KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/3800 E., 2024/6403 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/793 Esas, 2023/805 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/482 E., 2023/143 K.
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Körfez Savaşı öncesinde Irak'ta bulunup, iş yapan ve savaş sebebiyle parasını tahsil edemeyen Türk şirketlerinin alacaklarının "kamu alacağı" sayılıp Türkiye Exim Bank'tan kredilendirildiğini, bu çerçevede davalıya da kredi kullandırıldığını, davacı bankanın Türkiye Eximbank'ın devamı olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021/29085 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalının yetkiye ve borca ilişkin itirazları sebebiyle icra takibinin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 inkâr tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olan icra takibinin İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/457 E., 2022/431 K. sayılı hükmü ile iptal edildiğini, geçerli bir icra takibinden bahsedilebilmesi için alacağın daha önceden herhangi bir icra takibine konu edilmemiş olması gerektiğini, oysaki takibe konu edilen alacak ile ilgili Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.09.2012 tarihli ödeme emri ile icra takibine ve İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 13.04.2013 tarihli, 2012/1614 E. ve 2013/701 K. sayılı kararına konu edildiğini, bu nedenle de geçerli bir takipten bahsedilemeyeceğini, icra dairesinin yetkisiz olduğunu,
müvekkilinin borçlu olmadığına dair menfi tespit davası niteliğinde kesinleşmiş karar bulunduğunu, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımını kesen nedenlerin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, icra takibinin yargılama sırasında iptali edilmesi nedeni ile eldeki itirazın iptali davasının konusuz kaldığı gerekçesi ile işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereği yerine getirilmeden konusuz kaldığından davalı vekili yararına takdiren 1/2 oranında vekâlet ücretine hükmedilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu icra takibinin davanın açılmasından sonra iptal edildiği, mahkemece ön inceleme duruşmasında HMK'nin 140 ıncı maddesine uygun olarak öncelikle dava şartları ile diğer usul şartlarının incelemesi gerektiği gözetilerek,
davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın esasına yönelik bir inceleme yapılmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hesaplanacak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin tüm,
davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunana AAÜT'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3800, K. 2024/6403, 16 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama