KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2701 E., 2025/1173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/647 Esas, 2024/303 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
- Sayısı
- 2018/342 E., 2021/406 K.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli şekil” markasının müvekkiline ait " şekil” ibareli markalarla telaffuz bakımından ve mal ve hizmet sınıfı açısından aynı olduğunu, davalı tarafın markasını tescil ettirdiği halin dışında müvekkilinin markalarına benzeterek kullandığını, bu kullanımların marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek bu eylemlerin müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı adına 2017 49778 numarasıyla tescilli markanın 35 ve 43. sınıfta hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacı markasına yakınlaşmak amaçlı kullanımlarında, davacı markasının esas unsuru olan "GORALI" ibaresini kullandığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve işletmesel bağlantı kurma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin markalar arasında iltibas bulunduğu ve davalının tescilinin kötüniyetli olduğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarı üzerinden nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, davalının tescilli markasını tescil edildiği şekilde değil, davacı markasına yaklaştırarak iltibas oluşturacak şekilde kullandığı,
İlk Derece Mahkemesinin eylemin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabete neden olduğu yönündeki kararının yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
davacının haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebinin reddine, davacının davalı markasının hükümsüz kılınması talebinin reddine, marka hakkını ihlal nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-c hükmü kapsamında lisans bedeli olarak 2.000,00 TL maddi tazminatının ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının eylemlerinin, davacının tescilli marka hakkını ihlâl ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu eylemlerin durdurulmasına, önlenilmesine, maddi, manevi tazminatın tahsiline, davalı adına tescilli şekil markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2701, K. 2025/1173, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama