İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/6261 K.2024/4081

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi…

Esas2023/6261Karar2024/4081Tarih20 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.398 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2023/6261 E., 2024/4081 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mayıs 2024
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/337 Esas, 2023/512 Karar
Hüküm
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.398 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

22.12.1999 tarihinde TMSF'ye devredilen Sümerbank A.Ş ile yine Fon bünyesinde bulunan Egebank, Yurtbank, Tütüncüler Bankası, Bank Kapital ve Ulusal Bank'ın 19.02.2001 tarihinde Sümerbank A.Ş. bünyesinde devren birleştirildiğini, daha sonra Sümerbank A.Ş. hisselerinin 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile OYAK'a satıldığını ve fiili devrin 10.08.2001 tarihinde tamamlandığını, Sümerbank'ın 11.02.2002 tarihinde OYAK bünyesinde devren birleştirildiğini, 2007 yılında hisseleri tekrar satışa konu olan bankanın ünvanının bu kez 07.07.2008 tarihinde ING Bank A.Ş. olarak değiştirildiğini,

ING Bank A.Ş. bünyesinde devren birleştirilen Yurtbank, Egebank, Sümerbank gibi bankaların yönetiminin ve denetiminin Fon tarafından devralınmasından sonra anılan bankalarda bulunan hesaplarının kendilerinin bilgi, talimat ve iradesi dışında off shore bankasına havale edildiği iddiasıyla (Oyakbank A.Ş.) ING Bank aleyhine açılan davaların aleyhe sonuçlanması üzerine gönderilen icra emirlerine konu borçların ING Bank tarafından ödendiğini, OYAK ile TMSF arasındaki hisse devir sözleşmesinin 6 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası hükmü uyarınca tazmine konu edildiğini,

davacı Fon tarafından ING Bank A.Ş.’ye ihtirazi kayıtla 24.02.2012 tarihi itibariyle ödenmeye başlandığını, oysa Sümerbank'ın OYAK'a hisse devrini konu olan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesine Sümerbank'ın toplam aktiflerinin bir kısmının dahil edildiğini, devredilmeyen büyük kısmın Fon bünyesindeki başka bir bankaya devredildiğini, ticaret hukuku kapsamında ve buna bağlı olarak külli halefiyeti doğuracak tarzda bir banka birleşmesinin söz konusu olmadığını, malvarlığı bütün halinde devredilmediğinden bünyesinde birleşen şirketin alacaklılara karşı sorumluluğunu kabul etmenin isabetli olmadığını ileri sürerek,

davalıya ihtirazi kayıtla yapılan ödemelerden talimatı olmayanlar hariç tutularak hesaplanan alacağın tahsili için davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine davalının vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine TMSF ile OYAK arasında akdedilen 09.08.2001 tarihli sözleşmenin, bankanın satışı amacıyla hisse senetlerinin %100'ünün devri niteliğinde yapılmış bir sözleşme olduğunu, bu sözleşmenin tarafı olmayan davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, hisse devir sözleşmesinin 6 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasında açıkça, bankanın, hisse devir sözleşmesinden önceki işlemlerinden kaynaklanan 3. kişilerin her türlü alacak taleplerine ve davalara dair veya yargısal yaptırımlara ilişkin sorumluluğun TMSF'ye ait olduğunun düzenlendiğini, bankanın böyle bir talep,

dava veya yaptırımla karşılaştığında sorumluluğunun sadece davayı ihbar yükümlülüğü ile sınırlı olduğunu, ihbarı takiben her türlü işlemin TMSF tarafından borcu üstlenen sıfatı ile yürütüleceğini, maddi ve hukuki sorumluluğun tamamıyla TMSF'ye ait olduğunun kabul edildiğini, davacının hisse devir sözleşmesini imzaladığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14 üncü maddesine göre, TMSF'nin yönetimi ve denetimi kendisine intikal eden bankanın, gerekiyorsa zararlarını da devralmaya yetkili bulunduğunu, alacakları ve zararı devralmanın borç üstlenilmesini de içerdiğini, yine aynı maddede,

devir işlemlerinde alacaklıların ve borçluların rızası aranmaz hükmü uyarınca TMSF'nin bir kabule bağlı olmaksızın altı bankanın off shore borçlarının artık TMSF'nin borcu haline geldiğini ve borcun yasa gereği alacaklının rızasına ihtiyaç duyulmaksızın nakledildiğini, davacının evvelce yönetimine el koyduğu bankaların mudilerinin kredi dışı hesapları ile off shore hesaplarının üstlenilmesine 06.05.2002 sayılı yönetim kurulu kararı ile ve bu kararı takip eden 09.10.2003 tarih, 575 sayılı ve 08.02.2007 tarih, 58 nolu kararları ile karar verdiğini, bu kararın dayanağını TMSF ile OYAK arasındaki hisse devir sözleşmesi oluşturduğunu,

bu kararda açıkça off shore alacak davalarının aleyhe gelişmesi halinde borç ve taahhütleri üstleneceğinin belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ş. yanında davaya katılan Fer'i Müdahil OYAK vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, TMSF'nin off shore hesaplarından dolayı sorumlu olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğunu savunarak kesin hüküm nedeni ile davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/24 E., 2018/325 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli ve 2018/1365 E., 2019/1548 K. sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 24.01.2022 tarih, 2020/4486 E. ve 2022/558 K. sayılı kararı ile; davacı vekili, davacı tarafından tamamı davacıya ait Sümerbank A.Ş. hisselerin 09.08.2001 tarihinde dava dışı OYAK’a satıldığını, daha sonra Sümerbank A.Ş.’nin Oyakbank A.Ş.’ye iltihak ederek onunla birleştiğini ve en sonunda dava dışı OYAK tarafından kendisine ait Oyakbank A.Ş. hisselerinin Hollanda’da mukim ING Bank N.V. isimli şirkete 18.06.2007 tarihinde satıldığını açıklayarak, bu son satışa ilişkin sözleşmenin mahkemece dosyaya kazandırılmasını talep ederek bu durumda davanın daha iyi anlaşılacağını bildirdiği,

bu durumda mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31 inci maddesi gereğince davacı vekilinin bu talebi karşılanarak, Oyakbank A.Ş hisselerinin Hollanda'da mukim ING Bank NV isimli şirkete 18.06.2007 tarihinde satışına ilişkin sözleşmenin taraflardan istenilerek veya bu satış Türk kamu otoritesinin onayına tabi olduğundan Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu Kurumundan (BDDK) talep edilerek tarafların tüm delilleri eksiksiz olarak toplandıktan sonra yeni bir bilirkişi heyetinden tüm delillerin ve önceki bilirkişi raporunun da incelendiği bir rapor aldırılarak davanın iyice aydınlatılıp elde edilen sonuca

göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yazılı şeklilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

TMSF ve OYAK grubunun birlikte görevlendirilmesi ile bağımsız bir denetim şirketinden, Birleşik Sümerbank A.Ş.'nin devir öncesinde mali tabloları ile ilgili bilançosunu içeren mali durum tespit raporunda da 10.08.2001 tarihi itibariyle Birleşik Sümerbank A.Ş.'nin 6.300.000.000,00 TL bilanço büyüklüğünün tespit edildiği, bu bilanço büyüklüğünün 4.300.000.000,00 TL'lik kısmının fon bünyesinde kaldığı, bakiye 2.013.412,00 TL'lik kısmının ise hisse devir sözleşmesine göre OYAK'a devredildiği,

bu devre ilişkin devir bilançosunda ise ileride borç veya alacak doğuracak hak ve yükümlülüklerin izlendiği bilanço dışı nazım hesaplarında herhangi bir bakiye mevcut olmadığının anlaşılması karşısında yükümlülük ve taahhüt kalemleri içinde off shore hesaplarının devre konu edilmediğinin görüldüğü, zaten TMSF Varlık Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yazılan 09.02.2012 tarihli yazı içeriğinde dahi, OYAK grubuna devredilen 2.013.412,00 TL'lik pasif kalemleri arasında off-shore hesaplarının devre konu olmadığının açıkça kabul edildiği,

bir başka ifade ile adı geçen yazıda da "Off-shore hesapların OYAK'a devredilen 10.08.2001 tarihli Sümerbank bilançosunda yer almasının mümkün olmadığı, davalara konu hesaplarla ilgili off shore mudilerinden toplanan paraların kaydedildiği, (308 ve 309 nolu) hesaplarla ilgili olarak OYAK'a yıllık devrinin yapılmadığı" ifadelerine yer verildiği, böylelikle off shore mevduat hesaplarının devir öncesinde Sümerbank A.Ş.'nin bilançosunda pasif tarafta yer aldığı, bu şekilde hesapların Oyak grubuna devredilen bilanço kalemleri arasında bulunmadığı, dolayısıyla TMSF bünyesinde kaldığının tespit edildiği,

öte yandan ek raporda da irdelendiği üzere 18.06.2007 tarihli hisse satım sözleşmesinin davaya konu olan ve yukarıda irdelenen 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ilgilendirilebilecek hükümlerine raporda yer verildiği, adı geçen sözleşmenin 2.1 maddesi dışında somut olaydaki uyuşmazlık ile ilgili başkaca bir uyuşmazlık maddesi tespit edilemediği gibi davacı vekiline verilen süreye rağmen başkaca bir somutlaştırma dahi yapılamadığı, buna göre adı geçen sözleşmenin 2.1 maddesinde yer alan düzenlemeye göre, "İhbar olunan ...

(Satıcı) ile ING Bank N.V. (Alıcı) arasında, satıcının sahip olduğu banka hisselerinin tamamının satıcı tarafından alıcıya satılması için 18.06.2007 tarihinde hisse satım sözleşmesinin "2.1 Hisselerin Satışı ve Devri" maddesinde.

“İşbu sözleşmenin şartlarına tabi olmak kaydıyla, satıcı (1) işbu sözleşmenin tarihinde ihraç edilmiş olan ve tedavülde bulunan 874.364.991 adet banka hissesini ve bankanın madde 4.5 uyarınca ihraç ettiği sermaye arttırımında kullanılan banka hisselerini alıcıya her türlü takyidattan ari olarak kapanışta satmayı ve devretmeyi, alıcı da bunları satıcıdan bu şekilde satın almayı ve iktisap etmeyi kabul etmektedir.” şeklinde olduğu, sözleşmenin m.2.9 ile TMSF ile akdedilen sözleşmeler kısmında;

kapanışın gerçekleştiği tarihten itibaren, bankanın TMSF hisse devir sözleşmesi ve şimdiye kadar TMSF ile akdetmiş olduğu ve işbu sözleşmede belirtilen diğer sözleşmeler ve mutabakatlar tahtındaki bütün yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceği; yalnızca madde 2.9 (a) hükmüne tabi olmak kaydıyla, satıcının, bankanın herhangi bir yükümlülük;

harcama, masraf, zarar ya da ziyanı konusunda hisse devir sözleşmesi uyarınca veya şimdiye kadar TMSF ile akdedilmiş olan diğer sözleşmeler ve mutabakatlar uyarınca TMSF'den, yahut, satıcının banka lehine TMSF'den bulunabileceği taleplerden bankayı ya da alıcının tercihine göre, alıcıyı beri tutacağı;

satıcının, kendisinin Banka ile ilgili olarak TMSF'ye verdiği taahhütlerden kaynaklanan her türlü yükümlülükten alıcıyı beri tutacağı, söz konusu yükümlülüklerin, satıcının TMSF Hisse Devir Sözleşmesi ve ilgili protokoller ve şimdiye dek Satıcı ile TMSF arasında Banka veya Bankanın selefi olan başka kuruluşlarla ilgili olarak kapanıştan önceki dönemle ilişkili herhangi bir olay, işlem ya da hadise konusunda akdedilmiş diğer sözleşmeler tahtındaki yükümlülükleri de içerdiği fakat bunlarla sınırlı olmadığı hususlarına yer verildiği,

adı geçen sözleşmede ihbar olunan OYAK'ın "satıcı" olarak gözükmekte iken dosyamızda fer'i müdahil olarak gözüken ...ise "alıcı" konumunda olduğu, söz konusu sözleşme ile "satıcı" OYAK sahip olmuş olduğu banka hisselerinin tamamını "alıcı" durumundaki ING Bank N.V.'ye satılması amacı ile 18.06.2007 tarihli hisse satım sözleşmesine adı geçen banka ile taraf olduğu,

sözleşmedeki dayanak maddeden anlaşılacağı üzere satıcı OYAK'ın, alıcı durumundaki bankayı herhangi bir yükümlülük, harcama, masraf zarar ya da ziyanı konusunda adı geçen hisse devir sözleşmesi uyarınca veya sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle, TMSF ile akdedilmiş olan diğer sözleşmeler ve mutabakatlar ile ilgili alıcıyı beri tutacağı, buradaki alıcının ise ING Bank N.V. olduğu,

öte yandan "satıcı" OYAK'ın kendisine banka ile ilgili TMSF'ye verdiği taahhütlerden kaynaklanan her türlü yükümlülükten de "alıcı" ING Bank N.V.'yi beri tutacağı, o halde 10.08.2001 tarihli kesin bilançoya göre OYAK grubuna devredilen 2.013.412,00 TL'lik pasif kalemler arasında off shore hesaplarına ait bir devir bulunmadığı gerçeği karşısında artık 18.06.2007 tarihli hisse devir sözleşmesine göre de OYAK'ın sorumlu tutulmasına esas olabilecek herhangi bir düzenlemenin mevcut olmadığı,

bu nedenle davacı ile OYAK arasında imzalanan sözleşmenin içerikleri nedeniyle davalı ile fer'i müdahil durumundaki bankanın sorumluluğunu gerektirir hukuki ve fiili bir durumun ispatlanamadığı, öte yandan raporlarda da irdelendiği üzere 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin 6 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası içeriği dikkate alındığında banka ve bankaya devir edilen diğer bankaların müşterileri tarafından açılmış ve açılacak davalar kapsamındaki tüm sorumluluğun TMSF'ye ait olduğu,

zaten Sümerbank A.Ş.'nin bilançosundan OYAK grubuna ve akabinde ise ING Bank A.Ş.'ye devrolunan 10.08.2001 tarihli bilançoda da dava konusu edilen alacağın dayanağı durumunda olan off shore mevduat hesaplarının devre konu olmadığının açık ve kesin olarak tespit edildiği, bu durumun açıklandığı üzere TMSF Daire Başkanlığının bizatihi düzenlediği 09.02.2012 tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı, dosyadaki bilirkişi raporları ile 18.06.2007 tarihli sözleşme dahi dikkate alındığında davalının da sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece somut bir gerekçe ortaya konulamadığını, davanın konusunun teknik anlamda mahkemece irdelenmediğini, 2001 tarihinde Sümerbank'ın hisselerinin 50.000,00,00 TL gibi sembolik bir bedelle ve devir tarihindeki öz kaynağı sıfır olacak şekilde OYAK'a devredildiğini, satış kapsamında OYAK'a, Sümerbank'ın 6.300.000.000,00 TL olan toplam aktiflerinin yaklaşık 2.000.000.000 TL'lik kısmının devredildiğini, OYAK tarafından satın alınmayan 4.300.000.000,00 TL'nin ise Kentbank'a ve Etibank'a devredidiliğini,

off-shore mevduat hesaplarının garanti kapsamında yer almaması sebebi ile sözleşmede belirlenen yükümlülük ve taahhüt kalemleri içine off-shore mevduat hesaplarının yer almadığını, ancak açılan davalardan sonra bütün yükün devlete yüklendiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan OYAK'ın ise mahkemece tüm sorumluluklardan ari tutulduğunu, külli halefiyet doğuracak şekilde bir birleşmenin söz konusu olmadığını, tüm sözleşmenin irdelenmesi gerektiğini, sözleşmenin sadece 6 ncı maddesinden ibaret olmadığını, bu maddenin lafzının dayanak yapılmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun genel prensiplerine uygun düşmediğini,

gerek ana sözleşmelerin gerekse de ek protokollerin geniş kapsamlı düzenlenmiş olmasına rağmen hiçbir şekilde off shore davalarına ve hesaplarına ilişkin hüküm içermediğini, sözleşmenin 6 ncı maddesinin off shore hesaplarından doğan borçları da kapsayamayacağını, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişilerin bilanço incelemesi yapmadıklarını, 2001 ve 2007 tarihli hisse devir sözleşmeleri arasındaki devir bedeli tutarı arasındaki uçurumu sorgulamadıklarını, 18.06.2007 tarihli sözleşmenin hükümleri ile karşılıklı taahhütlerinin hiç incelenmediğini, sadece birkaç satırla geçiştirildiğini,

bilirkişilerin yalnızca davalının dosyaya emsal olarak ibraz ettiği bilirkişi raporunu baz aldıklarını, bozma ilamında yer alan yeni bir bilirkişi heyeti teşkili koşulunun oluşmadığını, 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesinin sadece taraflar arasında geçerli olduğunu, bu taahhütlerin üçüncü kişilere veya haleflerine yönelik bir edim yükümlülüğünü içermediğini, kaldı ki OYAK tarafından dava dışı ING N.V'ye devredilen bankanın TMSF'nin OYAK'a devrettiği banka olmadığının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle OYAK tarafından devir yapılırken müvekkilinden izin alınması gerekirken bunun yapılmamasının devirde şüphe doğurduğunu,

bilirkişi raporunda 09.02.2012 tarihli iç yazışmadan alıntılar yapılarak sonuca ulaşıldığını, bilirkişi raporunda hisse devir sözleşmesinde off-shore mevduat işlemleri ile ilgili olarak banka müşterileri tarafından açılmış davalardan, banka yöneticilerinin mevzuata aykırı eylemlerinden OYAK ve bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğması şartına bağlandığı belirtilmek sureti ile sanki bu mevduata ilişkin açık hüküm varmış gibi davranıldığını, icra takibine konu alacağın temelinde güvence altında olmayan mevduatların olduğunu, mudilerin talimatı olmadan gönderilen yönünden bir takibin söz konusu olmadığını,

bu sebeple TMSF ile OYAK arasında imzalanan hisse devir sözleşmesinde yer alan ve doğacak her türlü borçtan TMSF'nin sorumlu olacağına ilişkin hükümlerin off shore hesaplarından doğacak borçları da kapsadığı, emsal gösterilen dosya ile işbu dosyanın dayanağı olan icra dosyaların tarafları aynı olsa da içeriğinin ve tutarının farklı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, off shore hesabı sahibi mudiler tarafından İng Bank A.Ş. aleyhine açılan davaların banka aleyhine sonuçlanması üzerine, banka tarafından hesap sahiplerine ödenen paraların, davacı TMSF tarafından ihtirazi kayıtla İng Bank A.Ş.’ye ödenmesinden sonra, bu paraların İng Bank A.Ş.’den talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6261, K. 2024/4081, 20 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6261
Karar No
2024/4081
Tarih
20 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6264 K.2024/3563
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/6267 K.2024/5607
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6270 K.2024/3409
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6271 K.2024/3542
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/6274 K.2024/3561
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/6275 K.2024/7330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.