İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4233 K.2024/6446

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2023/4233Karar2024/6446Tarih17 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.226 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/4233 E., 2024/6446 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Eylül 2024
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/687 Esas, 2023/716 Karar
Hüküm
Esastan ret; davanın reddi
İlk derece mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2007/166 E., 2022/1024 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.226 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından imzalanan 26.10.2005 tarihli ve 750.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ile müvekkili bankadan kredi kullandığını ve diğer davalıların da kefil olduklarını, görülen lüzum üzerine 13.12.2006 tarihinde kredi ilişkisinin kesildiğini ve hesabın kat edildiğini, noter ihtarının keşide edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalılara yönelik başlatılan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1132 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalıların haksız ve yersiz olarak itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/167E. 2007/138 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarıyla davalılara yönelik başlatılan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1129 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalıların haksız ve yersiz olarak itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

3.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/168 E. 2007/139 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarıyla davalılara yönelik başlatılan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1337 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalıların haksız ve yersiz olarak itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

4.Davacı vekili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/169 E. 2007/140 K. sayılı birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarıyla davalılara yönelik başlatılan Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2007/1333 E. sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalıların haksız ve yersiz olarak itirazları üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle icra müdürlüklerindeki takipler için verdikleri itirazlarını aynen tekrarladıklarını müvekkillerine gönderilen ödeme emirlerinde takibe dayanak hiçbir belgenin eklenmediğini, alacaklının mükerrer takip talebinde bulunduğunu; davalılardan ...'ın sözleşme tarihinde ... olmadığını, imzaların da ona ait olmadığını, kredi ödeme dekontlarındaki imzaların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı bildirilen ...'ın imzasına benzemekte ise de, dekontlardaki parayı alan şayet bu şahıs ise, bu kişinin Ateş Tekstil Ltd.

Şti. ile hiç bir bağlantısının olmadığını, bu şahsa yapıldığı bildirilen ödemelerden dolayı davacı bankanın ağır kusurlu olduğunu ve belki de banka personelinin kasıtlı hareketlerinden kaynaklandığını, dolayısıyla müvekkili şirkete yapılan ödemenin olmaması sebebi ile davanın yersiz olduğunun ortada bulunduğunu, ... isimli şahsa ödeme yapıldığı iddiasının hukuka aykırı olduğunu, ...'ın müvekkilleri olan şirketin ortağı, temsilcisi veya yetkilisi olmadığı,

yaptığı hiçbir işlemin müvekkili şirketi sorumluluk altına koyamayacağını, asInda davacı bankanın sorumluluğunu doğuracağını, çünkü davacı bankanın kim olursa olsun yetkisiz birine ödeme yapmasının usulsüz olduğunu ve bankanın kendisinin yaptığı usulsüz işlemlere dayanarak müvekkillerinden alacak talep etmesinin de hukuka aykırı bulunduğunu, davacı bankanın iddia edildiği gibi müvekkillerinden alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/167E. 2007/138 K. Sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki davalılar gibi davanın reddini istemiştir.

3. Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/168 E. 2007/139 K. Sayılı birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki davalılar gibi davanın reddini istemiştir.

4.Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/169 E. 2007/140 K. birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki davalılar gibi davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, Ankara11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.08.2011 tarihli, 2008/262 E. ve 2011/184 K. sayılı ilamınında sanıklardan ... ... ile ... ...'nun davacı bankanın Kayseri ...

Çakmak Şubesi müdürü ve çalışanı olarak görev yaptığı, suç örgütü kurucusu ve yöneticisi ...'ın hakkında davalı ... ve diğer mağdurlara yönelik cebir ve tehdit yöntemlerini kullanarak haksız ekonomik çıkar elde etmek amacıyla mağdurlara yönelik hürriyeti kısıtlama eylemleri nedeniyle, silahlı suç örgütüne üye olmak, tefecilik yapmak, suçtan ... malvarlığı değerlerini aklama eylemleri nedeniyle, sanıklar ... ..., ... ..., ..., ... ...'un nitelikli yağma eylemleri nedeniyle kamu davası açıldığı, davacı bankanın Kayseri ...

Çakmak Şubesi'nin o dönemki müdürü olan ... ..., ... ... ve ... ...'ün davalı ...'a cebir, şiddet ve korkutarak paravan şirketler kurdurarak, banka çalışanı suç örgütü üyesi sanıkların katılımı ile davacı bankadan usulsüz krediler çektirdiği, ipotekler tesis edildiği, bu kredilerin suç örgütü lideri ..., ... ..., ... ... ve ... ... gibi suç örgütü üyeleri tarafından el konulduğunun tespit edilerek cezalandırılmalarına hükmedilmiş ve söz konusu ceza mahkemesi kararının kesinleştiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi uyarınca hukuk mahkemesi,

ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararı ve ceza mahkemesinde kabul edilen maddi vakıalar ile bağlı olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrasına göre taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı olmayacağı hükmü dikkate alındığında açılan asıl ve birleşen dosyalardaki davaların reddine karar verilmesi gerektiği,

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun(2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin birinci fıkrasına göre davacının davalara konu icra takibinde kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda davaların reddi ile kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince ve davalılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı çalışanlarının ikrah/tehdit eyleminin davalı ve diğer mağdurların şikayeti nedeniyle başlayan ceza soruşturması sonucunda mahkumiyet kararı verildiği, sonrasında İlk Derece Mahkemesince suç örgütünün baskısı, korkutması sonucu yapılan sözleşmeler ile davalıların bağlı olmayacağı gerekçesiyle davanın reddi kararının verildiği, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu,

davacının buna dair istinaf isteminin reddi gerektiği, davalıların kötüniyet tazminatı istemi yönünden yapılan incelemede ise davacı tarafın yargılama gerektiren alacağının tahsili amacı ile başlattığı icra takibinin kötüniyetli olmadığının anlaşıldığı,

ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince ve davalılar vekilince temyiz edilmiş, asıl ve birleşen davalılar vekiline temyiz harçlarını tamamlanması için verilen sürede gerekli temyiz harçları yatırılmadığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiş, bu ek karar asıl ve birleşen davada davalıların vekili tarafından temyiz edilmemiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalar genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşme kapsamında alınan kefalet ve ipoteklere dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takiplere yönelik itirazların iptali istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi

3.6098 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesi

4.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4233, K. 2024/6446, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz İncelemesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4233
Karar No
2024/6446
Tarih
17 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4246 K.2024/5897
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4275 K.2024/3734
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4324 K.2024/4089
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/4325 K.2024/6961
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4360 K.2024/2544
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4364 K.2024/3931

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.