İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2257 K.2025/845

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2024/2257Karar2025/845Tarih12 Şubat 2025Okuma5 dk · 1.041 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/2257 E., 2025/845 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2025
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/775 Esas, 2023/2146 Karar
Hüküm
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/1611 E., 2018/51 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.041 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı aleyhine İzmir 27. İcra Dairesi'nin 2014/8057 E. sayılı dosyası ile 258.000,00 TL asıl alacak, 107.158,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 365.158,35 TL üzerinden ilâmsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalıya verilen borcun geri ödenmemesine dayandığını, davacının davalı şirketin kurucu ortakları arasında yer aldığını, şirket sermayesinin 100.000,00 TL olduğunu, davacının 40 pay karşılığı 20.000,00 TL, davacının kardeşi 'nın 40 pay karşılığı 20.000,00 TL, diğer kurucular ın 40 pay karşılığı 20.000,00 TL ve in de 80 pay karşılığı 40.000,00 TL sermaye taahhüdünde bulunduklarını,

şirketin finansman için davacıdan borç para istediğini, müvekkilinin davalı hesabına 298.000,00 TL yatırdığını, bu paranın 20.000,00 TL'sinin davacının, 20.000,00 TL'sinin davacının kardeşi nın hissesinin karşılığı olduğunu, geriye kalan 258.000,00 TL'nin borç olarak verildiğini, borcun geri ödenmediğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı şirketin her biri % 20'lik hisseye sahip kurucu ortakları ve yetkili temsilcileri olan davalıların 29.12.2011 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerini üçüncü kişilere devrederek şirketten ayrıldıklarını, davacı şirket kayıtlarında yapılan tetkikler sonucu şirkete borç para verilmediği gibi şirket hesaplarına giren paraların akıbetinin bilinemediğini, harcamaların esas sözleşmede öngörülen parasal limitlerin üzerinde olduğunu, bir kısım müşteri çeklerinin davalıların dedeleri olan aracılığıyla tahsil edilerek şirketin ciddi zararlara uğratıldığının saptandığını,

davalıların 120.890,00 TL nakit parayı hesaptan çekerek kullandıklarını, bu tutarın harcandığı yerin şirketin faaliyetleri ile bir ilgisinin bulunmadığını, hesap hareketleri incelendiğinde davalı ...'nın toplam 32.295,00 TL, davalı ...'nın toplam 32.281,00 TL olmak üzere toplam 64.576,00 TL'yi kendi hesaplarına aktararak zimmetlerine geçirdiklerinin görüldüğünü,

ayrıca dönemin yetkili temsilcileri olan davalı kardeşlerin davacı şirkete iş karşılığı ciro edilen ve tespit edilebilen 6 adet çek karşılığı olarak toplam 94.000,00 TL'yi arada hiç bir ticari ilişki olmaksızın şirketi zarara uğratarak dedeleri olan isimli kişi aracılığıyla tahsil ettiklerini,

davalı kardeşlerin şirket adına kayıtlı olan bir kaç arabayı da üçüncü kişilere ya da kendi üzerlerine devredip bu satıştan elde edilen paraları şirket hesaplarına intikal ettirmediklerini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, davalı şirketin davacı dışında kardeşi adında bir yetkilisinin daha bulunduğunu, davacı ile dava dışı hakkında açılan sorumluluk davasının sonucunun beklenilmesinin gerektiğini, 15.06.2011 tarihli dekonta konu tutarın mevcut bir borcun ödenmesi için gönderildiği,

aksinin davacı yanca ispatlanması gerektiğini, dekontta paranın gönderiliş amacı ile ilgili bilgi yer almadığı gibi paranın davacının şirkete olan borcundan dolayı gönderildiğini, davacının kendi kusuru ve muvazaalı eylemleri ile şirketi zarara uğrattıktan sonra eldeki davayı açamayacağını, davacının yatırdığını iddia ettiği parayı gerek kendisi, gerek dava dışı kardeşi, gerekse dedeleri vasıtası ile zimmetine geçirdiğini, olmayan bir parayı tahsil etmeye çalıştığını, davacının 120.890,00 TL nakit parayı hesaptan çekerek kullandığını, 64.576,00 TL'sini kendi hesaplarına aktararak zimmetine geçirdiğini,

6 adet çek karşılığı toplam 94.000,00 TL'yi de arada hiç bir ticari ilişki olmaksızın şirketi zarara uğratarak dedeleri olan Kaşif Aydın isimli kişi aracılığıyla tahsil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; haksız fiil nedeniyle zarar gördüğünü iddia eden tarafın zararı ve kusuru ispatlaması gerektiğini, talebin 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davalı ... tarafından şirket aleyhine icra takibi başlatılması üzerine işbu davanın açıldığını, diğer iddiaların da haksız olduğunu savunarak davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı, birleşen davada davacı şirketin kuruluşundaki ortaklarının ..., ..., ve , kuruluştaki müdürlerinin ise ... ve ... olduğu, ve ...' un paylarını 29.12.2011 tarihinde şirketin diğer ortaklarına devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, ...'un şirketin kuruluş aşamasında ... ile birlikte konulması gereken sermaye payı dışında ayrıca şirkete verilen 258.000,00 TL ödünç paranın iade edilmediğinden bahisle şirket hakkında icra takibi başlattığı, davacının 258.000,00 TL'nin ödünç verildiği iddiasını ispatlayamadığı, birleşen dosya yönünden ise;

davalılar ve ... ile davalıların dedesi olan dava dışı tarafından bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda da belirlendiği üzere 123.676,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilat ve ödemelerin şirket işlemlerine yönelik olduğunun belirlenemediği,

bu tahsilat ve ödemelerin birleşen dosya davacısı şirketi zarara uğrattığı, bu zarara sebebiyet veren ve dönemin şirket yöneticileri olan davalıların söz konusu zararın tazmininden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 644. maddesi yollaması ile uygulanması gerekli 553 ve devamı maddeleri gereğince sorumlu oldukları, 6102 sayılı Kanun'un 560. maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresinin birleşen dava tarihi itibariyle henüz dolmadığı, birleşen dava dilekçesinde tazminat miktarı olarak 10.000,00 TL talep edildiği, bu taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile,

10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava ise, limited şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminatın tahsili taleplerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 12.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2257, K. 2025/845, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2257
Karar No
2025/845
Tarih
12 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2260 K.2025/722
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2260 K.2025/913
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2261 K.2025/840
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2263 K.2025/1206
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2264 K.2025/441
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/2264 K.2025/710

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.