KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/2806 E., 2025/827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2005 Esas, 2024/270 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/283 Esas, 2021/341 Karar
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli markanın ... nezdinde uluslararası başvurusu ile birlikte Türkiye'de de başvuru yaptığını, 2019/74659 numarası verilen başvurunun ilanına davalı şirket tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, İsviçre menşeli ve sektöründe tanınmış bir firma olan müvekkiline ait ... markasının lazer otomasyon sistemlerinde kullanılan tam otomatik parça tasnifi yükseltmesi olduğunu, itiraz sahibine ait hiçbir ürün veya hizmetle benzerlik taşımadığını, itiraz sahibi şirketin ürünlerinin davacı şirketin ürünleri ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını,
dava konusu marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşımadığını, markaların farklı mal ve hizmetleri kapsadığını ileri sürerek 2020-M-6781 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, 2019/74659 sayılı markanın tescil başvurusunun tüm mal ve hizmetler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili, başvuru kapsamından çıkarılan malların, müvekkili markası kapsamında yer aldığını, markalar arasında da iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan çeşitli sektörlere yönelik endüstriyel ürünler niteliğindeki 7. sınıf malların günlük, sıradan ve ucuz ürünler olmadıkları, dolayısıyla bu malların hitap ettiği tüketici kitlesinin, ihtiyaçlarını karşılayacak ürünün özelliklerini belirleyen değer analizi yapabilecek bilinçli ve dikkat seviyesi yüksek kimseler arasında yer aldıkları, dava konusu marka başvurusunda bulunan "By" ibaresinin Türkçe "Tarafından" anlamına geldiği, kendisinden sonra gelen "..." kelimesine göre arka planda kaldığı,
"... tarafından" gibi bir anlam katan İngilizce bir edat olduğu, dolayısıyla dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun "..." kelimesinden, redde mesnet markanın ise "Sart von Rohr" ibaresinden oluştuğu, markada yer alan "Sart" kelimesinin "von rohr" kelimesine göre görsel olarak daha vurgulu ve ön plana çıkartılacak şekilde mizanpajının yapıldığı,
ancak 7.sınıf emtiaların hitap ettiği dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin bu kelimeden sonra gelen "... " ibaresine de markasal ayırt edici etki izafe edeceği, bu ibarenin markanın genel görünümü içinde "Sart" kelimesi kadar olmasa da, 7.sınıf emtiaların hitap ettiği tüketici kesimi nezdinde asgari düzeyde ayırt edici etkisinin bulunduğu, karşılaştırılan markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020-M-6781 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "... " ibareli marka arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, özellikle başvuru kapsamından çıkarılan malların, dikkat ve özen düzeyi yüksek tüketicilere hitap ettiği gözetildiğinde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/2806, K. 2025/827, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama