KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2683 E., 2025/2789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2328 E., 2024/529 K.
- Hüküm
- Feragat nedeni ile ret, kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- Giresun 1. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/423 E., 2023/391 K.
Karar Metni
1.458 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.04.2025 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava dışı.... Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ortakları olduğunu, aynı zamanda ... Regilatörü ve HES Projesinin sahibi bulunduklarını, müvekkilleri ile davalılar arasında 02.04.2008 tarihinde "Şirket Şartlı Hisse Devri Sözleşmesi" adı altında sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkillerinin ... Enerji Ür. Tic. ve San.
A.Ş.'de bulunan tüm hisselerini davalılara şartlı olarak devrettiklerini, sözleşmede yer alan tüm şartların oluşması akabinde sözleşme uyarınca devredilen % 30 hissenin yeniden müvekkillerine devrinin davalılara ihtar edildiğini, ihtara rağmen davalıların hisse devrine yanaşmadıklarını,
bu doğrultuda müvekkillerinin aynen ifa yerine sözleşmenin 5.3. ve 5.4. maddeleri uyarınca alacak talebinde bulunduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak davası olarak her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca 250.000,00 USD'nin ve 5.4. maddesi uyarınca 1.000,00 USD'nin temerrüt tarihi olan 06.09.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 04.11.2022 tarihli dilekçe ile, sözleşmenin 5.3. maddesine istinaden alacak talebini her bir davalı yönünden ayrı ayrı olmak üzere 6.997.050,00 'şer USD'ye yükseltmiştir.
3. Davacılar vekili, sözleşmenin 5. 4. maddesi gereğince alacak taleplerinden feragat etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacıların döviz cinsinden alacak talebinde bulunamayacağını, cezai şart hükümlerinin geçersiz olduğunu, devirden kaçınma bedeli ve cezai şart isteme koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile cezai şartın borçlunun, asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde talep edilebileceği, cezai şartın borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminat olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda devirden imtina bedeli ve cezai şartın açık ve net olması gerektiği, belirli ya da belirlenebilir olmadığı, sözleşme kapsamında hesaplama yapılamadığının belirtildiği gerekçesiyle sözleşmenin 5.4. maddesindeki talep yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, sözleşmesinin 5.3. maddesinde kararlaştırılan cezai şarta ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede belirtilen % 30 hissenin tekrardan davacılara devri için sözleşmenin 5.2. maddesinde yer alan projeye ilişkin lisans ve/veya projenin tesisi için gerekli banka kredisi alınması koşullarının gerçekleştiği, uyuşmazlığın Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan (EPDK) izin alınması koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde 09.05.2021 tarihinde yapılan değişiklik ile sözleşmede atıf yapılan EPDK izin/onay şartının kaldırıldığı,
bu haliyle sözleşmede belirtilen bu koşulun da gerçekleştiği, bu doğrultuda davacıların sözleşme uyarınca devrettikleri hisselerin % 30'unun kendilerine devrini isteme haklarının bulunduğu, davalıların aynen ifa hususunda usulünce noter ihtarıyla temerrüde düşürüldükleri, aynen ifanın gerçekleşmemesi sebebiyle sözleşmenin 5.3. maddesi doğrultusunda davacıların, devredilmeyen %30 hissenin bedelini ve cezai şart alacağını talep etme hakkının bulunduğu, sözleşmenin 5.3. maddesinde devredilmeyen %30 hisse bedelinin;
onaylı fizibilite raporunda ve lisansında yazılan yıllık üretim miktarı ile Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında belirlenen tarifenin çarpımı ile bulunan tutarın 4 katı şeklinde hesaplanacağının belirtildiği, gerek dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarındaki izahatlar gerekse sözleşmede yıllık ortalama üretim miktarının 38.340 GWh olduğunun belirtilmesi karşısında yıllık ortalama üretim miktarının bu miktar olarak ele alınması gerektiği, nitekim davacıların taleplerinin de bu yönde olduğu, YEKDEM tarife bedelinin 7,3 USD olduğu,
sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca devredilmeyen % 30 hisse bedelinin 11.195.280,00 USD olarak tespitine ilişkin bilirkişi raporlarına itibar edildiği, sözleşmenin 5.3. maddesinde yer alan "...
İhtarnamede belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde ayrıca bu tutarın dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder" şeklindeki hükmün ifaya ekli cezai şart olarak değerlendirildiği, belirlenen devir bedelinin dörtte biri olan (11.195.280,00 USD/4) 2.798.820,00 USD'nin sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca davalılardan talep edilebileceği, dava konusu alacağın yabancı para borcuna ilişkin olduğu,
taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacıların devredilmeyen hisse bedeli ve buna ekli cezai şart miktarı kadar alacakları bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
sözleşmenin 5.4. maddesine dayalı talep yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca açılan davanın kabulü ile sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden 5.597.640,00 USD (%30 hisse bedeli) ile 1.399.410,00 USD'nin (cezai şart) 15.09.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca açılan davanın kabulü ile davacı ... yönünden 5.597.640,00 USD (%30 hisse bedeli) ile 1.399.410,00 USD'nin (cezai şart) 15.09.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında imzalanan "Şirket Şartlı Hisse Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasında akdedilen 02.04.2018 tarihli Şirket Hisse Devir Sözleşmesinin ''Alıcının Yükümlülükleri'' başlıklı 5. maddesinin (3) numaralı bendinde ''Alıcının şirket hisselerini devirden imtina etmesi halinde Alıcı, Satıcı ve/veya hakim hissedarlara veya onların bildireceği üçüncü kişilere, Kızılev Reg. ve Hes projesine ait onaylı fizibilite raporunda ve lisansında yazılan yıllık üretim miktarı ile YEKDEM kapsamında belirlenen tarifenin çarpımı ile bulunan tutarın dört katını bu konuda kendisine gönderilecek ilk ihtarı müteakip, hiçbir kayıt ve şart ileri sürmeksizin 5 iş günü içerisinde ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
İhtarnamede belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde ayrıca bu tutarın dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder.'' hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar anılan maddede alıcının şirket hisselerini devirden imtina etmesi halinde onaylı fizibilite raporunda ve lisansında yazılan yıllık üretim miktarı ile YEKDEM kapsamında belirlenen tarifenin çarpımı ile bulunan tutarın dört katını 5 iş günü içerisinde ödeyeceği, bu ödememenin süresinde yapılmaması halinde ise ayrıca bu tutarın dörtte birini cezai şart olarak ödeyeceği kararlaştırılmış ise de bu maddede düzenlenen temel sözleşmeye aykırılık hali, yine sözleşmede öngörülen gerekli şartlar oluşmasına rağmen alıcı tarafından şirket hisselerinin devredilmemesidir.
Ve bu aykırılık halinin yaptırımı olarak, onaylı fizibilite raporunda ve lisansında yazılan yıllık üretim miktarı ile YEKDEM kapsamında belirlenen tarifenin çarpımı ile bulunan tutarın dört katının ödenmesi olarak belirlenmiştir.
Buna ek olarak, bir de bu ödemenin süresinde yapılmaması halinde ayrıca bu tutarın dörtte birinin cezai şart olarak kararlaştırılması ise aynı ihlal (şartlar oluşmasına rağmen hisse devrinin yapılmaması) için birden fazla yaptırım öngörülmesi anlamına gelir ki Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı gibi bu mümkün değildir.
O halde, ödemenin süresinde yapılmaması hali için belirlenen tutarın dörtte birinin cezai şart olarak tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince taraflarca aksi kararlaştırılmış olmadıkça konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir.
Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede, alıcının şirket hisselerini devirden imtina etmesi halinde onaylı fizibilite raporunda ve lisansında yazılan yıllık üretim miktarı ile YEKDEM kapsamında belirlenen tarifenin çarpımı ile bulunan tutarın dört katının ödeneceği kararlaştırılmış, hesaplamada YEKDEM kapsamında belirlenen tarife kalemi 7,3 USD olarak esas alınmış ve buna göre yapılan hesaplama sonucu ödenmesi gereken miktar döviz cinsinden tespit edilmiş ise de, çarpanlardan birinin döviz olarak belirlenmesi, para borcunun ülke parasıyla ödeneceğinin aksinin taraflarca kararlaştırıldığı anlamını taşımamaktadır.
Bu itibarla, döviz cinsinden hesaplanan tutarın, temerrüt tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı tespit edilerek işin ticari iş olduğu da gözetilerek avans faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2683, K. 2025/2789, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama