İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/212 K.2024/2703

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/212Karar2024/2703Tarih3 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.472 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/212 E., 2024/2703 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
Sayısı
2023/2 Esas, 2023/1 Karar
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.472 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ...., Av. ... Gafıroğlu ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ''Kanal Dağıtım Lisansı Sözleşmesi'' akdedildiğini, sözleşmeden kaynaklanabilecek uyuşmazlıkların çözümünün tahkim yoluyla gerçekleştirilmesi hususunda anlaştıklarını, davalının, sözleşmeden doğduğunu iddia ettiği alacaklara karşı iki ayrı icra takibi başlattığını, davacının borca itirazı üzerine İstanbul Tahkim Merkezi nezdinde itirazın iptali davası açıldığını ve davanın karar verilerek sonuca bağlandığını,

davacının yabancı sermayeli bir şirket olması nedeniyle uyuşmazlığın 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (4686 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yabancılık unsuru içerdiğini, bu durumun görev belgesinde de belirtildiğini, dava konusu hakem kararının anılan Kanun'un 15 inci maddesi kapsamında ve re'sen gözetilecek hususlardan dolayı birden fazla iptal sebebiyle malûl olduğunu, tahkim süresi içerisinde verilmiş bir hakem kararı bulunmadığını, tahkim süresinin başlangıç tarihinin 15.07.2021 olduğunu, sürenin son olarak 29.05.2023 tarihine uzatıldığını, kararın en geç bu tarihte verilmesi gerektiğini,

kararın İstanbul Tahkim Merkezi Sekreteryasınca e-posta ile 29.05.2023'te taraflara tebliğ edildiğini, tebliğ edilen karar incelendiğinde kararın oy çokluğuyla alındığının anlaşıldığını; ancak kararda muhalefet şerhine rastlanmadığını, unutulduğu düşünülerek yazılan yazıya, cevaben nihai karar için bir muhalefet şerhi yazılmadığının bildirildiğini, 4686 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde hakem kararlarının şekli ve içeriğinin düzenlendiğini, somut kararda bu yasal düzenleme uyarınca verilmiş bir hakem kararı bulunmadığını, kararda muhalefet şerhi bulunmadığını, muhalefet şerhinin de gerekçeli kararın bir parçası olduğunu,

hakem kurulunca olması gerektiği gibi bir karar tebliğ edilmediğini, hakem kurulunun itirazın iptali davasına bakmakta görevsiz olduğu yönündeki itirazları üzerine bunun bir ön sorun olarak incelendiğini, ara kararla hakem kurulunun görevli olduğuna karar verildiğini; ancak Prof.

Dr. ...'in, icra inkâr tazminatı yönünden kurulun görevli olmadığı yönünde karara muhalif kaldığını, ara karara muhalefet şerhi yazılmış olmasının, nihai kararda muhalefet şerhine yer verilmemesi sonucunu doğurmayacağını, muhalefet şerhinin kararda yer alması gerektiğini, nihai kararda muhalefet şerhi bulunmamasına rağmen, birçok paragrafta muhalefet şerhine atıfta bulunulduğunu, muhalefet şerhinin ara karar olması nedeniyle yargılama giderlerine dair bir husus barındırmadığını, muhalif üyenin, hakem kurulunun icra inkar tazminatına hükmetmekte görevsiz olduğu kanaati nedeniyle dava değerini daha düşük hesapladığını,

davacıya yüklenen yargılama giderlerinin daha az olması gerektiği yönünde oy kullandığını, nihai kararda muhalefet şerhi olmadığı için muhalif üyenin yargılama giderlerini nasıl hesapladığı ve davacıya hangi tutarda yargılama gideri yüklenmesine karar verdiğinin öğrenilemediğini, belirtilen bu hususların yazım hatası niteliğinde sayılamayacağını, kararın gerekçeli karar niteliğinden yoksun olduğunu;

ancak hakem kurulunca hakem kararının düzeltildiğini, muhalefet şerhine yapılan atıflar yönünden düzeltmeler yapıldığını, ek hakem kararının maddi hatanın düzeltilmesine dair bir karar olmayıp, kararın değiştirilmesi mahiyetinde olduğunu, bu düzeltmeden sonra dahi bir muhalefet şerhi bulunmadığını, ek hakem kararında kanun yolunun da belirtilmediğini, itirazın iptali davalarının tahkime elverişli olmadığını, tahkim şartının ''sözleşmeden kaynaklanan (icra takibi de dahil) tüm uyuşmazlıklar'' anlamına geldiğini, tahkim sözleşmesinin varlığına rağmen ilamsız icra takibi başlatmanın, tarafların tahkim iradesine aykırı olduğunu,

hakemlerin icra organlarını bağlayıcı karar veremeyeceğini, hakem kurulunun davaya itirazın iptali olarak değil, alacak davası olarak devam etmesi gerektiğini, itirazın iptali davasının takip hukukuna özgü bir dava türü olduğunu, icra inkar tazminatının sözleşmesel bir tazminat olmadığını, maddi hukuktan doğan bir tazminat olmadığını, tahkim şartının kapsamı dışında kaldığını, icra inkar tazminatının cebri icra sistemi içinde öngörülmüş bir yaptırım olduğunu, kamu yararıyla ilgili olduğunu, tahkim mahkemelerinin yaptırım uygulama yetkisi olmadığını, yetkilerinin sadece özel hukuka ilişkin uyuşmazlıkları çözmek olduğunu,

inkar tazminatına karar verilmesinin kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu, muhalefet şerhinin gerekçeli kararda yer almamasının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek hakem kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kararın esasının oybirliği ile verildiğini, sadece icra inkar tazminatı bakımından oyçokluğu ile karar alındığını, nihai kararın gerekçeli karar şeklinde yazıldığını, 4686 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen şartları taşıdığını, anılan maddede kararın içeriğinde muhalefet şerhi bulunması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığını, ek karar incelendiğinde de karar içeriğinde muhalif üyenin muhalefet gerekçesinin anlaşıldığını, Hakem heyeti kararı süresi içerisinde verilmiş olup yazım hatasını düzelten kararın da yeni bir karar olmadığını, itirazın iptali davasının tahkimde görülebileceğini, Hakem kurulunun icra inkâr tazminatı bakımından da karar vermeye yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların uygulanacak hukuk konusunda Türk hukukunu seçtiği, Türk hukukuna göre tahkim anlaşmasına konu bir alacak hakkında icra takibi yapılmasını engelleyici bir hüküm bulunmadığı, uygulama ve doktrinde ağırlıklı olarak, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesine rağmen alacaklının icra takibine başvurabileceği kabul edilmekte olup Dairenin de bu görüşü benimsediği, icra takibi bir dava olmayıp, borçlunun itirazının bulunmadığı bir aşamada, henüz tahkim yoluna götürülebilecek bir uyuşmazlığın da doğmadığı,

borçlu ödeme emrine itiraz ederse, meydana gelen bu uyuşmazlığın giderilmesi için alacaklının tahkim mahkemesince dava açması gerektiği, icra inkâr tazminatı cebri icra hukukundan kaynaklanan, mahkemeler ile icra dairelerinin boş yere meşgul edilmelerini önlemek amacıyla öngörülmüş ve itirazın iptali davasına sonucuna bağlı olarak hükmedilen özel bir tazminat türü olup eldeki uyuşmazlığın kamu düzenine ilişkin olmaması ve icra inkâr tazminatının itirazın iptali davasının sonucuna bağlı olması nedeniyle hakem kurulunun itirazın iptali davasını görebilmesinin bir sonucu olarak icra inkâr tazminatına da karar vermeye yetkili olduğu,

alacağın varlığı konusunda bir maddi hukuk davası söz konusu olup tarafların tahkim konusunda anlaşması nedeniyle uyuşmazlığın tamamıyla tahkimde çözümlenmesi gerektiği, itirazın iptali davasında asıl talebe karar verebilecek olan hakemin, davanın feri niteliğindeki icra inkâr tazminatı talebinede hükmedebileceği, 27.06.2023 tarihli ek kararın, nihai karardaki bir kısım yazım hatalarına ilişkin olduğu, kararın esasına ilişkin olmadığı, 4686 sayılı Kanun'un 14/B maddesi hükmü karşısında hakem kararının eki olarak düzenlendiği ve kararın ayrılmaz parçasını oluşturduğu,

ek karara yönelik iptal sebeplerinin nihai karara ilişkin iptal sebepleriyle birlikte ileri sürülüp değerlendirilebileceği, süre yönünden Tahkim Mahkemesi tarafından davacı aleyhine verilmiş bir kararın da bulunmadığı, bu nedenle ek kararda kanun yolu belirtilmemiş olmasının sonuca bir etkisinin bulunmayacağı, dava konusu 29.05.2023 tarihli hakem kararı incelendiğinde;

davalının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, miktarı 200.000,00 USD olan asıl alacağın, takip tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığı 1.555.560 TL'nin %20 oranına tekabül eden 311.112,00 TL icra inkâr tazminatının davacı tarafından davalıya ödenmesine oy çokluğuyla karar verildiği, tahkim yargılaması sırasında icra inkâr tazminatı konusunda görevsizlik kararı verilmesi yönündeki davacı talebinin Hakem Kurulu üyesi Prof.

Dr. ...'in muhalif görüşü ile oy çokluğuyla reddine karar verildiği, 27.06.2023 tarihli ek karar ile nihai kararda karşı oy yazısına ilişkin gerekçe kısmında yer alan açıklamalar yönünden bir kısım düzeltmelerin yapıldığının görüldüğü, yargılama sırasında 2 no.lu 17.10.2021 tarihli ara kararda, Hakem Kurulunun icra inkar tazminatı konusunda görevsizlik kararı verilmesi yönündeki davacı talebinin, Hakem Kurulu üyesi Prof.

Dr. ...'in muhalif görüşü ile oy çokluğuyla reddine karar verildiği, nihai kararda karşı oy gerekçesine yer verilmediğinin anlaşıldığı, 4686 sayılı Kanun'un 14/A maddesinin dürdüncü fıkrasında hakem kararlarında bulunması gereken hususlar sayılırken "karşı oyların" da yer alması gerektiği belirtilmiş ise de anılan Kanun'un iptal nedenlerini düzenleyen 15 inci maddesinde karşı oy gerekçesinin yazılmamasının iptal sebebi olarak sayılmadığı, kararın oy çokluğuyla alındığı ve hangi konuda muhalif görüş açıklandığının karar gerekçesinde yer aldığı, tamamlayıcı kararda bu hususta açıklamalara yer verildiği de göz önüne alınarak,

karşı oy gerekçesinin kararda yer almamasının, hakem kararının iptalini gerektiren sebeplerden olmadığı ve kamu düzenine aykırılık oluşturmadığı kanaatiyle ileri sürülen iptal sebebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İstanbul Tahkim Merkezinin Hakem Heyeti tarafından verilen 29.05.2023 tarihli kararı ve 27.06.2023 tarihli tamamlayıcı kararının iptal davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki iddialarını tekrar ederek ve süresi içinde verilmiş usulüne uygun bir hakem kararı bulunmadığını, kararın muhalefet şerhi içermediğini, anayasal bir hak olan gerekçeli karar hakkının ihlal ediliğini, itirazın iptali davasının ve icra inkar tazminatı talebinin tahkime elverişli olmadığını, hakem kararının kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4686 sayılı Kanun'un 2, 14 ve 15 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 436, 437, 439 uncu maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/212, K. 2024/2703, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/212
Karar No
2024/2703
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/213 K.2024/5863
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/218 K.2024/4090
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/220 K.2024/3312
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/220 K.2024/1950
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/221 K.2024/207
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/225 K.2024/6737

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.