KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2708 E., 2025/1121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/698 Esas, 2024/481 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/90 E., 2022/7 K.
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1995 yılında kurulduğunu, ayakkabı ve terlik üretimi yaptığını, 2003 yılından bu yana "..." ibaresini marka olarak 2003/34747 sayı ile tescil ettirdiğini, tanınmış marka olduğunu, davalının "..." ibaresini ticaret unvanında kullandığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesini, men'ini ve hükmün ilanını talep etmiş; cevaba cevap dilekçesi ile ayrıca davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ticaret unvanını markasal kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret unvanının ancak tescilli bir markaya tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlayıcı bir işaret olarak kullanılması halinde marka hakkına tecavüz oluşturacağı, tek başına ticaret unvanının tescil ettirilmiş olmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, taraf şirketlerin iştigal alanlarının tamamen farklı olduğu, davalının ticaret unvanını tescil tarihi ile dava tarihi arasında geçen yaklaşık 20 yıl boyunca kullandığı ve davacı şirketin bu kullanıma sessiz kaldığı, bunca zaman geçtikten sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ticaret unvanının terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2708, K. 2025/1121, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama