KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2717 E., 2025/1304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1098 Esas, 2024/330 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1031 E., 2022/280 K.
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe konu bononun müvekkili tarafından imzalandığını ancak senedin müvekkilinin karşı tarafa olan borcuna karşılık değil dava dışı ... isimli şahsın faiz karşılığı aldığı paraya karşılık verildiğini, davalı ile üçüncü kişi ...'un fikir ve eylem birliği içerisinde tefecilik yaptıkları iddiasıyla açılan ceza davasının devam ettiğini, müvekkili ile davalı arasında senet düzenlenmesini gerektirecek hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerek icra takibine konu olan 550.000,00 TL'lik senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, ... tarafından borcun ödenmemesi üzerine davacının borcu üstlenerek dava konusu senet ve başka bir senet ile ortağı olduğu şirkete ait çekleri düzenleyerek verdiğini ancak borç ödenmediğinden dava konusu senet hakkında icra takibi başlattıklarını, ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığını, daha sonrasında davacının müracaatı üzerine yeni bir soruşturma başlatılarak müvekkili hakkında kamu davası açıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddi ile davalı lehine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispat yükünün davacıda olduğu, bekletici mesele yapılan ve kesinleşen ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alındığında davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, davacı yemin deliline dayanmışsa da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 226/c hükmü uyarınca yemine dayanamayacağı gözetilerek davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2717, K. 2025/1304, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama