KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2024/1388 E., 2025/876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/348 E., 2023/1847 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/386 E., 2021/380 K.
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 2.851,20 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi kapsamında ameliyatlarda ilgili malzemenin kullanılmasına rağmen SUT'ta belirtilen kriterlere uyulmadan ve yanlış kodla Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle, davalı Kurumca davacı şirketin işletmiş olduğu ... Hastanesinin hak edişlerinden yapılan 183.970,34 TL asıl alacak ve 143.806,94 TL faiz olmak üzere toplam 327.777,28 TL kesintinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin kesinti tutarından borçlu olmadığının tespiti ile yapılan kesintinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Kurum müfettişi tarafından yürütülen soruşturma neticesinde usulsüzlüğün tespit edildiğini, 2016 yılı sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şartın uygun olması nedeni ile davacı tarafça yapılan itirazın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu ile davalı Kurum tarafından yapılan 181.119,14 TL kesinti ile belge ibraz etmeme nedeniyle uygulanan cezanın mevzuata olduğunun, 2.851.20 TL'lik kesintinin ise haksız olduğunun belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.851,20 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davaya konu kesintilere konu işlemlerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalı Kurum tarafından belge ibraz etmemenin cezasının yanlış hesaplandığını, müvekkili tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, kaldırma kararına uygun olmayan bilirkişi heyeti tarafından rapor hazırlandığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, özel sağlık kuruluşu işletmecisi şirketin mevcut hizmet sözleşmesine dayalı olarak davalı Kurumun haksız kesinti yaptığı iddiası ile yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına ve ameliyatlarda kullanılan malzemenin SUT'ta belirtilen kriterlere uyulmadan ve yanlış kodla kuruma fatura edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1388, K. 2025/876, 17 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama