KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3719 E., 2024/6073 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/447 Esas, 2023/355 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/542 E., 2021/917 K.
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmesine rağmen davalının, davacı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia ettiği bedeli, LBT Varlık Yönetimi A.Ş.
(Yeni Ünvanı Turkasset Varlık Yönetim A.Ş.)’ye temlik ettiğini, temlikten önce ise davacı kooperatif ve kefilleri hakkında Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2005/6434 E. sayılı dosyası ile genel haciz, Ankara 22. İcra Müdürlüğü’nün 2005/768 E. sayılı dosyası ile de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde bulunduğunu, yapılan itirazlar üzerine takibin durduğunu, temlik alan şirketin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/434 E. sayılı dosya ile itirazın iptali davası açtığını, Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini,
kesinleşen mahkeme kararlarına binaen müvekkili kooperatifin davalı bankaya hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin taşınmazı üzerinde bulunan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/434 E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında Mahkemece verilen 2012/518 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkeme hükmünün gerekçesinin davanın maddi ve hukuku olgular karşısında ispatlanamamış olması haline dayandırıldığını, söz konusu karar davacının borçlu olmadığının tespiti niteliğinde bir karar olmadığından davaya konu taşınmazlar üzerindeki ipoteğin fekkini gerektirecek bir hususun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla banka kayıtlarında temlik alan şirketin davacı kooperatiften alacaklı olduğu yönünde bir kayda rastlanmadığı, banka kayıtlarında açık bir kredi riskinin de bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 22 nci maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda banka kayıtlarının kesin delil olduğunun açıkça belirtildiği, kredi alacağının mevcut olduğunu ispat yükünün davalı banka üzerinde bulunduğu, ödeme planlarıyla ilişkilendirilen kooperatif kayıtlarında tahsilat bilgilerine yer verildiği,
taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin dayanağını oluşturan borcun ödenmediğine veya alacağın bulunduğuna yönelik banka kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar adına kayıtlı Ankara İli, Sincan İlçesi, Sincan Mahallesi 982 ada, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellerde kayıtlı taşınmazlar üzerine tesis edilen 26.07.2000 tarih 150.000,00 TL bedelli ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, ipoteğin teminat altına aldığı alacak temlik edilmiş ise de, alacağı teminat altına alan ipoteğin temliki tapu kayıtlarına işlenmediğinden, davanın dava dilekçesinde hasım olarak gösterilen davalı bankaya karşı yürütülmesinde bir isabetsizlik görülmediği, işbu davada ispat yükünün davalı banka üzerinde olduğu,
davacı kooperatifin kredi borcunu ödediğini değil, davalı bankanın kooperatiften ipotek ile teminat altına alınan kredi alacağı bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, banka kayıtlarında davalı bankanın davacı kooperatiften dava tarihi itibarıyla herhangi bir kredi alacağı bulunduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kredi borcunun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 891 inci maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3719, K. 2024/6073, 5 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama