İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/30 K.2024/3675

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/30Karar2024/3675Tarih8 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.439 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/30 E., 2024/3675 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/261 Esas, 2022/1071 Karar
Hüküm
Yeniden hüküm dava ret
İlk derece mahkemesi
Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/836 E., 2019/247 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.439 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 19.08.2017 tarihinde Hekim Apartın devri hususunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun apartın devrinin hava parası olduğunu, davacının sözleşme gereği peyderpey 30.000,00 TL'nin ödediğini, geriye kalan 123.000,00 TL'nin de 20.09.2017 tarihine kadar davalıya ödemeyi kabul ettiğini, ancak bu zamana kadar mülk sahipleri ile ayrı ayrı sözleşme yapıldığını, davacı devir işlemlerini yapmaya devam ederken kira konusu olan apartın dış kilidine kadar değiştirerek davacının uhdesinden davalının aldığını,

kiraladığı yeri sahiplenmekte ve ticari faaliyetini sürdürmekte zilyet olamadığını, kalan bakiye borç için davalıya davaya konu 123.000,00 TL bedelli bonoları teslim ettiğini, sözleşme şartları yerine getirilmediğinden bonoların davacılar tarafından ödenmediğini, davacılar aleyhine Kırıkkale 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3455 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 01.11.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının icra takibinde haksız olduğunu, senetlerin sözleşme şartlarının yerine getirilmesine binaen verildiğini, sözleşme şartlarını yerine getirmediğini,

dava konusu apartta kalan öğrencilerden kira bedellerini davalının sözleşme hilafına kendisinin tahsil etmeye davam ettiğini, yurt görevlisinin tahsil etmiş olduğu toplu kira bedelini de davacıların bilgisi dışında ve sözleşme hilafına davalının tahsil ettiğini, davalının kambiyo senetlerine özgü örnek 10 düzenleyerek davacılara gönderdiğini, her nasılsa çek gibi değerlendirilerek 369,00 TL komisyon talep ettiğini, bu haksız talebin de sebepsiz zenginleşmeye sebep verdiğinden iptali gerektiğini, senetteki borçlulardan davacı ...'ın adresinin sonradan eklendiğini,

ayrıca bononun şartlarından olan yetki şartı yani Kırıkkale kısmının boş ve takibin iptali sebebi olduğunu, bonolardaki yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının da yazılmadığını, bu eksiklikliğin bononun şartlarından olup yine iptali gerektiğini, haksız olan alacaklı davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiğini,

senedin boş olarak davalı alacaklıya sözleşmeye bağlı olarak verilmiş teminat senedi olup davalı alacaklının davacılara karşı yapmış olduğu anlaşma gereği sözleşme şartlarını yerine getirmediğini ve senetlerin sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalı alacaklıya Kırıkkale 1.Noterliği'nin 31.10.2017 tarih ve 6241 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile senetlerin iadesi hususunda ihtarname gönderildiğini,

ancak davalının yine kötü niyetli olarak hareket ettiğini iddia ederek davacıların davalıya 15.09.2017 vade tarihli iki adet senetten ibaret toplam 123.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz ile takip yapılamayacağından takibin iptaline ve borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinde haksız bulunan davalı borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bono şartlarından olan yetki şartının boş olması sebebiyle takibin iptali gerektiğini iddia ettiğini, ancak kanunda bonoların “zorunlu” ve “ihtiyari (isteğe bağlı)” koşulları arasında “takip yerinin tayini” konusunda bir hüküm mevcut olmadığını, yine bonolarda yazılı olarak belirtilmesi gereken bono bedeli kısmının yazılmadığını, bu eksikliğin bonunun şartlarından olduğunu ve iptal sebebi olduğu iddia ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 688 inci maddesinde;

"kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini" içermesi zorunlu olarak aranmış olup senetlerde bu şartın gerçekleştiğini, bu nedenlerle senetlerin, zorunlu unsurları taşımadığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar davalıya 30.000,00 TL verdiklerini iddia ettiğini, ancak ödenmiş herhangi bir bedel bulunmadığını, davacıların ödeme iddialarını yasaya uygun şekilde ispat edemediklerini, davacıların kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle, iddialarını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduklarını,

davalının apartta kalan öğrencilerden para tahsil ettiği ve yurt görevlisinden para aldığı iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davalının apartın dış kilidini değiştirdiği, aparttaki maliklerle yapılan sözleşmeleri iptal ettirdiği, kendi lehine sözleşme yaptığı, tek taraflı fesih yaptığı gibi soyut iddiaların da gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senetlerin teminat senedi olduğu değerlendirildiğinden, davacıların teminat şartlarını yerine getirmediklerini ispat yükünün davalıda olduğu, ancak davacıların protokol kapsamında bir kısım ödemede bulunduklarını iddia ettikleri, bu hali ile ispat yükünün yer değiştireceği, ancak davacıların 30.000,00 TL ödeme yaptıklarını miktar gözetildiğinde usulüne uygun olarak ispat edemedikleri, kaldı ki kısmi ödeme iddiasında bulundukları, bu hali ile sözleşme şartlarını yerine getirdiklerinden söz edilemeyeceği,

yalan beyanda bulunduklarına ilişkin somut herhangi bir delil bulunmayan tanıkların anlatımlarından devir tarihinden sonra davalının kira toplamaya devam ettiğinin sabit olduğu, dosyaya sunulan fesih sözleşmesinin de tanık beyanlarını doğruladığı, böylelikle davalının sözleşmeyi feshettiği değerlendirilerek davacının bu yöndeki iddiasının ispat edildiği ve senetlerin bedelsiz kaldığı, ancak davalının sözleşmeyi feshettiği tarihin takip tarihinden önce ya da sonra olduğu kesin olarak ispatlanamadığından kötüniyet tazminatının şartlarının ve para cezasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile,

Kırıkkale 2. İcra Dairesi'nin 2017/3455 E. sayılı dosyasına konu olan 2 adet senet nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı ve para cezası isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sırasında sözlü olarak belge asıllarının sunulması taleplerinin olmasına rağmen mahkemece ara karar alınmasına rağmen belge asıllarının dosyaya sunulmadığını, hal böyle iken protokol isimli belgenin taraflarınca itiraza uğramadığından bahisle karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, protokol başlıklı belgenin gerçek olduğu kabul edilse dahi belgede takibe konulan iki adet senedin teminat senedi olduğuna dair hiç bir açıklama olmadığı gibi senet metninde senetlerin teminat senedi olduğuna dair hiç bir emare bulunmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu,

davacının delillerine neden üstünlük sağlandığının açıklanmadığını, davacıların ihtarnamede ileri sürdükleri maddi vakıanın davacı tanıkları tarafından doğrulanmadığını, tanık dinlenmesine dair ara karadan rücu edilmesi taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, davalı yanca söz konusu "Protokol" başlıklı belge içeriğinin kabul edildiğine dair herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğu, belge aslının dosyaya sunulması gerektiği belirtilerek aslının sunulması halinde konuya ilişkin beyanda bulunulacağı ve tanık dinlettirilmesine muvafakat etmedikleri yargılama aşamasındaki tüm dilekçelerde bildirildiği,

davalı vekilinin bu beyanları üzerine İlk Derece Mahkemesince de 26.12.2018 tarihli duruşmada davacı vekiline dosyaya sunulan fotokopilerin asıllarının ibraz edilmesi ve asılları yoksa bu konuda açıklayıcı beyanda bulunulması belirtilmiş olmakla birlikte hükme esas alınan "Protokol" başlıklı belge aslının sunulması için kesin süre verilmediğinin anlaşıldığı, Dairemizce davacı asile dava dilekçesi ekinde sunulan protokol aslının sunulması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye ilişkin muhtıra usulüne uygun olarak her iki davacıya da tebliğ edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde protokolün aslı dosyaya ibraz edilmediği,

bu durumda söz konusu protokolün geçerli kabul edilerek protokoldeki hükümler nedeniyle dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının kabulü doğru olmayıp, davacı yanca dava konusu senetlerin teminat senedi olduklarının da anlaşmaya aykırı olarak bulundurduklarına dair yazılı delil sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşme asıllarının ellerinde olmadığını o sebeple fotokopilerini sunduklarını, İstinaf Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/30, K. 2024/3675, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/30
Karar No
2024/3675
Tarih
8 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/32 K.2024/3372
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/32 K.2024/3960
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/32 K.2024/5223
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/32 K.2024/3712
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/33 K.2024/3708
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/41 K.2024/7489

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.