İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3736 K.2024/6195

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/3736Karar2024/6195Tarih10 Eylül 2024Okuma7 dk · 1.476 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/3736 E., 2024/6195 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Eylül 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/300 Esas, 2023/349 Karar
Hüküm
Başvurunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/123 E., 2020/308 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.476 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FOSSIL" ibareli gerek Türkiye'de gerek dünyada tanınmış markalarını mesnet göstererek, davalı şirketin 2015/102604 sayılı "FOSSİL" ibareli markanın 20, 21, 22, 23, 24 ve 27. sınıflarda tescili için yaptıkları başvurunun davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa "FOSSIL" ibaresinin gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu ibareyi Türkiye'de 1996 yılından beri kullandığını, bu marka adı altında 18. sınıftaki deri ürünlerinin üretimini yapmaya başladığını, 25. sınıf kapsamında giyim eşyaları ürettiğini,

markasını saat emtiası üzerinde ülkemizde 1996 yılından beri kullandığını, davalının 2001 yılında müvekkilinin markasının 18, 25 ve 35. sınıflarda tescilli olmamasından yararlanarak markayı kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğini, davalının markaları aleyhine açtıkları davaların bulunduğunu, davalının markasını müvekkilinin tanınmış markalarına yaklaştırdığını, yaptığı bazı marka başvurularının davalı kurum tarafından kötü niyetli oldukları gerekçesiyle reddedildiğini, davalı şirketin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını,

müvekkilinin internet sitesinin "tr" uzantısını aldığını ve internet sitesini taklit ettiğini, davalının başka tanınmış markaların benzerlerini de adına tescil ettirmeye çalıştığını, başvurunun kötü niyet gerekçesiyle bütün olarak reddinin gerektiğini, başvurunun müvekkilinin markalarıyla aynı olup tescil sınıflarının da müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarla bağlantılı olduğunu, taraf markaları arasında iltibasın kaçınılmaz olduğunu, davalının da bunu amaçladığını, müvekkilinin markalarının tanınmışlığının iltibası artırıcı etki yaptığını,

başvurunun müvekkilinin ticaret unvanı ve alan adını da birebir ihtiva ettiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılından itibaren cüzdan, valiz, kemer ve çanta imalatı ve satışında faaliyet sürdürdüğünü, köklü bir firma olduğunu, markasını 2001 yılında 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, davacının başvuruya itirazına mesnet olarak gösterdiği markalarının farklı mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkilinin 18, 25 ve 35. sınıflarda müktesep hak teşkil eden markasının bulunduğunu, markayı maruf hale getirdiğini, davacı şirketin bundan istifade ettiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapılmadığını, davacının tanınmış marka iddiasının dayanağının bulunmadığını,

müvekkilinin ürünlerinin etiketinde "Turkey" ibaresinin yazdığını, bunun dahi iltibası kaldırdığını, davacının markasını sadece saat emtiasında kullandığını, tescil talebindeki sınıflarda kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "FOSSİL" ibareli marka başvurusu ile davacının "FOSSIL" ibareli tescilli markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal benzerlik oluşsa da mal/hizmet benzerliği oluşmadığından (emtialar aynı benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette görülmediğinden) iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği,

davacıya ait saatler açısından tanınmış olduğu belirtilen markadan saatler dışında aynı, benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette olamayan mal/hizmetlerde davalı başvurusunun yapılmasından davacının tanınmış markasından "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği" hususları kanıtlanmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı,

dava konusu marka başvurusundaki mal/hizmetler farklı olduğundan aynı KHK hükmünün beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamında yer alan mallarla müvekkilinin markaları kapsamındaki malların benzer olduğunu, ibarelerin de aynı olduğunu, markalar arasındaki benzerlik yükseldikçe mal ve hizmetler arasındaki daha düşük bir benzerliğin karıştırılma ihtimali için yeterli olacağını, daha önce yargı kararlarıyla benzer malların başvuru kapsamından çıkartılmasına karar verildiğini, davalının amacının karıştırılma ihtimali yaratmak olduğunu, davalı firmanın ürünlerinden memnun kalmayan tüketicilerin söz konusu ürünleri müvekkilinin ürettiğini düşündüğünü,

davalının müvekkilinin markasını aktif olarak kullandığı mal ve hizmetler için tescil ettirmeye çalıştığını, taraflar arasındaki husumet de dikkate alındığında kötü niyetli olduğunu, davalının kötü niyetli tescilleri nedeniyle müvekkilinin 18, 25 ve 35. sınıflarda faaliyet gösteremediğini, müvekkilinin tüm moda sektöründe tanınmış olduğunu, başvurunun müvekkilinin ticaret unvanı ve alan adını da kapsadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve aynı KHK'nın 35 inci maddesi

3. Değerlendirme 1.Dava, marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet hukuki sebeplerine dayalı olarak yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. Davacı yan, dava dilekçesinde, müvekkilinin 1996 yılından beri ülkemizde de kullanılan tanınmış "FOSSIL" markasının sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin tanınmış markasının ülkemizde 18., 25. ve 35. sınıflarda tescilli olmamasından faydalanarak 2001 yılında "FOSSIL" ibaresini adına marka olarak tescil ettirdiğini, taraflar arasında, davalının gerek 2001 yılında gerekse de daha sonra tescil ettirdiği "FOSSIL" ibareli markalar sebebiyle açılmış davalar bulunup bir kısmının da halen derdest olduğunu,

davalının taraflar arasındaki uyuşmazlığa rağmen dava konusu başvuruda da olduğu gibi müvekkilinin markasına ayniyet derecesinde benzer olan "FOSSIL" esas unsurlu marka başvuruları yapmaya devam ettiğini ve bununla da yetinmeyerek adına tescil ettirdiği markaları müvekkilinin markasına yakınlaştırarak ve müvekkilinin ticareti sırasında kullandığı bazı ibare ve sloganları da aynen alıntılayarak kullandığını, hatta müvekkiline ait internet alan adını bile küçük değişikliklerle sahiplenmeye çalıştığını belirtmiş ve kötü niyet iddiasını belirtilen vakıalara dayandırmıştır.

3.İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yukarıda belirtilen iddiaları hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın salt taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olduğundan bahisle kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı belirtilmiş ise de tescili istenen mal ve hizmetlerin farklı olması tek başına kötü niyetin var olmadığı anlamına gelmeyecek olup kötü niyet iddiasının her somut olayda, iddialar ve sunulan deliller kapsamında ayrıca incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

4.Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, kötü niyet iddiasının davacının iddiaları, sunulan deliller, taraflar arasında görülen davalar ve bu davalara ilişkin olarak verilmiş Dairemiz kararları da (Dairemizin 17.04.2024 tarih, 2022/6447 E., 2024/2982 K. ve 27.03.2024 tarih, 2022/6047 E., 2024/2492 K.) incelerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

5.Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki, kötü niyet ve tanınmışlık iddialarının reddine de gerekçe yapılan, taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığına dair tespitin de eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Zira Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığı değerlendirilirken benzer alıcı çevresine hitap edip etmedikleri, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadıkları, aralarında ham madde- mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame edilmeleri imkanı bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı gibi hususlar hep birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Oysa bilirkişi raporunda, bu hususta, belirtildiği şekilde bir değerlendirme yapılmamış olup herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin mal ve hizmetlerin benzer olmadığı mütala edilmiştir. Mal ve hizmetlerin benzerliği hususunda usulünce inceleme yapılmaması doğru olmadığı gibi davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde öne sürdüğü ciddi itirazların değerlendirilmemesi de isabetli olmamıştır.

6.Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, kötü niyet iddiasının belirtildiği şekilde incelenip değerlendirilmesi, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığının kabulü halinde ise taraf markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı hususunda yukarıdaki bentte belirtildiği şekilde inceleme ve değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre taraf markalarını arasında iltibas bulunup bulunmadığının ve davacı markalarının tanınmışlığının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şartlar kapsamında tescil engeli oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3736, K. 2024/6195, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3736
Karar No
2024/6195
Tarih
10 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3737 K.2024/6113
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3760 K.2024/2165
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3766 K.2024/2531
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3801 K.2024/5165
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3817 K.2024/6056
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3828 K.2024/5950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.