KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/4919 E., 2024/6962 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/567 Esas, 2023/482 Karar
- Hüküm
- Asıl dava kısmen kabul, karşı dava karar verilmesine yer olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/252 E., 2021/429 K.
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; cam balkon sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin TR 2010/05950 Y faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, davalı firmanın müvekkiline ait faydalı model konusu ürünün ticaretini yaptığı, bu durumun "www.riowin.com.tr" adresinden görülebildiği, davalı eylemlerinin faydalı modelden doğan hakkın ihlali niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalının müvekkiline ait TR 2010/05959 Y sayılı faydalı modelden doğan hakları ihlal ettiğinin tespiti, meni ve refi ile 50.000,00 TL manevi zararın tazmine karar verilmesi talep etmiştir.
2. Karşı davacı vekili, davacı-karşı davalının TR 2010/05950 Y sayılı faydalı modelin hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, karşı davacı tarafından sunulmuş olan delilin ... firmasına ait tarihsiz bir doküman olduğu, anılan belgenin ne zaman kamuya sunulduğunun ve dava konusu faydalı modelden önce kamuya açıklanıp açıklanmadığının belirsiz olduğu, bu sebeple tekniğin bilinen durumunu gösteren bir doküman olarak dikkate alınmasının olanaklı olmadığı, Çin firmasının web sitesi incelendiğinde yine bu ürünün var olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte archive.org üzerinden yapılan incelemede hangi tarihten itibaren sitede var olduğu bilgisine rastlanmadığı,
asıl davada davalı tarafa ait kilitli teker siyah/metal gövdeli RİO.03.105 kodlu ürünün dava konusu faydalı modelin koruma kapsamında olduğu ve bu nedenle anılan ürünlere ilişkin üretim ve tanıtım, satış gibi ticari faaliyetlerin davacıya ait faydalı modelden doğan hakkın ihlali anlamına geleceği kanaatine ulaşıldığı, asıl dava bakımından davalıya ait ürünlerin dava konusu faydalı model belgesinin 1 ve 2 nolu istemlerinin koruma kapsamında olduğu, ancak 1 nolu istemin bekletici mesele yapılan mahkeme kararının kesinleşmesiyle hükümsüz kılındığı,
dolayısıyla davalı kullanımlarının davacıya ait 2 nolu istem yönünden faydalı modele tecavüz ve TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği, karşı dava bakımından davacı delillerinin dava konusu faydalı modelin yeni olmadığı iddialarının ispata yeterli bulunmadığı ve bu nedenle 2010/05950 sayılı faydalı modelin 2 nolu istem yönünden hükümsüzlüğünü gerektiren bir durum olmadığı,
tecavüz nedeniyle faydalı model sahibinin duyduğu acı, elem, ticari hayattaki güven zedelenmesini dikkate alarak manevi tazminatın miktarı genel hükümler çerçevesinde ve bir taraf için zenginleşme diğer taraf içinde ekonomik çöküntü sağlamayacak şekilde 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının eylemlerinin davacıya ait TR 2010/05950 sayılı 2 nolu istem yönünden faydalı modele tecavüz ve TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının faydalı modele tecavüzünün men ve ref-i ne, tecavüz konusu ürünlerin üretimi ve satışının sonlandırılmasına,
ürünlerin her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden mahiyette her türlü ticari faaliyetin sonlandırılmasına, faydalı model konusu ürünlerin üretimine yarayan vasıtaların ve kalıpların toplatılmasına, imhasına, 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın 2010/05950 sayılı 1 nolu istem yönünden bu istem hükümsüz kılındığı ve dava konusuz kaldığı için karar verilmesine yer olmadığına, 2010/05950 sayılı 2 nolu istem yönünden karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya arasında bulunan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davalı-karşı davacı tarafından üretilen ürünlerin davacıya ait faydalı model belgesinin koruma kapsamında olduğu, davalının ürününde bekletici mesele yapılan hukuk davasında hükümsüzlüğüne karar verilmeyen 2. isteme konu "ara parça (3)" unsurunun da tespit edildiği, bu istemin yeni olmadığının davalı-karşı davacı tarafça ispatlanamadığı,
davalı-karşı davacı söz konusu ürünün dava dışı bir firma tarafından Çin'den ithal edildiğini ileri sürmüş ise de, Çin dokümanında HID-T01 koduyla belirtilen ürünün davaya konuyu ürünler olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine;
davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, somut uyuşmazlık yönünden davanın konusuz kalmasının sebebi davaya konu faydalı model belgesinin (1) nolu isteminin yeni olmaması ve bekletici mesele yapılan mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması olduğu, bu durumda davanın açıldığı tarihte davalı-karşı davacı tarafın açmış olduğu davada kısmen haklı olduğu, bununla birlikte mahkemece vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı davacı taraf üzerinde bırakıldığı,
mahkemece, karşı dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde davalı-karşı davacının kısmen haklı olduğunun gözetilmesi ve buna göre takdir edilmesi gerekirken, karşı dava yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamının karşı davacı tarafa yükletilmesinin doğru olmadığı,
HMK'nın 353/1-b-2 maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına,
asıl davanın kısmen kabulüne, davalının eylemlerinin davacıya ait TR 2010/05950 sayılı faydalı model belgesinin 2 nolu istemi yönünden faydalı modele tecavüz ve TTK uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının faydalı modele tecavüzünün men ve ref-i ne, tecavüz konusu ürünlerin üretimi ve satışının sonlandırılmasına, ürünlerin her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden mahiyette her türlü ticari faaliyetin sonlandırılmasına, faydalı model konusu ürünlerin üretimine yarayan vasıtaların ve kalıpların toplatılmasına,
imhasına, 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava faydalı modelden doğan haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat, karşı dava faydalı model hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4919, K. 2024/6962, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama