KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2639 E., 2025/1092 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2041 Esas, 2024/207 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/233 E., 2021/272 K.
Karar Metni
880 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." unsurlu markalarının TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, davaya konu olan 2018/89481 sayılı "... ..." unsurunu ihtiva eden markanın 03, 29 ve 30. sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere tescil başvurusunda bulunulduğunu, davaya konu olan “...” ibaresi ile "..." ibarelerin karışıklık yaratacağını, markada yer alan "..." ibaresinin Muğla iline bağlı bir ilçe olduğunu ve hizmetin verildiği yeri belirlemek için kullanıldığını, markada yer alan "..." ibaresinin de ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davaya konu olan "..." ibaresinin "..." ibaresinin serisi niteliğinde olduğunu,
müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, davalının müvekkilinin markalarından uzun zamandır haberdar olduğu gibi müvekkilinin markaları ile kendisine ait "..." ibaresinin benzer olduğunu bildiğini, bu nedenle başvurusunun kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının vurgu kelimesinin “...” olduğunu, davalı başvurusunun tescili halinde davacı müvekkilinin ticaret unvanı ile de karışıklığa sebebiyet vereceğini ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptali ile başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; kurul kararının yerinde olduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel, genel intiba olarak benzerliğinin bulunmadığını, “... ...” markasının esas unsurunun "..." ibaresi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının "..." markasının 29 ve 30. sınıfta kullanımın bulunmadığını, markaların benzer olmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasının da yerinde olmadığını, davacının faaliyet konusunun tekstil alanında olduğunu, müvekkilinin ise zeytincilik alanında faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şahsın "... ... +Şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı,
davacı tarafın başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ve kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mesnet markalarına karşı davalı ... tarafından YİDK aşamasında "kullanım ispatı", davaya cevap dilekçesinde de "kullanmama def'i"nin öne sürüldüğü, ancak gerek YİDK gerekse dava sürecinde davacının 2007/17678 sayılı markasının 29 ve 30. sınıf emtialarda kullanımının ispatlanamadığı, davacının kullanımını ispat edemediği 2007/17678 sayılı markasının da iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmasına ve markalar arasında emtia ve işaret karşılaştırması yapılmasına gerek olmadığı, SMK'nın 6/1. maddesindeki şartların davacı lehine oluşmadığı,
davacı vekilinin 2007/17678 sayılı markalarının 29 ve 30.sınıflarda kullanımının ispat olunduğuna dair istinaf itirazı da bulunmadığı, davacı vekilinin "..." asli unsurlu markalarının tanınmış olduğunu, bu nedenle tescilli olmadıkları ya da kullanılmadıkları sınıflar bakımından da koruma sağladığını iddia ettiği, dava konusu "... ...+şekil" ibareli başvurunun başında yer alan "..." ibaresinin Muğla'nın ilçesi olması dolayısıyla markanın kaynağına
gönderme yaptığı, üretim yerini bildirdiği, başvuruda yer verilen şekil unsurunun ve "oğlu" ibaresinin de yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davalının markasındaki ayırt
edici unsurun “...” ibaresi olduğu ve taraf markaları arasında "..." ibarelerinin ortaklığı nedeniyle işaret benzerliği bulunduğu, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün yerinde bulunmadığı, davacının "..." ve "..." asli unsurlu markalarının tekstil sektöründe tanınmış olduğu, bu tanınmışlığın dava konusu markanın tekstil sektörü ile ilgisiz bulunan 3, 29 ve 30.sınıflar bakımından tescil engeli oluşturmayacağı, SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddesindeki şartların oluşmadığı,
davacı tarafça aynı Kanun'un 6/3, 6/6 ve 6/9. maddelerine dayalı olarak da başvuruya itiraz edilmiş ise de, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan mallar üzerinde davacının "..." ibaresini kullandığını ve önceye dayalı hak sahibi olduğunu ispat edemediği, davacının ticaret unvanını 3, 29 ve 30. sınıf emtialarda kullanımına rastlanmadığı, iştigal alanlarının farklı olduğu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddialarının da ispat olunamadığı, mahkemece açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,
gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2639, K. 2025/1092, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama