KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2023/5190 E., 2024/7089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/784 Esas, 2023/669 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/131 E., 2020/188 K.
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/76961 numaralı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, hem müvekkilinin dayanak markaları hem de başvuru markasının 03. sınıftaki malları kapsadığını ve bu malların ortalama tüketicilere hitap ettiğini, müvekkilinin dayanak markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, anılan markaların tanınmış bulunduğunu, dava konusu başvurunun ise "..." ibaresinden oluştuğunu,
bu haliyle anılan markanın ortalama tüketici nazarında müvekkilinin marka ailesinin yeni bir üyesi algısı oluşturacağını ve karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz hale geleceğini, müvekkilinin yıllarca adım adım oluşturduğu itibarının büyük zarar görmesine neden olacağını, dava konusu başvurunun aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, davalının daha önce de 2017/79628 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından söz konusu başvuruya karşı yapılan itirazın YİDK tarafından kabul edilerek başvurudan 3. sınıf malların çıkartıldığını,
davalı idarenin bunun dışında da çok sayıda kararda müvekkili lehine kararlar verdiğini ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-10584 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının "..." ibareli başvuru markasıyla davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı açısından sescil ve görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, mal benzerliği koşulunun da oluştuğu, dava konusu mallar açısından ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu,
idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, bu açıdan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesindeki karıştırılma koşullarının oluştuğu, her ne kadar davacı taraf SMK'nın 6/5 maddesi anlamında tanınmışlık, 6/9 anlamında da kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de bu hususların kanıtlanmadığı,
ancak bu durumun oluşan sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT'in 2018-M-10584 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/76961 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5190, K. 2024/7089, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama