İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3339 K.2024/5266

Taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/3339Karar2024/5266Tarih26 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.374 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/3339 E., 2024/5266 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1288 Esas, 2023/571 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/538 E., 2021/241 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.374 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket için 30.12.2016 tarihinde satın alınan .... marka Vogue marka jeepin ayıplı çıktığını, bu konuda birden fazla kez servise müracaat edildiğini, delil tespiti için Bursa'da ve İstanbul'da mahkemelere müracaat edildiğini, şu an ise aracın Bursa'da serviste motoru indirilmiş ve toplatılmamış halde bekletildiğini, öncelikle ve hemen Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak keşif yaptırılmasını talep ettiklerini beyanla ayıplı aracın 0 km aynı model ve nitelikte bir araç ile değiştirilmesine,

aksi halde satış bedeli 243.777,09 euronun fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı olan TL'nin 30.12.2016 satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve yetki itirazları olduğunu, ayrıca davacının ayıp iddialarını kabul etmediklerini, davacı yanın terditli talep sonucunuda kabul etmediklerini, yasanın öngördüğü ayıp ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, delil tespitinin yokluklarında yapıldığını, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını, davacı tarafın delil tespiti dosyasındaki masrafları talep edemeyeceğini, dava konusu aracın 2 yıla yakın bir süredir kullanılmakta olduğunu,

davanın reddine karar verilmemesi halinde hakkaniyet ilkeleri gereği makul bir tutarda bedel indirimine karar verilmesi gerektiğini, davacının tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, araç bedelinin Euro üzerinden tahsil edilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybının ve araçtan elde edilen faydaların iade edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayın ve hukuksal durumun birlikte değerlendirilmesi sonucunda; dosya kapsamında bulunan tüm bilirkişi raporlarında araçta meydana gelen arızanın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu,

arızanın giderilmesi için motorun tümden değişmesi gerektiği, 18.09.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda motor değişiminin araçta herhangi bir değer kaybı oluşturmayacağı mütalaa edilmiş ise de, gerek delil tespit dosyasında bulunan bilirkişi raporu, gerek 12.04.2019 tarihli talimat raporu ve gerekse mahkememizce hükme elverişli bulunan 30.12.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporlarına göre gizli ayıbın aracın değerini önemli ölçüde etkilediği,

malın ayıpsız değeri ile karşılaştırıldığında ciddi bir değer kaybı oluştuğu, dava konusu aracın satış değeri de dikkate alındığında ayıpsız misli ile değiştirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesine, delil tespiti tutarı 7.064,00 TL ile taleple bağlı kalınarak mahrum kalınan süre için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 12.064,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, yerel mahkemenin ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamasına rağmen esasa ilişkin inceleme yaparak yasaya aykırı davrandığını, menkul mallara ilişkin satım sözleşmelerinde alıcı yönünden malı muayene ve ihbar yükümlülüğünün öngörüldüğünü ve anılan yükümlülüğe uyulmaması durumunda, satılan malın olduğu gibi kabul edildiğinin ve dava hakkının ortadan kalkacağının kabul edildiğini,

bu bağlamda davacının yasanın öngördüğü ayıp ihbar ve muayene yükümlülüklerine uygun davranmadığını ve bu nedenle ayıp iddiasına dayalı dava hakkını kaybettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Ticari Satışlar ve Mal Değişimi” başlığını taşıyan 23 üncü maddesinin (c) fıkrası gereğince malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle malın ayıbını satıcıya ihbar etmesi gerektiğini,

satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde durumun hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğini, bildirilmemesi halinde satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayıldığını, söz konusu yasal düzenlemeler ve yargısal uygulamalar ışığında somut olaya bakılacak olursa, derdest davanın, satın alma işleminden 2 yıla yakın süre içinde açıldığını bu süre içinde malın gözden geçirildiğine ve herhangi bir ayıp saptandığına dair 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun bir bildirimde bulunulmadığını,

davacı tarafın söz konusu arızaların satın alındığı andan itibaren devam ettiğini beyan (bu beyanlarını kabul etmemekle birlikte) ettiğini, ancak davayı 2 yıla yakın bir süre geçtikten sonra açtığını, bu durumda basiretli bir tacir gibi davranmadığını, bu bağlamda davacı şirketin, yasada öngörülmüş 2 ve 8 günlük gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülüklerine uygun davranmadığını, ayıbın ortaya çıktığını öne sürdüğü zamanın hemen ardından usulüne uygun bir bildirimde bulunmadığını, buna rağmen davanın esasına girmenin ve davayı kabul etmenin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu,

yasal yükümlülüklerine uymayan davacının dava hakkını kaybettiğinin kabulü gerekirken yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda otomotiv sektöründe uzman bilirkişiler tarafından oluşturulan üçlü bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yerel mahkemece bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından düzenlenmiş olan raporun teknik ve bilimsel araştırma ve gerekçe içermediğini ve bilimsel bir dayanağa sahip olmadığını,

dosyaya sunulan raporun bu haliyle yeterli ve gerekli açıklamadan yoksun olduğunu, Yargıtay uygulamasında bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiğinin mutlak olarak kabul edildiğini, davaya konu uyuşmazlık teknik ve kapsamlı mahiyette inceleme gerektirmekte olup dava konusu araç gibi yüksek segment araçların otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden oluşturulacak üçlü bilirkişi heyeti tarafından incelenmesinin Yargıtay'ın yerleşik içtihadı olduğunu, bu itibarla makine mühendisi bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporun hükme esas alınmasının yeterli olmadığını, bu yöndeki talep ve itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini,

dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik inceleme yoksun olup yalnızca davacının beyanlarına dayandığını, bu minvalde bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını tekrar ettiklerini, yargılama süresince düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporları hukuka aykırı olup kendi içerisinde çelişkili olduğunu, dava konusu araçtaki arıza davacı tarafın onarıma onay vermemesi sebebiyle giderilememiş olup arızanın giderilmesi suretiyle araç kullanılmaya devam edilebilecek olduğundan, davacının araçtan mahrum kalma bedelini talep etme hakkı bulunmadığını,

huzurdaki dosyaya sunulmuş olan 18.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda araçtaki arızanın giderilmesi suretiyle aracın kullanılmaya devam edilebileceğinin ve motor değişiminin araçta herhangi bir değer kaybı yaratmayacağının açık bir şekilde belirtildiğini, davacı tarafın onarıma onay vermediği dosya kapsamı ile de sabitken bilirkişice söz konusu hususun raporun konusu olmadığından bahisle davacı tarafın iddiaları doğrultusunda görüş bildirmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

bilirkişi ek raporunda dava konusu aracın muadilinin günlük kirasının gün başına 360,00 TL olduğunun "sahibinden.com" sitesinden alınan örneklerle belirlendiği ifade edilse de, bilirkişi tarafından söz konusu meblağın belirlenmesinde aracın özelliklerinden hareketle yapılmış bir piyasa araştırması olmadığını, herhangi bir somut araştırma yapılmaksızın yalnızca kaynağı belli olmayan bir internet sitesinden verilen örneklerle hesaplama yapılmasının ve bu doğrultuda rapor tanzim edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,

bilirkişice hangi araştırmaya ve neye dayanarak bu meblağın belirlendiği belirsiz olduğundan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde davacının ne şekilde ve hangi miktarda zarara uğradığını somutlaştırması,

söz konusu zararlarını belge ve dekontlar aracılığı ile ispatlaması gerektiği hakkında beyanda bulunmalarına rağmen, bilirkişi tarafından bu husus hakkında da ek raporda herhangi bir yorum yapılmadığını, sadece "satın alınan aracın kullanılamaması zarardır" gibi teknik açıklamadan uzak bir yaklaşımla 06.01.2020 tarihli rapordaki görüşlerin tekrar edildiğini, somut olaydaki amaç ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesinden beklenen;

aracın teknik ve bilimsel olarak incelenmesi ve tarafsız olarak rapor tanzim edilmesiyken bilirkişiden beklenen bilimsel ve teknik incelemenin gerçekleştirilmediğini ve davacının iddia ve talebi doğrultusunda hukuka aykırı görüş bildirildiğini, huzurdaki dava dosyası kapsamında davacı taraf, dava konusu arızanın giderilmesi için aracın serviste kalma süresi ve aracın kullanılmadığı süre itibariyle oluşacak tazminat bedelini talep etmişse de, bu durumda davacının ne şekilde ve hangi miktarda zarara uğradığını somutlaştırması,

söz konusu zararlarını belge ve dekontlar aracılığı ile ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından herhangi bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olduğundan yapılan hesaplama mesnetsiz ve afaki olup, aksi düşünüldüğünde dahi bilirkişi tarafından 06.01.2020 tarihli raporda belirtilen tutarın kabulünün mümkün olmadığının ve fahiş olduğunun aşikar olduğunu, bilirkişi tarafından ek raporda "Tüketiciyi Koruma Kanunu kapsamında servisler 30 işgünü içinde onarımı tamamlamak zorundadır.

Ancak işbu davanın tarafları tacir olup tüketici koruma kanunu kapsamında değerlendirme yapılamaz." denilmiş olup, raporun bu haliyle de eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği detaylı olarak incelendiğinde binek otomobiller için azami tamir süresinin 30 işgünü olarak belirlendiğinin açık olduğunu, bilirkişi ek raporunda yer alan görüş ve tespitlerin kabulü mümkün olmayıp müvekkili şirketin onarımın ilk 30 iş günü için araç tahsis etme yükümlülüğünün bulunmadığının, raporun bu yönüyle de hatalı olup hükme esas alınamayacağının aşikar olduğunu,

bilirkişi raporunda motorun komple değişmesi ile araçta değer kaybı oluşmayacağının belirtildiğini, buna karşın işbu tespit ile çelişkili ve mesnetsiz olarak motor çevresinde bulunan parçaların motor değişimi esnasında motor ile birlikte sökülerek yeniden monte edilmesi gerektiği, üretim esnasında bu monte işleminin ileri teknoloji ürünler ile hassas bir şekilde gerçekleştirildiği ancak somut uyuşmazlıkta işbu monteleme işleminin fabrika dışında yapılamayacağının belirtildiğini, motorun yenilenmesinin, ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın,

vidalı parçalarda yapılan bir işlem olup belirtilen işlemin robotik ürünlerle gerçekleştirilmesinin zorunlu olmasının söz konusu olmadığını, bununla birlikte belirtilen onarım işleminin üretici standartlarında yapılan bilgilendirmeler doğrultusunda gerçekleştirildiğini, işbu bilgilendirmede takılacak parçanın bu işlem esnasında kullanılacak araç, işlemlerin gerçekleştirilmesi gereken tork gibi bütün işlemlerin ayrıntılı şekillerde belirtildiğini, işlemin yetkili servis tarafından gerçekleştirileceği dikkate alındığında orijinal onarım işleminin gerçekleşmeyeceğine yönelik tespitin kabulünün mümkün olmadığını,

kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişilerce yapılan tespit mesnetsiz olup bilimsel bir temele dayanmadığını, motor değişim işleminde bir takım parçaların monteleme işleminin yeni teknoloji robotik makinalarla yapılması gerektiği belirtilmişse de, bu parçaların neler olduğunun ve işbu işlem yapılırken hangi aletlerin ve/veya makinaların kullanılması gerektiğinin belirtilmediğini, yetkili serviste yapılan onarım işlemi üretici standartlarında ve üretici talimatları doğrultusunda yapılmakta olup,

işbu talimatlar ve müvekkili şirketin yeterliliği araştırılmaksızın afaki olarak orijinal onarıma uygun olarak işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin tespit edildiğini, motor değişimi sebebiyle araçta bir değer kaybı meydana gelmeyeceği gibi motor değişiminin orijinale uygun olarak gerçekleştirilemeyeceğine yönelik tespitin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu şeklindeki tespitin kabulünün mümkün olmadığını, bir an için aksi düşünüldüğünde meydana gelen arızanın komple motor değişimi ile giderilebileceğini, misli ile değişim kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,

bilirkişi raporunda söz konusu arızanın komple motor değişimi ile giderilebilir olduğunun açıkça tespit edildiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan komple motor değişiminin araçta değer kaybı yaratmayacağı açık olup bu durumun yargı kararlarına da yansıdığını, bu itibarla bilirkişi raporu ile araçtaki arızanın komple motor değişimi ile giderilebileceği açıkça tespit edildiğinden ve üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan motor değişiminin değer kaybı yaratmayacağı hususları bir arada değerlendirildiğinde misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağının açık olduğunu,

emsal mahiyetteki yargı kararları ve raporlar uyarınca yetkili servis bünyesinde orijinal parçalar kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen onarımlar veya motor değişimlerinin araçta herhangi bir değer kaybı meydana getirmediğini hatta ve hatta aracın kullanım ömrünü uzattığını, söz konusu arızanın imalattan kaynaklı olduğunu (kabulü anlamına gelmemekle) mahkeme aksi kanaatte ise misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğinden motor değişimine karar verilmesi gerektiğini,

davaya konu araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğu şeklindeki tespitin kabulünün mümkün olmamakla birlikte öğretinin konuya ilişkin görüşlerinin de savunmaları doğrultusunda olduğunu beyanla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/538 E. 2021/241 K. sayılı ve 18.03.2021 tarihli kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada araç, davacı tarafından içeriden çeşitli sesler gelmesi şikayeti ile 28.08.2017 tarihinde servise götürülmüş, herhangi bir arıza bulunmadığı tespit edilmiş, 03.02.2018 tarihinde ise çekici ile servise götürülmüş ve davacı tarafından 07.02.2018 tarihli ihtarname ile ayıpların tespiti ile misli ile değiştirilmesi ihtar edilmiş olup, kullanımla ortaya çıkan gizli ayıbın zamanaşımı ve garanti süresi içerisinde derhal satıcıya bildirildiği ve seçimlik hakkın kullanıldığı,

davalı vekilinin ayıp ihbar sürelerine uyulmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile dosyada mübrez diğer raporlar arasında, ayıbın niteliği, üretim hatasından kaynaklandığı ve ayıplı motorun değiştirilmesi gerektiği yönündeki tespitler yönünden bir çelişki bulunmayıp, motorun komple değiştirilmesi ile arızanın giderilebileceğinin tespit edilmiş olduğu,

aracın fiilen çok kısa bir süre kullanılmış, henüz 20.058 km’de bir araç olması ve aracın motorunun en önemli aksamı olması dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki motorun değişmesi halinde araçta değer kaybı olacağına yönelik tespitin yerinde olduğu, bu minvalde aracın ayıpsız benzeri ile değişimi yerine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca onarılmasına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, Mahkemenin aracın misli ile değiştirilmesine yönelik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı,

araç 03.02.2018 tarihinde seyir halinde arızalanması sebebiyle servise götürülmüş ve dava tarihi itibariyle de serviste bulunmakta olup davacının aracı kullanamadığı süre için tazminat talep etmesinin mümkün olduğu, zararın varlığının kabul edilmesi için somut bir belgeye gerek olmadığı, davacı tarafından aracın onarılması talep edilmediği ve misli ile değiştirilmesi yönündeki seçimlik hak kullanıldığından, bilirkişi raporunda emsal kiralama bedelleri nazara alınarak,

garanti edilen onarım süresi indirilmeksizin servise götürüldüğü tarihten dava tarihine kadar geçen süre için tazminat hesabı yapılmasında da bir isabetsizlik bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri tekrardan ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ticari satımdan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3339, K. 2024/5266, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3339
Karar No
2024/5266
Tarih
26 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/3340 K.2024/7098
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3341 K.2024/4897
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3341 K.2024/4185
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3343 K.2024/3406
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3344 K.2024/3412
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3346 K.2024/3343

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.