KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3507 E., 2023/7688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/12 Esas, 2023/144 Karar
- Hüküm
- Red
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında, İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında mal/hizmet (yemek/kumanya) satımı nedeniyle 18.299,77 TL bakiye alacağının bulunduğunu, tahsil için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalının asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılan anlaşma üzerine davalıya ait işyerlerinin yemek hizmetlerinin davacı tarafından sağlandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin taşınır taşınmaz mallarına, personeline, müşterilerine ve diğer üçüncü şahıslara vereceği zararlardan davacının sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin iki taraflı olarak feshedilmesi üzerine,
davacının müvekkiline ait muftaktaki ekipmanlarını toplarken müvekkilin mutfağına zarar verdiklerini ve verilen zararın davacı tarafından giderilmediği için müvekkilin tamir işlerini yaptırmak zorunda kaldığını, ayrıca müvekkilin mutfağındaki ortak giderlere de katılması gerektiğini davacıya bildirdiklerini, davacı şirketin müvekkiline verdiği maddi zararları nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca taraf defterlerinde yapılan incelemede davacı 18.299,77 TL tutarında alacaklı bulunduğu, davalı savunmasının takas mahsup niteliğinde olduğu, taraflar arasında tanzim edilen 26.07.2021 tarihli tutanak ile taşınma esnasında davalıya ait iş yerinde 18.300,00 TL tutarında hasar oluştuğunun belirlendiği, tutanağın davacı şirket adına ... isimli şahıs tarafından imzalandığı, bu şahsın davacının sigortalı çalışanı olduğu,
28.03.2022 tarihli dilekçe ekinde ibraz edilen tahsilat makbuzları ile çek suretleri dikkate alındığında ...'in davacı adına tahsilat yaptığının ve çekleri kabul ettiğinin açık olduğu, bu kapsamda bu şahıs tarafından imzalanan tutanağın davacı yönünden bağlayıcı olduğu, bu zararın mahsubundan sonra davacının bakiye alacağının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 141 inci maddesinde tarafların, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilecekleri yahut değiştirebilecekleri, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletiletilip değiştirilemeyeceği; bu konuda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümlerinin saklı olduğu; aynı Kanun'un 319 uncu madddesinde ise, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılmasıyla;
savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağı hususlarının düzenlendiğini, somut olayda ıslah veya karşı tarafın açık rızasına da dayanmayıp süresinden sonra sunulan cevap dilekçesiyle ileri sürülen takas mahsup def'inin savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında dikkate alınamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
2. Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, 6100 sayılı Kanun’un 363 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca karar kanun yararına bozulur ve bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
3. Değerlendirme
1.6098 sayılı Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) Üçüncü Bölüm Birinci Ayrımında borcun sona erme hallerini düzenlenmiştir. Bu kapsamda takas. 6098 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinde kendine yer bulur. İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Aynı Kanun'un 145 inci maddesine göre de takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleşir. Bir başka deyişle, takas bozucu yenilik doğuran bir haktır. Bu hak, tek taraflı, şekle bağlı olmayan, varması gerekli bir irade beyanıyla ve şarta bağlanmadan kullanılır ve takasın geçerli olması için karşı tarafın kabul veya onayına gerek yoktur. Yargılama sırasında takas definin ileri sürülmesi cevap dilekçesi içerisinde olabilecektir.
Bu aşamadan sonra takas definin ileri sürülmesi savunmayı genişletme olarak kabul edilir.
2.Mahsup ise 6098 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Mahsup; bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı kazançların ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesini ifade etmektedir.Mahsup işlemi için karşılıklı haklar arasında sıkı bir bağlantı bulunması zorunluluktur ve mahsup talebi savunmanın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın her aşamasında ileri sürülebilir.
3.Yukarıda yapılan kavramsal açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak; davacı, taraflar arasında yapılan mal ve hizmet temini anlaşmasından kaynaklı olarak bakiye alacağının olduğunu iddia ederek alacak talebinde bulunmuş olup, davalı ise aynı sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin ifası sırasında davacı yanca davalıya ait demirbaşların kullanılacağının kararlaştırıldığını ve fakat sözleşmenin feshinden sonra davacı yanın demirbaşlara zarar verdiğini savunmuş ve bu zarardan kaynaklı alacağının mahsup edilmesini istemiştir. Uyuşmazlık aynı hukuki ilişkiden kaynaklanmakta olduğundan, mahsup mahiyetinde olup, ileri sürülmesi herhangi bir süreye tabi değildir.
4.Kaldı ki, Mahkemece 07.04.2022 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki ihtilaf " ... cari hesap nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davacının davalıya ait taşınır taşınmaz mallara zarar verip vermediği, davalıya ait işyerinde oluşan zararının tutarının ne kadar olduğu, davacının bu zarardan sorumlu olup olmadığı..." şeklinde tanımlanarak tarafların imzaları ile tutanak altına alınmıştır. Hal böyleyken, yargılamanın usul ve kanuna aykırı icra edildiğinden bahsedilemez.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3507, K. 2023/7688, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama