KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3721 E., 2024/3831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2320 E., 2023/613 K.
- Dava tarihi
- 05.11.2018
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/164 E., 2021/268 K.
Karar Metni
1.123 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların müşterek çocukları ...'ın 27.09.2017 tarihinde öldüğünü, davacıların murisin yasal mirasçıları olduğunu, ölümünden sonra Denizli Vergi Dairesi ve Denizli SGK İl Müdürlüğünden ayrı ayrı ödeme emirleri geldiğini, murisin ölüm tarihi itibarıyla taşınır, taşınmaz nakit vs. herhangi bir mal varlığının mevcut olmadığını, terekede aktifin bulunmadığını, terekeye ait borç miktarının oldukça yüksek olduğunu ileri sürerek mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı SGK cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, davacıların terekenin kabulü anlamında hukuki ve olağanüstü işlemler yapıp yapmadıkları ile herhangi bir mal iktisabında bulunup bulunmadıklarının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Denizli Vergi Dairesi cevap dilekçesinde, mirasın hükmen reddedilmiş sayılabilmesi için miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla mal varlığının aktif ve pasiflerinin hesaplanması gerektiğini, buna göre menkul ve gayrimenkul mal varlığının borçların karşılık gelip gelmediğinin, mirasçıların mirası kabul etmiş sayılabilecek bir işlem yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı TEDAŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, karşı tarafın terekenin borca batık olduğuna ilişkin iddiasını kabul etmediklerini, terekeye ilişkin taşınır taşınmaz mal bilgisinin Mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, murisin ölüm tarihinde borca batık durumda olduğunu, borç ödemeden aciz halde bulunduğunu gösteren ve bu hususta tespit olunan herhangi bir olgunun olmadığını, davacıların murisin ölüm tarihinden sonra mirası kabul anlamına gelebilecek bir tasarrufta bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'ın ödemeden acz içinde olduğu, dosya kapsamında kurumlara ve bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile bu durumun tespit edildiği, mirasçı davacıların mirası sahiplenmeye yönelik herhangi bir irade ve eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı mirasçılar ... ve ...'ın muris ...'ın mirasını reddettiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf başvurusunda, davanın süresi içinde açılmadığını, murisin ölüm tarihinde borca batık olduğu hususunun ispatlanmadığını, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı TEDAŞ vekili istinaf başvurusunda, murisin ölüm tarihinde borca batık olduğu hususunda yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda, davanın ispatlanmadığını, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.
4. Davalı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürmüştür.
5. Davalı ... vekili istinaf başvurusunda, davanın süresi içinde açılmadığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürmüştür.
6. Davalı ... Telekom A.Ş. vekili istinaf başvurusunda, davanın süresi içinde açılmadığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada yer alan veraset ilamına göre davacıların murisin mirasçısı olduğu, murisin aktif ve pasif mal varlığı olup olmadığının araştırıldığı, davacılar vekilince mirasın reddi özel yetkisini içerir vekaletnamenin dava açıldıktan sonra tamamlandığı, UYAP TAKBİS malvarlığı sorgulama ekranından sorgulama yapıldığında murisin aktif ve pasif malvarlığı değerlerine rastlanılmadığının anlaşıldığı, 20.02.2021 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre murisin ölüm tarihi itibarıyla aktif ve pasif taşınmazının bulunmadığı, muris üzerine kayıtlı araç bulunmadığı,
murisin ölüm tarihi itibarıyla terekesinin aktifinde sadece Ziraat Bankasında yer alan hesabında 14,36 TL parasının bulunduğu, buna mukabil murisin ölüm tarihi itibarıyla yaklaşık 700.000,00 TL borcunun olduğunun anlaşılması karşısında murisin terekesinin açıkça borca batık olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmada bir eksiklik bulunmadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili temyizinde, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı TEDAŞ vekili temyizinde, murisin ölüm tarihinde borca batık olduğu hususunda yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyizinde, davanın ispatlanmadığını, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
4. Davalı ... vekili temyizinde, davanın süresi içinde açılmadığını, murisin ölüm tarihinde borca batık olduğu hususunun ispatlanmadığını, mirasçıların mirası kabul anlamına gelen bir tasarrufta bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesinde; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.
3. TMK'nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tabi olmayıp mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalıların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TEDAŞ'a yükletilmesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan davalı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Kırıkkale Defterdarlığından harç alınmasına yer olmadığına, SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadğına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3721, K. 2024/3831, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama