KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2673 E., 2025/1060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/260 Esas, 2024/311Karar
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
vekili Av.... HÜKÜM : Ret
SAYISI
2017/1348 Esas, 2020/826 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Lima...A.Ş. ile ticari ilişki içine girdiklerini, dava dışı şirketin davacıya davalı bankaya ait 890.000,00 USD ve 540.000,00 USD bedelli iki banka teminat mektubu verdiğini, lehdarın kendisine verdiği bu teminat mektupları ile teyit yazısına güvenerek mal sattıklarını, banka teminat mektubunun tazmini için bankaya başvurduklarında bankanın, mektupların asıllarının lehdar tarafından teslim edildiğini, risk düşümlerin yapıldığını ileri sürerek ödeme yapmadığını, bankanın kusurlu eylemleri nedeniyle zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 400.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; lehdarın banka teminat mektuplarının asıllarını getirip iade ettiğini, davacının ibraz ettiği banka teminat mektuplarının sahte olduğunu, risk düşümü yapılan mektuplar için ödeme yükümlülüğünün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin, lehdar olarak bankadan aldığı mektuplardan 890.000,00 USD bedelli olanı 06.10.2017’de, 540.000,00 USD bedelli olanı da 17.07.2017’de bankaya iade iade edip risk düşümlerini yaptırdığı, davalı bankanın risk düşümü yapmadan evvel mektupların muhatabı olan davacıdan onay almadığı, lehdardan ibra almadığı, uygulamada banka teminat mektupları sıklıkla lehdara teslim edilmekteyse de, düşüm yapılırken bankanın mutlaka muhataptan onay almasının beklendiği,
davacı şirketin, dava dışı şirketten aldığı banka teminat mektuplarına ilişkin davalı bankadan doğrudan kendisi teyit yazısı almadığı, dava dışı şirketin kendisine sunduğu teyit yazısı ile yetindiği, teminat mektuplarının doğruluğu konusunda araştırma yapmadığı ve bu şekilde zararı doğuran fiilin doğmasında etkili olduğu, davacının kendisinden beklenen basiretli davranışı sergileyemediği nazara alındığında %20 oranında müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı bankaca dava dışı lehtarın, davacıya olan sözleşme borçları nedeniyle teminat mektubu ve teyit yazısı düzenlenerek lehtara verildiği, teminat mektubu ve teyit yazısı lehdar tarafından muhataba teslim edilmemiş, daha sonra teminat mektubu ve teyit yazısı lehtar tarafından bankaya iade/ibraz edilmiş ve bankaca verilen garantinin sonlandırıldığı, davacının, 13.11.2017 tarihinde teminat mektubu bedelinin ödenmesi amacıyla davalı bankaya başvurduğu, başvuruya eklenen teminat mektubu ve teyit yazısının sahte olarak düzenlendiği,
bu nedenle bankaca 15.11.2017 tarihli yazı ile 705993 numaralı mektubun aslının 17.07.2017 tarihinde, 738905 numaralı mektup aslının ise 06.10.2017 tarihlerinde bankaya iade edilmesi nedeniyle riskin kapatıldığı ve ödeme yapılmayacağının bildirildiği, davalı bankaca lehtara teslim edilen teminat mektubunun, muhataba teslim edilmediği,
lehdar tarafından da bankadan teyit istenmeden ve teminat mektubu aslı alınmadan, teminat mektubunun iade edildiğinin ileri sürülmesi karşısında, banka ile muhatap arasında geçerli bir garanti sözleşmesinin kurulduğundan söz edilemeyeceği gibi teminat mektubunun davacının elinden rızası dışında çıktığı olgusu da kanıtlanmadığından İlk Derece Mahkemesince geçerli bir teminat- garanti ilişkisi bulunmaması nedeniyle tazmin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, talebin kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, banka teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2673, K. 2025/1060, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama