İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1176 K.2025/305

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2024/1176Karar2025/305Tarih21 Ocak 2025Okuma6 dk · 1.146 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/1176 E., 2025/305 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2025
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/727 Esas, 2023/1995 Karar
Hüküm
Davanın kabulü
İlk derece mahkemesi
Osmancık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Sayısı
2018/411 E., 2019/493 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.146 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... Kalıpçı ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden aldığı 410.000,00 USD borç hakkında düzenlenen 21.10.2011 tarihli protokol uyarınca müvekkilinin alacağının olduğunu ileri sürerek 410.000,00 USD alacağın 725.000,00 TL’sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı protokole dayanılarak davacı tarafından açılan dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, yine 21.10.2011 tarihli protokolde bahsi geçen bonolara istinaden Osmancık İcra Müdürlüğü’nün dosyası ile icra takibi başlatıldığından aynı alacak için bu davanın açılamayacağını, sunulan protokoldeki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosyaya sunulan 15.08.2019 tarihli sulh sözleşmesindeki imzanın davalı tarafça inkâr edildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda sulh sözleşmesindeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği, ...'ın her ne kadar kısıtlı olduğundan bahsedilmişse de, kısıtlılık kararının mahkemenin 30.07.2018 tarihli kararı ile ortadan kaldırılmasına karar verildiği, 27.07.2022 tarihinde ise doğrudan ek karar ile davalı şirket temsilcisinin kısıtlılığının kaldırıldığı,

davalı şirket temsilcisinin akıl hastalığı ya da akıl zayıflığına yönelik bir iddia bulunmadığı, davanın 20.02.2018 tarihinde açılmasına rağmen, aşamalarda bu yöne ilişkin hiçbir itiraz veya savunmada bulunmayan davalı vekilinin işbu beyanının, ancak Adli Tıp Kurumu raporu geldikten sonra rapora itiraz kapsamında ileri sürülmüş olması, davalı şirket temsilcisinin işlem yapma ehliyetine ilişkin akıl hastalığı ya da akıl zayıflığına yönelik bir durumun bulunmaması,

davaya konu belge tarihi ve dosyadaki yapılmış aşamadaki işlemler nazara alındığında, en azından 27.07.2022 tarihinden sonra kısıtlılığı her açıdan kalkmış bulunan davalı şirket yetkilisi asilin, asil olarak zımnen kısıtlılık açısından belgeye onay verildiğinin kabulü gerektiği, davalı vekilinin bütün aşamalar tamamlandıktan sonra kısıtlılığa yönelik beyanına itibar edilmediği,

15.08.2019 tarihli sulh sözleşmesinin 2. ve 10. maddesi ile sulh sözleşmesi istinaden ek sözleşme başlıklı davalının imzası bulunan tarihsiz belge değerlendirildiğinde, sulh sözleşmesindeki toplam tutarın 12 eşit taksitte ödeneceği ve ilk üç taksitin zamanında ödenmemesi halinde sulh sözleşmesinin 8. maddesinde Koray ve ...'in vaad ettiği toplam tutarın %25'inden feragat etmeyeceğinin belirtildiği,

bu itibarla, davalının sulh sözleşmesiyle borcu kabul ettiği ancak sulh sözleşmesine göre yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 725.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, alacak istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

1.Alacak istemiyle açılan davada, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Davacı tarafça istinaf aşamasında dosyaya 15.08.2019 tarihli sulh sözleşmesi sunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince bu belge değerlendirilmeksizin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmadığından, Dairemizin 23.02.2022 tarihli 2020/5214 E. 2022/1211 K. sayılı kararıyla mahkeme kararı bozulmuş ve dosya mahalline geri gönderilmiştir.

Mahkemece, yapılan incelemede nihai olarak, sulh sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek protokolün geçerli olduğu, sözleşmeye zımnen onay verildiğine kanaat getirilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı şirket yetkilisi ...'ın hükümlü olduğu gerekçesiyle 02.05.2018 tarihli mahkeme kararıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 407. maddesi gereğince kısıtlandığı, İskilip Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararıyla kısıtlı ... hakkında 11.05.2018 ile 07.11.2018 tarihleri arasında infazın ertelenmesine karar verildiği, bu dönemde kısıtlının hapis hali geçici olarak ortadan kalktığından kısıtlılık halinin de bu dönemde ortadan kalktığının mahkeme kararıyla tespit edildiği,

TMK'nın 471. maddesine göre, mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı, hükümlünün 11.06.2021 tarihinde hükümlülük halinin sona erdiği, bu sebeple Osmancık Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.07.2022 tarihli 2018/146 E. 2018/237 K. sayılı kararıyla vesayetin son bulduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.

TMK'nın 407. maddesi, "Kısıtlama" ana başlığı altında "Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza" madde başlığıyla düzenlenmiş olup, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.

Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.

Aynı Kanun'un "İlan" madde başlığıyla düzenlenen 410. maddesine göre, kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez.

Somut olayla ilgili olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki (TTK) hükümlere bakılacak olursa; 629. maddesi uyarınca, müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanun'un anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Buna göre, 363/2 hükmü uyarınca da, yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır ya da bir üye üyelik için gerekli kanuni şartları yahut esas sözleşmede öngörülen nitelikleri kaybederse, bu kişinin üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.

Yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı gözetilerek, davalı şirket yetkilisi ...'ın kısıtlılık halinin süresi, kısıtlılık kararının ilan edilip edilmediğinin tespiti ile kısıtlının katıldığı hukuki işlemlerin sıhhatinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece hatalı değerlendirme ile sonuca varılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

2.Bununla birlikte, davacı tarafça dosyaya sunulan sulh sözleşmesinin davalı tarafa tebliğ edildiği ve bu belgeyle ilgili davalı tarafça itiraz ileri sürüldüğü, ancak tarihsiz-sulh sözleşmesine ek sözleşmenin davalı tarafa tebliğ edilip bu belgeyle ilgili beyan ve itirazlarını sunmasına imkan verilmediği, ek sözleşmedeki ... adına atılı imzanın sıhhatinin de araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim temyiz dilekçesinde davalı taraf bu belgedeki imzaya da itiraz etmektedir.

Sulh sözleşmesinin 8. maddesinde; "... ve ... bu anlaşma sonucunda toplam tutarların %25'inden feragat edeceğini beyan etmiştir." düzenlemesine yer verilmiş; ek sözleşmede ise, sulh sözleşmesinde 12 taksit halinde ödenmesi kararlaştırılan tutarın ilk 3 taksidi zamanında ödenmezse ... ve Koray Uyseler'in feragatinin geçersiz olacağına hükmüne yer verilmiştir.

Mahkemece sulh sözleşmesi geçerli kabul edilerek davacının alacak talebi kabul edilmiş ise de, bir kısım alacaklardan feragata dair ilgili hükümler değerlendirilmemiştir.

Bu durumda, mahkemece öncelikle, ek sözleşmedeki ... adına atılan imzanın da kendi eli ürünü olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, imzanın ...'in eli ürünü olduğuna kanaat getirilir ise, feragate ilişkin hükümlerin ayrıca değerlendirilerek sonuca varılması gerektiğinden, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1176, K. 2025/305, 21 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. IV. Temyiz
  8. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1176
Karar No
2025/305
Tarih
21 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1177 K.2025/445
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1180 K.2025/334
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1183 K.2025/48
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1185 K.2025/335
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/1196 K.2025/347
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/1198 K.2025/905

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.