İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2943 K.2024/5276

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/2943Karar2024/5276Tarih26 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.229 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/2943 E., 2024/5276 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/189 Esas, 2023/130 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/173 E., 2020/256 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.229 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli “LUJO” ve “Lujo Art&Toy” ibareli markaların bulunduğunu, davalı şirketin ise 2018/44668 sayılı "Flujo tour+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu ve tüketici nezdinde markaların karıştırılacağını, müvekkilinin 39, 41 ve 43. sınıflarda tescilli,

yıllardır aktif olarak kullandığı markaları ile dava konusu başvuru arasında tek bir harf farklılığının olduğunu ve bu durumun tüketici nezdinde hiçbir ayırt edicilik sağlamadığını, kelimelerin İspanyolca kökenli olduğunu ve ülkemizde bu dili bilen kişi sayısının azlığı dikkate alındığında tek harf farklılığının iltibası ortadan kaldırmaya yeterli olmayacağını, markaların telaffuz olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, yine markaların renkleri, boyutları, kompozisyonlarının da ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu, bu anlamda davalı başvurusunun kasıtlı olarak Lujo markasına benzeme kaygısıyla yapıldığını,

markaların tescil sınıflarının da aynı olduğunu, her ne kadar müvekkili markaları 35.sınıfta tescilli olmasa da "lujohotel.com" domaini altında 35.sınıfa ait olan reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetlerde de bulunduğunu, LUJO markalarının ve LUJO HOTEL’in sahibi müvekkili firmanın ülkemizin alanında önde gelen şirketlerinden Anex Tours’un Ceo’su Serhat Koçkar’a ait olduğunu, bu otelin açılmasından önce bile yeni nesil konsepti ile Türk basınında ses getirdiğini, müvekkilinin alan adı dışında Google ile yaptığı iş birliği ile marka tanınırlığını %240 arttırdığını ve site trafiğinin 2,5 milyona ulaştığını,

yaptığı etkinlik ve ağırladığı misafirleri ile yurtiçi ve dışında haberlere konu olduğunu, otele ilişkin Google yorumlarının markanın halkta ulaştığı popülarite ve memnuniyeti gösterdiğini, itiraz edilen marka sahibi firmanın, markanın tescilinden ve popülerleşmesinden sonra,

14.03.2018 tarihinden Olga Coşkun tarafından turizm, seyahat, taşımacılık, reklam ve inşaat alanlarında Antalya merkezli kurulduğunu, şirketin kurulmasından sonra 07.05.2018 tarihinde Flujo Tour markası için başvuruda bulunduğunu, müvekkili markasının davalı firma unvanında yer almasının marka hakkına tecavüz ve marka tescilli değilse haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili firma merkezinin Muratpaşa/Antalya ve davalı firma merkezinin Konyaaltı/Antalya olması ve firmaların faaliyet alanlarının da aynı bulunması dikkate alındığında, davalının müvekkili markasının tanınmışlığından faydalanmak ve haksız rekabet yaratmak istediğini,

itiraz edilen marka sahibi Şirketin ticaret unvanından LUJO ibaresinin terkini için dava açıldığını ancak davalının unvan değişikliğine gitmesi üzerine davanın konusuz kaldığını, dava sürecinde uzlaşmacı davranan firmanın unvan değişikliğine giderek Alatır unvanını aldığını, bu durumun da davalının kötü niyetini gösterdiğini, tüm bu sürece karşın davalı marka başvurusuna yapılan itirazın Kurum tarafından kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 16.08.2019 tarih ve 2019-M-6781 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını, kötü niyetli başvuru iddialarının ispat edilemediğini, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde.

2018 yılında kurulan Flujo Tour’un, Türkiye turizm sektöründe yurtiçi ve yurtdışı misafirlerine seyahat rotaları oluşturduğunu, İspanyolca olan Flujo kelimesinin “akış / akım” anlamına geldiğini ve işaretin bir bütün olarak “seyahat yoğunluğu/seyahat akışı” anlamında kullanıldığını, işarette yer alan “taç şeklindeki çizgilerin” seyahat yoğunluğundaki rotaları, taçların uç noktasındaki dairelerin de kara, deniz ve hava taşımacılığını temsil ettiğini, misafirlerine üst düzeyde hizmet vererek misafirlerini taçlandıracağını gösterdiğini, şirketin asıl işinin seyahat acenteliği olduğunu,

firmanın 2018 yılından beri 35. ve 39. sınıflar kapsamında hizmet verdiğini, markanın misyonu ve hizmet verdiği sektör dikkate alındığında dava konusu markaların tüketiciler gözünde bir karışıklığa yol açmayacağını, aralarında benzerlik bulunmadığını, harf farklılığının marka işaretinin başında olması sebebiyle bu kısma tüketicilerin daha çok dikkat edeceğini, dava konusu markaların kavramsal olarak farklı olduğunu, bu durumun iki kelimenin tüketici gözünde ayırt edilmesini sağlayacağını,

İspanyolca’nın dünya üzerinde en çok konuşulan üçüncü dil olduğunu ve davalının bu dili konuşan misafirlere de özellikle hizmet verme amacı bulunduğundan tüketici nezdinde tamamen farklı anlamlara gelen bu iki marka isminin karıştırılma tehlikesi olmadığını, yine markaların yazı stili ve görünümlerinin de farklı olduğunu, davacının itirazından ve internet sitesinden görüldüğü üzere LUJO markasının 43. sınıfta kullanıldığını, müvekkilinin ise TÜRSAB üyesi olarak 39. sınıfta hizmet verdiğini, bir bütün olarak dava konusu markaların farklı olduğunu,

davacı markasının ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu ve markanın tanınmışlığının da ispat edilemediğini, kötü niyet iddiasının da ispat edilemediğini, aksine davacının kötü niyetli olduğunu, davacının, davalı marka başvurusuna itiraz ederek tescilin gecikmesine yol açtığını ve böylece davalının maddi ve manevi zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında.

39.sınıftaki hizmetlerin aynı olduğu, markaların esas unsurlarının "Flujo" ve "Lujo" ibarelerinden oluştuğu, "Lujo" ve "Flujo" kelimelerinin İspanyolca kökenli olup sırasıyla “lüks” ve “akım/akış/debi/akmak” anlamlarına geldiği, İspanyolca'nın ülkemizde yaygın olarak konuşulan veya bilinen bir dil olmadığı, bu nedenle 39.sınıftaki hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin söz konusu ibarelerin Türkçe karşılığını bilemeyeceği, bu nedenle her iki kelimenin de ilgili tüketici kesimi nezdinde anlamsal olarak herhangi bir nesneye çağrışım gücünün bulunmadığı,

her iki markanın görsel ve işitsel olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olduğu, zira itiraza mesnet markalarda bulunan "Lujo" ibaresinin dava konusu markada da aynen yer aldığı, dava konusu markanın başında yer alan "F" harfinin iltibas tehlikesini bertaraf etmeye yeterli ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bu nedenle 39.sınıf hizmetler bakımından karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun)'nun 6'ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü bağlamında iltibas tehlikesi bulunduğu,

dava konusu markanın 35.sınıftaki hizmetleri ile itiraza mesnet markaların tescilli olduğu hizmetler arasında benzerlik bulunmadığından, bu sınıftaki hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının oluşmadığı, davacıya ait "LUJO" ibareli markaların tanınmış marka mertebesine ulaşamadığı, "www.lujohotel.com" ibareli alan adının 22.05.2017 tarihinde oluşturulduğu, söz konusu alan adı içeriğinde alan adının tahsis tarihinden dava konusu marka başvuru tarihine kadar yapılan markasal kullanımların bilirkişi marifetiyle tespitinin yapıldığı,

buna göre davacının "Lujo" ibaresini markasal olarak "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.

Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" ile "Eğlence hizmetleri" nde kullandığı, söz konusu hizmetlerin davaya konu markanın tescili kapsamındaki 35.sınıftaki hizmetler ile benzer hizmetler olmadıkları, 35.sınıfta davacının "Lujo" ibaresini gerçek hak sahibi olarak kullandığını ispatlayamadığı, bu nedenle gerçek hak sahipliği iddiasından kaynaklı hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı,

davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, davacı vekilinin kötü niyet iddiasına dayalı istemlerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 39.sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.

Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.

Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." bakımından 2019-M-6781 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2018/44668 sayılı markanın "39.sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri.

Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markasının yurt içinde ve yurt dışında belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını, bu halde davalı markasının 35.sınıftaki tescilinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin tanınmışlık düzeyi hakkında vardığı kararın yanlış olduğunu, müvekkilinin itiraz edilen markanın tescil başvurusunda bulunulmasından çok önce 35. sınıf kapsamında da hizmet vermeye başladığını, markasının kurumsal olduğunu göstermek ve tüketiciye daha kolay hitap etmek adına birçok yatırım yaptığını ve "lujohotel.com" alan adlı internet sitesini kurduğunu,

müvekkili markasının tanınmışlığının sunulan belgelere rağmen bilirkişi raporunda eksik incelendiğini, müvekkili markasının tanınmış bir marka olduğunu, ilk derece mahkemesince davalının kötü niyetli olduğu hususunun da eksik incelendiğini ve yanlış tespit yapıldığını, mahkeme kararının aksine davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı başvurusunun, “f” ve “lujo” olarak iki parçaya bölünerek benzerlik değerlendirmesine gidilmesi yerine, davalı başvurusuna “flujo tour + şekil” olarak bir bütün olarak yaklaşılması ve bütünü itibarıyla nazara alınmasının gerektiğini, bütüncül açıdan bakıldığında da markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede görsel, sesçil ve kavramsal bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Diğer davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, davacı markası 43. sınıfta kullanılmasına rağmen yeterli araştırma yapılmadan yalnızca emtia ortaklığı sebebiyle 39.sınıf için müvekkili markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, ilk derece mahkemesi kararı ve bilirkişi raporuna göre ''tanınmış marka'' korunmasından yararlanamayacağı tespit edilen davacı markasının tekelleşmesine izin verilmesinin rekabet ortamını zedeleyeceğini, davaya konu YİDK kararında da, tescil talebinin reddi için markaların aynı/benzer mal ve hizmet sektöründe faaliyet göstermesi gerektiğinin özellikle vurgulandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Flujo tour+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Lujo" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 39.sınıf hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının ayırt ediciliğinin oldukça yüksek olduğu ve bu ibarenin dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı,

başvuruda farklı olarak yer verilen "F" harfinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuru kapsamında yer alan 35.sınıf hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, yine 35.sınıf hizmetler yönünden davacının eskiye dayalı kullanımdan kaynaklanan bir hakkının bulunduğu veya başvurunun kötü niyetli yapıldığı hususlarının da ispat edilemediği,

dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkili markasının popülaritesinden ve tanınmışlığından fayda sağlamaya çalıştığını, müvekkilinin sahibi olduğu markaların tanınırlığı göz önüne alındığında davalının sonraki tarihli 35. sınıf marka tescilinin iptal edilmesi gerektiğini, davalının kullanımının kötü niyetli olduğunu, davalının "Lujo" ibaresini ticaret ünvanı olarak tescil ettirdikten sonra marka tescil başvurusunda bulunduğunu, "Lujo" ibaresinin sicilden terkini için dava açıldıktan kötü niyetinin tespiti üzerine sonradan sicilden terkin ettiğini, bu durumun da davalının kötü niyetini gösterdiğini belirterek dilekçelerindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların tüketicinin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının birbirinden farklı olması nedeniyle markaların bir bütün olarak bakıldığında işitsel, duyusal ve kavramsal olarak benzer olmadıklarını belirterek dilekçelerindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

3.Diğer davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnız 39. sınıf hizmetler kapsamında faaliyette bulunduğunu, davacı şirketin kendisine ait markaları yalnızca 43. sınıf hizmetler yönünden otel ve konaklama sektöründe kullandığını, 39. sınıf hizmetler yönünden kullanmadığı için ortalama alıcı nezdinde dava konusu markaların karıştırılma tehlikesi bulunmadığını, davacı markalarının ayırt ediciliğinin yüksek olmadığı halde bu yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, ayıca müvekkili markasının başında yer alan " f " harfi tek başına dava konusu markalar arasında tüketiciler nezdinde ayırt edicilik sağladığını belirterek dilekçelerindeki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme 1. Uyuşmazlık, "Flujo tour+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Lujo" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamında iltibas oluşup oluşmadığı, bu minvalde YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmaktadır.

2. Dava, davalı şirketin 2018/44668 sayılı ve 35, 39. sınıflarda "Flujo tour+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının 39, 41 ve 43. sınıflarda tescilli “LUJO” ve “Lujo Art&Toy” ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın TÜRKPATENT YİDK tarafından nihai olarak reddine dair kararın iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin birinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2943, K. 2024/5276, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2943
Karar No
2024/5276
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2944 K.2024/5277
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2945 K.2024/3985
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2947 K.2024/2260
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2949 K.2024/2030
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2950 K.2024/1852
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2951 K.2024/4008

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.