KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1384 E., 2025/617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1655 Esas, 2023/1778 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/257 E., 2020/15 K.
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya 10.08.2004 tarihinde 30.000,00 TL, 16.08.2004 tarihinde 10.000,00 TL, 17.08.2004 tarihinde 10.000,00 TL, 27.09.2004 tarihinde 100.000,00 TL, 19.10.2004 tarihinde 100.000,00 TL, 27.10.2004 tarihinde 50.000,00 TL ve 02.11.2004 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL borç verdiğini, müvekilinin yetkilisi olduğu dava dışı ... İnş.Taah. San. Tic. Ltd. Şti. (... Ltd.
Şti.) ile davalı arasında devam eden ticari ilişki olduğundan müvekkilinin davalıya güvendiğini, hesabın kapanması hususunu zamana bıraktığını, davalının, ... Ltd.
Şti.'nce Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu edilen 2.144.288,31 TL'yi ve müvekkiline olan borcunu ödemediğini, davalı şirketin 01.01.2005-30.09.2005 tarihli mizanında ve mizana uygun 2005 yılı 3. dönem geçici vergi beyannamesinde müvekkiline olan borcunun 526.000,00 TL olarak göründüğünü, borcun ödenmesi konunda gönderilen 20.02.2014 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının havale yaptığı bir bedel var ise bunun müvekkiline olan borcun ödenmesi olduğunu, davacının alacağını 10 yıl sonra talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, mizan kayıtlarının ticari defterlerin alt belgesi olmadığını, mizan kayıtlarında iddianın dayanağının davacının 320 satıcılar hesabında yer aldığını, müvekkilinin kayıtlarına göre ... Ltd.
Şti. ve davacının kendisi ile 2010 yılında yapılan mutabakat sunucu defter ve kayıtlardaki hesapların kapatıldığını, bu sebeple davacı ... yetkilisi olduğu şirkete müvekkilinin borcu bulunmadığını, ... Ltd.Şti. ile müvekkilinin 10 yıllık ticari ilişkisinin sonlanması üzerine çıkan ihtilafın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1438 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, ... Ltd.
Şti. ile müvekkilinin muhasebe kayıtlarının aynı mali müşavirler tarafından tutulduğunu, ihtilaflı kayıtlar oluşturulduğunu, davacının kendi lehine fiktif kayıt oluşturmasının ihtimal dahilinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... davacının temsilcisi olduğu ... Ltd. Şti.'ne ait ticari defterlere göre dava tarihi itibarıyla davalı şirketin ... Ltd. Şti.'ne 2.144.288,31 TL borçlu olduğu, bu miktarın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1438 E., 2015/844 K. sayılı ilamı ile kesinleştiği, davalı şirketin ...
Ltd.Şti.'ne olan 2.144.288,31 TL borç bakiyesinin içerisinde davacının dava konusu yaptığı 500.000,00 TL tutarlı ödemenin yer almadığı, davalının ticari defterlerinde davacının, davalıya yaptığı 500.000,00 TL ve dava konusu yapılmayan 26.000,00 TL tutarlı ödemeler kayıt edilmek suretiyle 27.01.2010 tarihine kadar davacının, davalı şirketten 526.000,00 TL alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu; ancak bu bedelin 27.01.2010 tarihinde tamamının belgesiz biçimde 195 iş avansları hesabına atılmak suretiyle sıfırlandığı,
davalı şirkete ait ticari defterlere göre davacı tarafından davalı şirkete gönderilen 500.000,00 TL’nin davalı tarafından banka masraflarına, mal tedarikçilerine, (davalı ortağı) ...’na ve davalı çalışanı ...’e ödendiğinin görüldüğü, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve kesinleşen ... Ltd.Şti.'nin, davalıdan 2.144.288,31 TL alacağı kapsamında ...’nun şahsi hesabından, davalıya gönderilen "dava konusu tutarlar dışında" bir ödemeye rastlanmadığı, ...
Ltd.Şti.'nin, davalının taşeronu olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete gönderilen paralara ilişkin dekontlarda, paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamaya yer verilmemiş ise de davalının ticari defterlerinde davacı ile arasındaki kayıtlar ilk olarak 320 satıcılar hesabında takip edilmekte iken, 01.01.2005 tarihinde 526.000,00 TL tutarlı bakiyenin 336 diğer çeşitli borçlar hesabına virman yapıldığı, 27.01.2010 tarihinde de bu tutarın tamamının 195 iş avansları hesabının 003 kırılımlı “Merkez Kasa İş Avansları” hesabına belgesiz biçimde virman yapılmak suretiyle kapatıldığı,
davacı tarafından gönderilen paranın başlangıçta herhangi bir borca mahsup edilmediği nazara alındığında dava konusu 500.000,00 TL'nin davalı şirkete borç olarak gönderildiği, bu nedenlerle davacının davalı şirketten 500.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönden hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b (1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1384, K. 2025/617, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama