KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/1444 E., 2024/9118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2108 Esas, 2023/1643 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/228 E., 2021/442 K.
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "nef" ve "nefes" ibareli markaların sahibi bulunduğunu, "nef" ibareli markasının tanınmış olduğunu, davalının "onefes" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu markanın benzer olup iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın davacının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını beyanla 2017-M-6177 sayılı YİDK kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in yaşam ve kariyer koçluğu yaptığını, sektöründe bilinen ve saygı duyulan biri olduğunu, müvekkili davalının 2000 yılından bu yana çok sayıda katılım, teşekkür ve başarı belgesi bulunduğunu, pek çok gazetede röportajlarının yayınlandığını, KYK yaşam ve kariyer koçluğu alan adının google aramasında ilk sırada yer aldığını, eriştiği insan sayısının oldukça geniş olduğunu, davalı müvekkilinin facebookta da paylaşılan bazı aktivitelerinin ana noktasının nefes eğitimi olduğunu bu nedenle nefes sözcüğünün davalı müvekkili tarafından uzun süredir markası ile birlikte kullanıldığını,
tarafların markaları farklı olduğu gibi kullanıldıkları alanların da farklı bulunduğunu, davalı müvekkilinin tüketici kitlesinin bilinçli bulunduğunu ve uzun araştırmalar sonucunda bu markaya ulaştığını beyanla davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacıya ait “nef” esas unsurlu markalar ve 2011/78705 sayılı ve “nefes” ibareli marka ile davalıya ait dava konusu 2016/73241 sayılı "onefes" ibareli marka arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı yanın “onefes” markası üzerinde aynı KHK'nın 8/3 maddesi uyarınca kazanılmış hakkının bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu "Onefes” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Nef" ve "Nefes" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet 2011/78705 sayılı ve "nefes" ibareli markası kapsamında dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 16, 35, 41 ve 44. sınıf mal ve hizmetler yer almadığı gibi bu mal ve hizmetlerle benzer mal ve hizmetinde bulunmadığı, dolayısıyla davacının anılan markası ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliği bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı,
davacının itirazına mesnet "nef" ibareli markaları yönünden ise, dava konusu başvuru ile davacının bu markaları arasında, emtia benzerliği bulunmasına rağmen marka işaretleri benzer olmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı, dava konusu başvurunun ilgili tüketici nezdinde "o-nefes" şeklinde algılanacağı, bu hali ile davacının "Nef" asıl unsurlu markalarından, işitsel, görsel ve anlamsal olarak yeterince farklılaştığı, diğer yandan davacının itirazına mesnet "Nefes" ibareli markasının tanınmış olduğunun ispatlanmaması, davacının "nef" ibareli markaları ile dava konusu başvuru benzer bulunmadığından,
anılan davacı markalarının tanınmış olmasının sonuca etkili bulunmaması karşısında somut olay bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/5. maddesindeki koşulların da oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1444, K. 2024/9118, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama