İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4134 K.2024/2655

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/4134Karar2024/2655Tarih2 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.336 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4134 E., 2024/2655 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/70 Esas, 2023/71 Karar
Hüküm
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.336 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalı bankada açtırılan vadesiz mevduat hesabından para çekme ve yatırma konusunda kızının da yetkilendirildiğini, bankaca herhangi bir işlem ve bu arada borsada işlem yapma konusunda hiç kimseye yetki ve vekâlet vermediğini, muhtelif zamanlarda yatırılan paralarla hesabın 240.789,00 TL’ye ulaştığını ve kızı tarafından da 21.724,00 TL'nin çekildiğini, bu durumda 219.065,00 TL para bulunması gerekir iken usulsüz işlemler sonucunda hesapta davacının borçlu göründüğünü ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla şimdilik 219.065,00 TL’nin 12.03.2002 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.01.2000 tarihinde açtığı mevduat hesabını aynı zamanda davalının acenteliğini yürüttüğü Toprak Menkul Kıymetler A.Ş. ile menkul kıymet alım/satım aracılık sözleşmesi imzalayarak irtibatlı hale getirdiğini, bu hesaplarda bankacı olan kızına verdiği yetki ile kızı tarafından yapılan talimatlı işlemler kapsamında menkul kıymet alım satımları yapıldığını, yapılan işlemlerin davacının kızı tarafından müfettişe verilen yazılı beyan ile de kabul edildiğini, davacının kızının yaptığı işlemlerden haberdar olmamasının yaşamın doğal akışına uygun düşmeyeceğini,

davacının kızı tarafından verilen boş kasa tediye fişinin de.....in hesabından davacı hesabına haksız olarak aktarılan paraların iadesi amacıyla davacının kızından alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 07.12.2016 tarih, 2015/143 E. ve 2016/802 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemiz 10.01.2019 tarih, 2017/740 E. ve 2019/235 K. sayılı kararı ile bozma ilamının davalı banka lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği nazara alınmaksızın, davalı bankanın usulü kazanılmış hakkını ihlal edecek şekilde yapılan belirlemelere dayalı olarak hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 10.03.2023 tarih, 2021/70 E. ve 2023/71 K. sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi rapor aldırıldığı, davacının hesabına 182.090,51 TL, para yatırılıp, bundan 21.724,00 TL'nin kızına verdiği talimat gereği kızı tarafından çekildiği, davacının yatırım hesabı açtırmamasına rağmen onun adına sahte imza ile yatırım hesabı açılıp borsada oynandığının banka kayıtları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının dava dışı kızı .... ya da bir başka kişiye bankada işlem yapması konusunda bir vekâletinin bulunmadığı,

yalnızca dava dışı kızı .....'ya hesabına para yatırıp, çekmesi konusunda bankaya verilmiş bir talimatının bulunduğu, davacının hesabının hareketli bir hesap olduğu, bu konuda davacıya ne bilgi verildiği ne de ekstrelerin gönderildiği, davacının kendi hesap hareketlerinden haberdar olmadığı, dava konusu edilen dönemde bizzat davacı tarafından yapılan bir işlem bulunmadığı, işlemlerin tamamının davacının imzasını atan davalı banka da görevli personel tarafından yapıldığı, personel tarafından para aktarımları yapılarak hisse senedi alınıp satıldığı,

bir kısım işlemlerin davacının kızının bilgisi ile yapıldığı ortada ise de bankaların güvenilirlik esasına göre çalışan işletmeler olduğu, her ne şekilde olursa olsun hesap sahiplerinin talimatları gereği işlem yapmakla yükümlü olup basiretli bir tacir gibi davranmaları gerektiği, davacının dava dışı kızına yalnızca para yatırıp çekme talimatı vermişken sahte imza ile parasının hisse senedi alınıp borsa da oynanarak yok edilmesinden bankanın sorumlu olduğu,

davacının dava dışı kızına hisse senedi alınıp borsa da oynanması konusunda bir vekâletinin ve talimatının bulunmadığı bu nedenle davacının kızının bir takım eylemlerini de benimsediğinin kabul edilmeyeceği, bu nedenle daha önceki raporlarda belirlenen bedel gereği davacının talebinin kısmen kabulüne, davacının uzun süre hesabını arayıp sormaması,

banka ile 3 yıl gibi bir süre iletişime geçmemesi nedeni ile müterafik kusurlu olduğu ve resen davacıya ödenmesi gereken bedelden %20 indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı TMSF hakkında husumet olmadığı yönündeki karar kesinleştiğinden bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ...Ş. adına açtığı davanın kısmen kabulüne, 160.360,15 TL asıl alacağa resen %20 müterafik kusur indirimi yapılarak 128.288,12 TL asıl alacak ile 7.170,65 TL faizin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda davalının kusurlu olduğunun açık olduğunu, davalı bankanın basiretli tacir gibi davranıp müvekkili tarafından verilen sınırlı yetkiyi dikkate alması gerektiğini, banka görevlisinin müvekkili ve kızının yazılı onayı ve imzası olmaksızın kendince işlemler yaparak hesaptaki parayı yok ettiğini, davalının da çalışanını işten çıkararak olaydaki sorumluluğunu zımnen kabul ettiğini, müvekkilinin yetkilendirdiği kızının yapılan işlemlerden haberdar olmadığı için kendisinin işlemleri benimsediğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

vekil açıkça yetkilendirilmediğinden yapılan işlemlerin vekil edeni bağlamayacağını, müvekkilinin kızına talimatın talep halinde kızına para ödenmesini sağlayacak bir yazılı talimat olmakla nakit para ödenmesi dışında bir yetki veya aktif işlem yapma izni verilmesinin söz konusu olmadığını, yazılı talimatın içerdiği yetkinin gayet net olup kapsamının yorum ile genişletilemeyeceğini, bu yazılı talimat dayanak yapılarak virman veya havale işlemi yapılmasının yasa hükümlerine aykırı olduğunu, sahte imzalarla yapılan işlemlerin müvekkili aleyhinde hukuki sonuç doğurmasının kabul edilemeyeceğini,

resen takdir ile müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, bankaya 2000 yılında emanet edilen paraya halen ulaşılamadığını belirterek davanın reddedilen kısmına ilişkin kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı hesabının paravan hesap olup davacının yetkilendirdiği kızı talimatı ile yapılan işlemlerde davacının da zımni onayı olduğunu, davacı tarafından verilen yetkinin para çekme yetkisi olmakla virman, havale gibi işlemleri de kapsadığını, davacının bu işlemlerden 3 yıl boyunca haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık dinletme talepleri reddedilerek savunma haklarının engellendiğini,

müvekkillerinin yapılan işlemde kusurlarının olmadığını, kusur indirimi belirlenme kriterlerinin açıkça belirlenmediğini, asıl alacaktan indirim yapılırken faizinden indirim yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı hesaplanan tutar esas alınarak hüküm kurulduğunu, hesaplama yapılırken yanlış temerrüt tarihinde hataya düşülerek müvekkile müracaat tarihinin dikkate alındığını, işlemiş faiz oranı hatalı olmakla reeskont faizi yerine kanuni faizden hüküm kurulması gerektiğini, müvekkil lehine ve davacı lehinde hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkin açılan davada davacının hesabından para çekmek üzere talimat ile görevlendirdiği kızının, hesaptan yapılan bu işlemlerin bir kısmını benimsemiş olması karşısında bu beyanın davacıyı bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Dava, davacının banka hesabında yapılan usulsüz işlemler sonucu zarara uğradığı iddiasına dayanan alacak istemine ilişkin olup yargılama sırasında hesaplanan asıl alacağa resen müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, vekâlet ücreti hesaplamasında ise asıl alacak üzerinden davanın kabul ve ret miktarları dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Müterafik kusur indirimi, hakkaniyet indirimi olmadığından mahkemece kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne ve reddine karar verilen miktarlar üzerinden vekâlet ücreti hesaplaması yapılması gerekirken indirimsiz asıl alacak miktarı üzerinden hesaplama yapılarak vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “25.054,02 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “20.243,22 TL ” ibaresinin ve mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan “9.392,88 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “14.524,30 TL ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4134, K. 2024/2655, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararları, Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  6. A. Mahkemece Verilen Karar
  7. B. Bozma Kararı
  8. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. IV. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. V. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4134
Karar No
2024/2655
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4148 K.2024/3098
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4149 K.2024/1099
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4149 K.2024/3097
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4150 K.2024/3096
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/4151 K.2024/3095
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/4173 K.2024/1071

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.