KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2635 E., 2025/985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1962 Esas, 2024/142 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/385 E., 2021/295 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/48432 sayılı ve “tarihi merkezefendi köftecisi ahmet ilçi şekil” ibareli marka başvurusunun, davalı ...'nin 2006/31856,2010/43608/2010/43610 sayılı markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, 43. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa redde mesnet markaların Bakırköy 1. FSHHM’nin 2015/7 E. 2017/181 K. sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiğini, anılan karara karşı yapılan istinaf isteminin de reddedildiğini,
bahsi geçen kararda "tarihi merkezefendi köftecisi" ibaresinin müvekkili tarafından ihdas edildiğinin ve müvekkilinin üstün hakkının bulunduğunun kabul edildiğini, yine davalı ... aleyhine açılan başka bir davada da müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğuna ve davalının kötüniyetli bulunduğuna ilişkin mahkeme kararının kesinleştiğini, müvekkilinin önceki markaları nedeniyle dava konu ibare üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik de olmadığını ileri sürerek 2020-M-8238 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunduğunu, davacı lehine müktesep hak koşullarının oluşmadığını, redde mesnet 2006/31856, 2010/43608, 2010/43610 sayılı markalar hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararının müvekkili Kuruma sunulmadığını, Kurumun mevcut hukuki duruma uygun olarak karar tesis edebileceğini, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun reddedildiği hizmetler bakımından taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, redde mesnet markaların dava konusu YİDK kararının verildiği tarihte tescille koruma altında olduğunu, davacının marka işlem dosyasındaki delilleri uyarınca başvuru konusu işaret bakımından gerçek hak sahipliğine ilişkin iddialarını ispatlayamadığı, müktesep hak koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2020-M-8238 sayılı YİDK kararının dayanağı olan ve davalı ... adına kayıtlı önceki tarihli 2006/31856, 2010/43608, 2010/43610 sayılı markaların, Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12.10.2017 tarih ve 2015/7 E. - 2017/181 K. sayılı kararıyla hükümsüzlüğüne ilişkin kararın 26.05.2022 tarihinde kesinleştiği, bu duruma göre de YİDK kararının dayanağının kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2635, K. 2025/985, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama