KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4272 E., 2024/7511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1155 Esas, 2022/1402 Karar
- Hüküm
- Asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi, birleşen davanın reddi- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/1535 E., 2020/234 K.
Karar Metni
1.117 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.10.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı/birleşen davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin öğrenci-personel taşınmaz hizmetini yapan bir firma olduğunu ve davalı şirketin sahibi olduğu okulun öğrenci taşıma işlerini de 5 yıl süre ile aldığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 13.05.2013 tarihinde yapılan 5 yıl süreli Öğrenci ve Personel Taşıma Sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili şirkete Sözleşmenin 4.5 maddesini ihlal ettiğinden bahisle 3.096.000,00 TL bedelli cezai şart faturası gönderdiklerini, faturanın davalıya iade edildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediğini ileri sürerek müvekkilinin cezai şart faturasına dayalı bir borcunun olmadığının tespiti ile davalı şirketin %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1594 E. 2015/1030 K. sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Öğrenci ve Personel Taşıma Sözleşmesi imzalandığını, davalının 10 adet aracının 4 yaş üzeri olduğunun ve 01 S 1363 plaka sayılı aracın izin belgesinin olmadığının tespit edildiğini, bu ihlallerle sözleşmeye aykırı davranılması nedeni ile 3.096.000,00 TL cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürerek bu miktarın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/2138 E., 2015/1364 K. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Öğrenci ve Personel Taşıma Sözleşmesi imzalandığını, davalının haksız yere fesih işlemini yaptığını ileri sürerek mahrum kalınan kâr kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı firmanın sözleşmeye aykırı davranarak ticari ilişkinin sona ermesine sebebiyet verdiğini, sözleşmenin 4.4 maddesi uyarınca davacının kendi adına kayıtlı en az 30 araç ile bu hizmeti vereceğini taahhüt ettiğini, yine aynı maddede araçların model ve yaşlarının da belirlendiğini, ancak 14-15.01.2015 tarihinde yapılan kontrollerde davacı şirkete ait 10 adet aracın 4 yaşın üzerinde olduğunun ve ayrıca 01 S 1363 plakalı aracın izin belgesinin olmadığının tespit edildiğini, tüm sözlü uyarılara rağmen ihlalin hizmet süresince devam ettiğini,
bu nedenle sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak menfi tespit davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak açtığı dava nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen 2015/1594 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmenin 4.4 ve 4.5 maddelerini ihlal etmediğini, hizmet ettiği süre boyunca hizmetini aksatmadan sürdürdüğünü, cezai şart ödenecek bir ihlalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen 2015/2138 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeyi haklı sebeple feshettiği, davacının sözleşmeye aykırı davranışlarının tespit edildiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; cezai şart isteme koşullarının oluşmadığı, 58 araçtan 18 tanesinin model yılının 2003-2009 yıllarına ait olduğu, davalı şirketin davacı taşıyıcı şirkete göndermiş olduğu 22 Şubat-5 Mart-3 Nisan ve 7 Nisan 2014 tarihli elektronik posta yazışmalarının incelenmesinde 01 S 0864 sayılı araç ile birlikte 3 aracın daha 2004 model oldukları ayrıca 29 adet 2009 ve daha eski araçlarla hizmet verildiği belirtilerek bunların değiştirilmesinin istenildiği,
davacı firmanın davalı şirkete gönderdiği 22 Şubat ve 7 Nisan 2014 tarihli cevabi e-posta yazışmalarından da bu durumun en kısa zamanda çözüleceğinin ve değiştirme işleminin yapılacağının ifade edildiği ancak sözleşmenin fesih tarihi olan 18.06.2015 tarihine kadar söz konusu araçların servis hizmetini vermeye devam ettikleri anlaşıldığından davalı şirketin taraflar arasındaki Öğrenci ve Personel Taşıma Sözleşmesini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen 2015/1594 E. sayılı davadaki cezai şart isteminin reddine, birleşen 2015/2138 E. sayılı davanın reddine karar verilmiş,
hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafından, sözleşmenin 18.06.2015 tarihinde feshedildiği, düzenlenen 25.06.2015 tarihli 3.096.000,00 TL tutarlı fatura ile geriye doğru 14-15.01.2015 tarihinden 18.06.2015 tarihine kadar olan süre için cezai şart alacağının talep edildiği, ancak, davalı tarafından, geçiş sürecinde, 4 yaş üzeri araçlarla yapılan taşımalara ilişkin, davacının bilgisi ve huzurunda, somut ihlale ilişkin olarak, gününde ve derhal yapılmış bir tespit bulunmadığı,
ayrıca, sözleşme gereği her yıl 15 Ağustos tarihine kadar, araç ve sürücülerine ilişkin belgelerin ibraz edilmesi gerektiği, davacının 2015 yılında taşıma işini gerçekleştirdiği ve davalı tarafından tüm yıl boyunca araçların çalışmasına müsaade edildiği, bu nedenle, davacının geçiş sürecinde sözleşmeye uygun araç çalıştırmaması nedeniyle, davalının, sözleşmeyi ileriye doğru haklı sebeplerle fesih hakkı doğmuş ise de, geriye dönük tespitle cezai şart talep etmenin sözleşmenin 4.5. maddesine uygun olmadığı, bu nedenle cezai şart koşullarının oluşmadığı,
birleşen 2015/2138 E. sayılı dosya yönünden ise, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeyi, sözleşmenin 4.4 ve 12.1-2 maddeleri gereğince haklı olarak feshettiği ve davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, tüm bu nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, cezai şart faturasından kaynaklanan menfi tespit davası, birleşen 2015/1594 E. sayılı dava, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağı davası, birleşen 2015/2138 E. sayılı dava ise, sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan kâr kaybı istemine ilişkin olup; uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafından, davacıdan cezai şart talep edilip edilemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, feshin haksız olması halinde ise davacının kâr kaybını talep edip edemeyeceği hususudur.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4272, K. 2024/7511, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama