KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5175 E., 2024/8470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1941 Esas, 2023/465 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/473 E., 2019/367 K.
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.11.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Cemil Deniz Arslan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takibe konu senedin müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalılardan ...'e muvazaalı olarak düzenlenip verildiğini, dosya alacaklısı ...'in de daha sonra dosyayı 03.02.2016 tarihinde diğer davalı ... Şirketi'ne yine muvazalı olarak temlik ettiğini, savcılık dosyasında ...'nin bonoyu ...'e bankalardan kredi çekebilmesi için teminat olarak verdiğini söylediğini, ...'in de 500.000,00 TL verdiği borca karşılık 700.000,00 TL'lik bono aldığı beyanında bulunduğunu iddia ederek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, bononun illetten mücerret olması sebebiyle davacının iddiasını ancak yazılı delille ispatlayabileceği, fakat iddiasını ispata yeter yazılı delil ibraz edemediği, açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, icra dosyasındaki alacağın, davalı ... tarafından diğer davalı ... Madencilik ...
A.Ş.'ye 03.02.2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile dava tarihinden önce temlik edildiği, davalı ...'in dava tarihinde alacaklı sıfatı kalmadığından ona karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, davalının, davacı şirkete ait madenin işletilmesi için aleti bulunmadığından davacı şirket yetkilisine borç olarak altın ve para verdiği, şirket yetkilisinin de şirket kaşesini basarak ve imzalayarak davalı ...'a 700.000,00 TL'lik davaya konu bonoyu verdiği,
dava dışı ...'nin bononun düzenleme tarihi olan 25.03.2013 tarihinde davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğu ve 26.08.2015 tarihine kadar bu görevine devam ettiği, davaya konu bononun düzenleme tarihinin 25.03.2013 olmasına rağmen 17.08.2017 tarihinde, bono verildikten yaklaşık 4 yıl sonra eldeki menfi tespit davasının açıldığı, davalının beyanından altın ve nakit olarak 500.000,00 TL verildiğinin anlaşıldığı,
davacı şirketçe bononun teminat olarak verildiği iddia edilmekte ise de, bu hususun yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, muvazaalı olduğu iddia edilen işlem tarafının muvazaa iddiasını kesin delillerle ispat etmesi gerekmesine rağmen ispat yükünü yerine getiremediği, davalı ...'in beyanından 500.000,00 TL borç verildiğinin anlaşılmasına göre davanın borç olarak verilmeyen 200.000,00 TL için kabulü ile bu miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken tümden reddinin yerinde olmadığı,
davalının bonoyu takibe koymakta haksız ise de kötü niyetli olmadığı kanaatine varıldığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının ...'ne karşı açtığı davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davacının Uşak 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4127 E. sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, şartlar oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edişmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5175, K. 2024/8470, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama