konusu bilirkişi raporlarına göre; dava konusu olayda davacıya ait bankacılık bilgileri, şifre ve cep telefonuna SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifreler ile işlem yapıldığı, bu bilgi ve şifrelerin nasıl elde edildiğinin tespit edilemediği, işlemin yapıldığı IP numarasının davacı dışında 3. kişiye ait olduğu, davalı banka tarafından davacının sistemde kayıtlı telefonuna SMS gönderildiği, davacı hesabından kullanılan kredi için ise onay alındığı bilgisinin bulunmadığı, davacı SMS mesajlarının kendisine ulaşmadığını iddia etmiş ise de operatör firmasınca mesajların ulaştığına dair bilgi verildiği,

IP /LOG kaygı ile SMS kayıtlarının uyumlu olduğu, güvenlik kontrolüne takılan işlemler için müşterinin IVN (sesli yanıt sistemi) ile arandığı ancak bu aramalara dair ses kaydı olmadığı, müşterinin kimliği doğrulanmadan işleme tuşlarla onay verilmesi şekilde teyit alındığı, bu süreçte davacıya yeni bir kredi kartı teslim edilmiş olup kartın eski karttan farklı olmadığı, yenilendiği için birbirini takip eden numaralar taşıdığı, kredi kartı işlemleri ve ödemelerin davacının bilgisi dahilinde olduğu, işlemler öncesi davacının internet bankacılığı şifre değişikliği talebinin bulunmadığı,

telefon numarasında yönlendirme bulunmadığı ancak davacıya ait bilgilerin ve SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifrelerin bir şekilde 3. kişilerin eline geçmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişiler 1 inci ek raporunda %20-%80 şeklinde kusur paylaşımı yapılması gerektiği yönünden görüş bildirmiş, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi sonrası 3 üncü ek raporunda ise her iki tarafın da değişik sebeplerle kusurlu olduğu kusur oranlarının mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

3.İlk derece mahkemesince bilirkişi raporu esas alınarak taraflar arasında %80 davacı-%20 davalı banka olmak üzere kusur paylaştırılmış ve buna göre davanın kısmen kabul verilmiştir. Taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı olan gerekçelerle dava konusu olayda tüm kusurun bankaya ait olduğu kanaatine varılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığına, bilirkişi raporlarının eksik veyahut hatalı olduğuna kanaat getirilmesi halinde, mahkemece yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınması yada eksiklik gördüğü hususlarda araştırma yaparak eksikliğin giderilmesi ve bu şekilde sonuca ulaşması gerekir.

Yoksa tekemmül etmiş dava dosyasına yeni bir belge, delil yada bilirkişi raporu girmeksizin mevcut bilirkişi raporlarının ve ilk derece mahkemesinin müterafık kusura dayalı kararının aksine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

4.Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, eksik ve hatalı gördüğü hususlara yönelik olarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması, dosyadaki delillere göre davaya konu olayın gerçekleşmesi ve zararın doğmasında hangi tarafın kusurlu olduğunun veya kusurun paylaştırılıp paylaştırılamayacağının tespit edilmesi gerekirken, re'sen kusur oranlarının yeniden belirlenmesi ve bilirkişi raporlarının aksine tüm kusurun yetersiz gerekçelerle davalı bankaya yüklenmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2669, K. 2024/5234, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2669
Karar No
2024/5234
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2670 K.2024/2057
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2671 K.2024/5322
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2672 K.2024/6206
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2673 K.2024/4393
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2673 K.2024/5119
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2674 K.2024/5218

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.