KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2713 E., 2025/1131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/676 Esas, 2024/320 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/258 E., 2021/175 K.
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili derneğin adının kısaltmasından oluşan "..." isim ve logosunun Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli bir marka olduğunu, yine müvekkili derneğin bu marka hakkının bir sonucu olarak ....tr web adresini resmi internet sitesi olarak kullandığını, web sitesini ziyaret eden üyelerinin, arama motorunda ... adresi ile karşılaşmaları üzerine yapılan araştırmada, söz konusu web sitesinin davalı "..." tarafından oluşturulduğunu tespit ettiklerini, davalı derneğin 2019 yılında tüzel kişilik kazandığını,
davalı derneğin kendi adını kısaltma olarak "..." olarak kullanması ve bu adla bir web sitesi oluşturmasının marka hakkına tecavüz eylemi oluşturduğunu, davalı derneğin web sitesi adresine bakıldığında, müvekkiline ait "..." markasını kullandığını, davalıya söz konusu ihlali ortadan kaldırması için 02.12.2019 tarihinde mail yolu ile ihtarda bulunulmasına rağmen ihlale devam ettiğini ileri sürerek davalının kendi web sitesinde kullandığı "..." sözcüğünün müvekkili dernek adına kayıtlı tescilli markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, vaki tecavüzün önlenmesine,
30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Derneğin belediye sektöründe faaliyet yürüten yazılım firmaları tarafından belediye sektöründe yaşanan sorunları analiz edip çözüm önerileri sunmak, bu amaçlarla lobi faaliyetlerinde bulunmak, sektörü geliştirmek adına çalışmalar yapmak ve sektör standartlarını yükseltmeye katkı sunmak amacıyla 17.07.2019 tarihinde kurulduğunu, derneğin kurulumunun ardından marka adı ve ambleminin marka olarak tescilinin sağlanması amacıyla 18.12.2019 tarihinde TÜRKPATENT'e başvuruda bulunulduğunu, tescil sürecinin hala devam ettiğini, "... ..." ve "...
Beylikdüzü Sanayici ve İşadamları Derneği" arasında karışıklığa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını, yalnızca dernek isimlerinin kısaltılmış hallerinde benzerlikten söz edilebileceğini, ancak dernek açılımlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkili derneğin dahil olduğu nice sınıfı 42 iken, davacı derneğin markasının 35 ve 41. sınıf kapsamında olduğunu, basiretli bir iş adamının bir derneğe yalnızca kısaltmasını dikkate alarak üyelik gerçekleştirmeyceğini bu sebeple dernekler arası karışıklık yaşandığı iddiasının dinlenemeyeceğini, üstelik her iki derneğin amaç ve faaliyetlerinin tamamen farklı konulardan oluştuğunu,
farklı sektördeki insanlara hitap ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kullanımlarının markasal kullanım arzetmesi, benzerlik ve karıştırma ihtimalinin marka hakkına tecavüz sonucunu doğurması nedenleri ile tecavüzün tespiti, ref ve men'i, bu kapsamda söz konusu alan adını içeren internet sitesine erişimin engellenmesi taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği, davacı ve davalı derneklerin ekonomik hacim ve ödeme güçleri,
ihlal edilen hakkın mahiyeti ve davalının kusurunun yoğunluğu hep birlikte nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyetli ve dengeleyici olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait 2017/57523 tescil numaralı markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, ref'ine, men'ine, www.....net isimli internet adresine erişimin engellenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait marka incelendiğinde, “...” ibaresi ile birlikte davacı derneğin adı ve logodan oluştuğu, markanın akılda kalan ve ayırt edici unsurunun “...” olduğu, alınan bilirkişi raporu ile her iki derneğin tüzüğünün de davacının markasının tescilli olduğu 41. sınıf kapsamında kalan "çalıştay, kongre, seminer, sempozyum, danışmanlık, eğitim vb. yapmak ve/veya yaptırmak" ile "her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları temin etmek, dokümantasyon merkezi oluşturmak, amaçları doğrultusunda gazete, dergi, kitap ve bülten gibi yayınlar çıkarmak" faaliyetlerini içerdiği,
bu nedenle dernek faaliyetlerinden yararlanacak olanların ortalama tüketici olmaları nedeniyle markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının “...” markasını izinsiz olarak kullanmasının markaya tecavüz teşkil ettiği, yine davalının www.....net alan adında ve internet sitesinde davacıya ait markayı kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, manevi tazminat talep edebileceği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın davalının iş adamları derneği olması ve ihtarnameye rağmen kullanıma devam etmeleri, davalının kusur derecesi ve tecavüzün süresine göre hakkaniyete uygun olduğu,
Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının, davacıya ait markayı izinsiz kullandığı iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün tespiti, ref'i ve men'i, davalının web sitesine erişimin engellenmesi ile manevi tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık, davalının, davacıya ait 2017/57523 tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağı ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) 29/1-a madde hükmünde, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 7/3-d madde hükmü ise, "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması" düzenlemesini içermektedir.
Yukarıya alınan Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, marka hakkına tecavüzün gerçekleşmesi için tescilli markanın, davalı tarafından internet ortamında ticari maksatla, ticari etki yaratacak şekilde markasal olarak kullanılması gerekmektedir.
Ancak somut uyuşmazlıkta davalının, davacının tescilli markasının aynısını ya da benzerini ticari etki yaratacak şekilde mal ve hizmetlerin perakende ya da toptan satışında, pazarlanmasında, ticari maksatla kullandığı ispat edilememiştir.
Bu sebeple İlk Derece Mahkemesince, sadece "www.....net" isimli internet adresine erişimin engellenmesine yönelik verilen karar yerinde olup bunun dışındaki taleplerin kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2713, K. 2025/1131, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama