KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2712 E., 2025/1222 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1067 Esas, 2024/305 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/201 E., 2022/219 K.
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı firma yetkilileri arasında eskiye dayanan bir dostluk ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı firma hesabına 01.04.2016 tarihinde borç olarak 350.000,00 USD gönderdiğini, davalının bu bedeli en geç 6 ay içerisinde geri ödeyeceğini taahhüt ettiğini, yaklaşık 10 ay sonra 23.02.2017 tarihinde borcun 150.000,00 USD tutarındaki kısmını ödediğini, kalan kısmın ödenmemesi üzerine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün 2019/15155 E. sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı şirket hesabına havale edilen para ile davalı şirketin hiçbir alakası olmadığını, davacının, davalı şirket yetkilileri ve dava dışı ... isimli şahıs ile olan adi borç ilişkisi kapsamında haksız bir biçimde davalı şirkete husumet yönelttiğini, ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 01.04.2016 tarihinde bankaya verdiği yazılı talimatta 350.000,00 USD'nin havale edilmesini ve açıklama kısmına borç kaydı ile verildiğinin belirtilmesini istediği ve bu şekilde swift yoluyla 350.000,00 USD'yi davalı şirketin hesabına geçtiği, bu hususun davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme ile de sabit olduğu, gönderilen bedelin 150.000,00 USD'sinin 20.02.2017 tarihinde geri ödendiği,
bakiye kalan 200.000,00 USD yönünden yapılan defter incelemelerine göre herhangi bir ödeme kaydı olmadığı gibi bedelin .../ortaklara borçlar hesabına virmanlanarak hesabın kapatıldığı, mail yazışmalarına göre de şirketin yetkililerine gönderilen alacak taleplerine herhangi bir itirazda bulunulmadığı, gerek defter incelemeleri, gerek banka kayıtları ve gerekse mail yazışmalarına göre davalı şirkete davacı tarafça verilen 350.000,00 USD bedelin 200.000,00 USD'lik kısmının ödenmediği,
bu nedenle yapılan takibin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin 200.000,00 USD asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca uygulanan USD mevduat faizinin yürütülmek suretiyle devamına, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ticari ödünç niteliğindeki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davacı tarafından davalı şirketin hesabına borç kaydı ile 350.000,00 USD gönderildiği, davalı şirketin bu ödemeyi ihtirazı kayıtsız olarak kabul edip ticari defterlerine işleyerek, 150.000,00 USD'lik kısmını da davacıya geri ödediği, borcun bakiye 200.000,00 USD'lik kısmının ödenmediğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu nedenlerle davalının borca itirazının haksız olduğu,
ancak yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması gerekirken, yabancı para üzerinden tazminata karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kabulü ile itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca uygulanan USD mevduat faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, 218.100,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2712, K. 2025/1222, 25 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama