KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2709 E., 2025/1130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/63 Esas, 2024/322 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/17 E., 2023/29 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, İstanbul İli, Karaköy İlçesinde yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren "..." isimli işletmenin sahibi olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili adına 2019 55233 numarası ile marka olarak tescil edildiğini, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren " ..." isimli alkollü- alkolsüz yeme, içme yeri ve restoran olarak hizmet veren işletme tarafından müvekkiline ait markanın, marka hakkını ihlal eder mahiyette kullanıldığını iddia ederek öncelikle ve ivedilikle mahallinde keşif yapılarak davalı işletmenin tam şirket unvanı ile vergi kimlik numarasının tespitine,
davalı tarafından müvekkilinin marka hakkına yapılan tecavüzün giderilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2019/55233 tescil numaralı markanın ... adına kayıtlı olduğu, davacının herhangi bir münhasır lisans sözleşmesi beyan ve iddiasında bulunmadığı, dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi olan marka sahibi ...’ın 10.01.2022 tarihli inhisari lisans sözleşmesi ile marka kullanma ve markanın korunması ile ilgili her türlü yasal yollara başvurma hakkını müvekkili şirkete verdiğini, müvekkili şirketin dava açma yetkisinin mevcut olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dava dilekçesinde bildirdiği deliller arasında marka lisans sözleşmesinin mevcut olmadığı, dava dilekçesinin içeriğinde de lisans sözleşmesinden söz edilmediği,
ilk kez istinaf dilekçesinde sözü edilen sözleşme örneğinin dosyaya sunulmadığı, bu durumda davacının marka üzerinde inhisari lisans sözleşmesi nedeniyle hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf talebinin yerinde görülmediği, dava dilekçesinde açıkça tescilli marka hakkına dayanıldığı, haksız rekabete ilişkin bir talepte bulunulmadığı,
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca korunan marka hakkının, ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) haksız rekabet hükümleri ile korunamayacağı, taleple bağlılık ilkesi gereğince Mahkemece haksız rekabet hükümlerine göre değerlendirme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi tazminat ve manevi tazminat davalarını birlikte açtığı, her birisi ayrı bir dava konusu olan taleplerin birlikte açılması nedeniyle objektif dava yığılmasının söz konusu olduğu,
Mahkemece reddedilen her bir dava için ayrı ayrı davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2019 55233 tescil numaralı markadan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2709, K. 2025/1130, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama