KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2172 E., 2025/2190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/125 Esas, 2023/858 Karar
- Hüküm
- Ret
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.03.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mevduat hesaplarından davalı bankanın kusurlu davranışlarıyla üçüncü kişilere ödeme yapılması nedeniyle mahkemece usulsüz ödenen meblağların davalı bankadan tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararına istinaden davalı banka tarafından 13.03.2009 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkillerinin alacaklarına zamanında kavuşmamaları nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 17.000.000 TL munzam zararlarının 18.03.1999 tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın kararın kesinleşmesi ile ödeme yaptığını, davacıların davaya konu zarara kendi kusurları ile sebebiyet verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından talep edilen aşkın (munzam) zararın dayanağı olarak ileri sürülen iddianın, geç ödeme nedeniyle kendisince, bizzat ve somut olarak uğranılan zarar iddiasından ziyade ekonomik koşullardaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın aşkın (munzam) zararı oluşturduğu yönünde olduğu,
başka bir anlatımla davacılar tarafından ülkemizdeki belirli dönemlerdeki ekonomik koşullardaki mevcut olumsuzluklardan hareketle, kendi durumuna özgü şekilde açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair bir iddia da bulunulmadığı gibi bu yönde ispata yeter herhangi bir delil sunulmadığı,
açılan davada sadece ekonomik koşullardaki olumsuzluklardan hareketle davacıların durumunda olan bir bireyin elindeki varlığını koruma amacıyla belirli yatırımlara yönlendireceğine dair faraziyeye dayalı olarak aşkın (munzam) zararın ortaya çıktığı ileri sürüldüğünden karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacıların durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerektiği,
ancak yapılan yargılama sırasında davacılar tarafından yukarıda belirtildiği şekilde bir zarar olgusunun ileri sürülüp yasal çerçevede ispatlandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine oy çokluğuyla karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına atıf yapılarak davacıların munzam zararlarının, somut olgulara dayalı olarak ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulu kararları içtihadı birleştirme kararı niteliğinde olmadığından sadece direnme kararına konu uyuşmazlık bakımından bağlayıcı nitelik arzeder.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmakla davacılar yararına bozma ilamında yapılan tespitler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması noktasında usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple bozma ilamına uyulmasından sonra alınan bilirkişi raporları değerlendirilerek varılacak uygun sonuç Dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen hatalı değerlendirme ile salt somut zarar olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2172, K. 2025/2190, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama