İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/375 K.2024/6549

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada, şirketin müdürü ve ortağının uhdesinde kaldığı iddia edilen alacağın tahsili, karşılık olarak, şirket müdürü ve ortağının şirket için yaptığı iddia…

Esas2024/375Karar2024/6549Tarih18 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.913 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2024/375 E., 2024/6549 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/57 Esas, 2023/89 Karar
Hüküm
Asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine
Birleşen dava
Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/663 E.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.913 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada, şirketin müdürü ve ortağının uhdesinde kaldığı iddia edilen alacağın tahsili, karşılık olarak, şirket müdürü ve ortağının şirket için yaptığı iddia edilen alacağın tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen Ankara 19. Asliye 2021/663 E sayılı dosyasında derdestlik nedeni ile reddine, karşı davada davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalının müvekkili şirkette müdür ve hisse sahibi olduğunu, 14.09.2007 tarihinde Pelka A.Ş.'ye tahakkuk eden 129.000,00 TL KDV iadesini bankadan çektiğini ve 104.000,00 TL'yi uhdesinde bıraktığını, bir kısmını ödediğini, bakiye 39.000,00 TL'yi bugüne dek ödemediğini, bunun yanında, şirkete ait hakkında Ankara Cumhuriyet Başsacılığının 2007/173526 sayılı soruşturma dosyası devam ederken şirkete ait bazı çek ve bonoları yanına aldığını ve şirket kaşesi kullanarak sahte çek düzenlediğini,

bu nedenle davacı şirket aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2007/10855 sayılı dosyası ile Citibank A.Ş. ye ait 30.365,00 TL'lik çekin icra takibine konulması nedeniyle zarara uğradığını, ayrıca Ankara C.

Başsavcılığı'nın 2006/173051 sayılı dosyasında 65.000,00 TL'lik çek bulunduğunu ileri sürerek davalı uhdesinde kalan 39.000,00 TL'nin, Citibank A.Ş.'ye ait 30.365,00 TL tutarındaki çekin icra takibine konulması nedeni ile uğranılan 1.000,00 TL, ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/173051 E. sayılı soruşturma dosyası içerisinde bulunan 65.000,00 TL'lik çekten kaynaklanan 500 TL'lik zarar olmak üzere toplam 40.500,00 TL maddi zararın 14.09.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili karşı davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 9 yıl boyunca davacı şirket ve grup şirketlerinde görev yaptığını, iş akdinin 15.09.2007 tarihi itibariyle sona erdiğini, şahsi kredi kartlarını ve aile birikimlerini karşılık olmaksızın şirket için kullandığını, bu durumun şirket yöneticileri tarafından bilindiğini, bu çerçevede davalıya verilen 28.08.2007 tarihli 11.310 euro tutarındaki çekin ödenmediğini, bu çekin muavin defterlerde iki kere kaydedildiğini, bu çek karşılığında faiz ile birlikte müvekkilinin 30.609,57 TL alacağı bulunduğunu, davalının kendi adına kredi çektiğini ve bunu şirket için kullandığını,

bu krediden kaynaklı 3.520,01 TL'nin ödendiğini ve faiziyle birlikte 5.303,48 TL alacağının mevcut olduğunu, davalının ve annesinin kredi kartlarının şirket için kullanıldığını, yapılan bu harcamaların şirkete sunulduğunu ve kayıtlara girdiğini, davanın açıldığı tarih itibari ile davalı şirketten 103.823,24 TL alacağının bulunduğunu, kredi kartı borçlarını ödemek için yeni krediler çektiğini, ödeme güçlüğü içinde olduğunu,

sürekli icra tehdidi altında bulunduğunu ileri sürerek 11.310 euro tutarındaki çekin karşılığı olarak 30.609,67 TL'nin Denizbank'tan alınan tüketici kredisi olan 5.303,48 TL ve kredi kartı harcamaları olan 103.823,24 TL olmak üzere 139.736,39 TL alacağının olduğunu ileri sürerek karşılık davada şimdilik 20.000,00 TL 'nin en yüksek mevduat faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.05.2017 tarihlı ıslah dilekçesi ile talebini 145.959,59 TL'ye yükseltmiştir.

3.Davacı vekilinin birleşen 2021/663 E. sayılı davaya yönelik dava dilekçesinde; davalının şirkete ait parayı uhdesine geçirmesinden dolayı uğranılan 39.000,00 TL zarar ile Citibank A.Ş'ye ait 30.365,00 TL tutarındaki çekin icra takibine konu edilmesi nedeniyle uğranılan 1.000,00 TL zarar ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/173051 E. sayılı soruşturma dosyası içinde bulunan 65.000,00 TL'lik çekten kaynaklı olarak uğranılan 500,00 TL zarar için toplam 40.500,00 TL maddi tazminatın davalının çekleri ve parayı alarak kaçtığı 14.09.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkilinin 14.09.2007 tarihi itibari ile davacı şirketten 98.333,00 TL alacaklı olduğunu, ceza mahkemesine konu paranın şirket YK başkanının sözlü talimatı üzerine bu alacaklara istinaden ödenmiş bir para olduğunu, şirketin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz nedeniyle bu paranın geri ödenmek üzere şirkete iade edildiğini, buna rağmen davacı şirketin müvekkilinin haksız bir yargılama sonucu çek sahteciliği suçu nedeniyle ceza aldığını, davacının iddia ettiği 65.000,00 TL tutarında bir çek olmadığını,

müvekkili uhdesinde bulunduğu ileri sürülen tutarın 39.000,00 TL olmadığını 32.625,00 TL olduğunu, aradaki tutarın davacı şirketin borcuna karşılık olarak bir çek alacaklısına elden ödendiğini, işçi alacakları dışındaki alacakların bu dosya üzerinden talep edildiğini, davacı şirketin herhangi bir zarara uğramadığını, 30.625,00 TL tutarındaki çeke ilişkin harcamaların şirket muhasebe kayıtlarında yer aldığını ve bundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı vekili karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davalı karşı davacının dava konusu ettiği alacaklar için Ankara 18. İş Mahkemesi'nin 2007/914 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, henüz mahkeme tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığını, davalının kredi kartlarına ilişkin çıkardığı bir takım hesap özetlerinde davacı şirket dışında diğer şirketler için yaptığı harcamaları da gösterdiğini, davacı şirketle bağlantısı bulunmayan bu harcamaların kabulünün mümkün olmadığını ve dava kapsamı dışında bulunduğunu,

davalının yaptığını iddia ettiği bu harcamaların alacak kalemlerini ve hangi şirketten ne kadar alacağı olduğunun ayrıntılandırılmadığını, müvekkilinden talep edilen rakamın dava dışı ve davacı şirketle bağlantısı olmayan şirketler için yaptığı iddia edilen harcamaların müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalının Denizbank Ankara Şubesinden tüketici kredisi aldığını ve davacı şirkette kullandığını iddia ettiğini, ancak davalının bu krediyi kendisi için aldığını ve kullandığını, finansmanından ve kullanımından kendisinin sorumlu olduğunu, bahsi geçen kredinin davacı şirket için kullandığının ispatının davalıda olduğunu,

davacı şirketin davalı ...'a kredi kartı borcu olmadığını ve kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının kredi kartı ile yaptığı harcamalar varsa dahi bunların fazlası ile ödendiğini, davalının dosyaya ibraz ettiği belgelerde de bu durumun açıkça görüldüğünü, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının kredi kartlarının ödenmesi için verilen parayı kredi kartlarına yatırmayıp kullandı ise oluşan faizin ne kadarının davalının şahsi harcamasından ne kadarının şirket için yapıldığının anlaşılamadığını, davalının sunmuş olduğu borç ve faiz tablosunun bu anlamda kabulünün mümkün bulunmadığını,

davalının ibraz ettiği belgelerde belirtilen hususların şirket yetkilisi olduğu dönemde oluşan borçlar olduğunu, bu konularla ilgili tüm borçların davacı şirket tarafından ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2010/224 E, 2017/228 K. sayılı kararıyla asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2018 tarihli ve 2017/996 E, 2018/1036 K. sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 23.09.2020 tarih, 2018/5842 E, ve 2020/3547 K. sayılı kararıyla asıl davada 6762 sayılı TTK’nın 341'nci maddesi uyarınca anonim şirketlerde yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurulda bu konuda bir karar alınması gerektiği bu itibarla, bu eksikliğin yargılama sırasında tamamlanabileceği gözetilerek, genel kurul tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa mehil ve gerektiğinde kesin mehil verildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi; karşı davada ise; davacının, davalı şirketteki statüsü belirlenerek yönetici ya da icracı müdür olup olmadığı,

şirket defterlerinin tutulmasında davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı eğer şirket defterlerinin tutulması davacının yetki ve sorumluğunda ise, salt kendi sorumluluğunda tutulan şirket ticari defterlerinde alacaklı görünmesinin alacağın varlığının ispatı için yeterli olmayacağı ileri sürülen alacağın varlığı dayanak belgelerle kanıtlanabiliyorsa hüküm altına alınabileceği zira, kayıtların dayanak belgeleri ile desteklenmesi gerektiği, defterlerin davacı denetiminde tutulduğunun tespiti halinde ise, davalı şirketin keşide ettiği çekin de dava konusu olduğu anlaşılmakla,

bu çek nedeniyle ... ilişkiye dayalı olarak davacıya ispat hakkı tanınıp, diğer delilleri de gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaretle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mahkemece yapılan araştırmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre; davalı/karşı davacının 2004 yılında şirket ortağı olduğu, 2005 yılında şirket yönetim kuruluna seçildiği ve aynı yıl istifa ettiği, 14.07.2008 tarihine kadar olan dönemde şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi, şirketi birinci derecede temsile yetkili olduğu,

sonuç olarak 1999-14.07.2008 tarihleri arasında davacı şirkette TTK'nın 342. maddesinde ifade edilen icracı-genel müdürlük görevinin bulunmadığı şirkete ait ticari defterlerin davalı/karşı davacı denetiminde tutulduğu tespit edilmiş ve davacı/karşı davalı şirketin keşide ettiği çekin de dava konusu olduğu anlaşılmakla, bu çek nedeni ile ... ilişkiye dayalı olarak davalı/karşı davacıya ispat hakkı tanındığı,

kendisine ... ilişkiye dayanak delillerini sunmak üzere 2 hafta süre verilmesine rağmen herhangi bir delil sunulmadığından davalı/karşı davacının açtığı davanın reddine, birleştirilen Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/663 E.sayılı dosyasındaki talep ve tarafların mahkemenin 2010/224 E. sayılı dosyasındaki taraflar ve dava konusu ile aynı olduğu anlaşıldığından birleştirilen bu dava yönünden açılan davanın derdestlik nedeni ile reddine, asıl davada davalı ...'ın davacı şirketin ortağı ve müdürü olduğu sırada 14.09.2007 tarihinde davacı adına bankadan çektiği paranın 104.000,00 TL sini uhdesinde bıraktığı,

daha sonra bir kısmını iade etmiş ise de, 39.000,00 TL'yi iade ettiğini somut delillerle kanıtlamadığı, bunun yanında ... Kaya tarafından davacı şirket aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10855 sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı ve Citibank A.Ş.'ye ait çekten dolayı takip alacaklısı ...

Kaya'ya ödemede bulunduğu, söz konusu çekin keşide imzasının ...'a ait olduğu ve şirketin bu borçtan sorumlu olmadığı tespit edildiğinden ödeme miktarı kadar şirketin davalı tarafça zarara uğratıldığı anlaşılıyor ise de, işbu dava açıldıktan sonra davacı şirketin ...

Kaya aleyhine Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/164 E. sayılı dosyası ile çek bedelinin istirdadı davası açtığı ve davanın kabulüne karar verilerek, kararın kesinleştiği gerekçesiyle çek bedelinden şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsili ile ilgili istemin konusuz kaldığı,

65.000,00 TL'lik çekten dolayı uğranılan zarar için şimdilik 500,00,00 TL istenmiş ise de, 65.000,00 TL'lik çekin adli emanette olduğu ve bundan dolayı davacının bir zarara uğradığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen Ankara 19. Asliye 2021/663 E sayılı dosyasında derdestlik nedeni ile reddine, karşı davada davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şahıslar ve davalı şirket hakkında daha önce açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini ve kesinleştiğini, müvekkilinin yasal süresi içerisinde dava açtığını ancak bu dava husumetten reddedilince husumet hususundaki yanlışlığı düzelterek işbu davayı açtığını, açılan bu davanın zamanaşımı süresini kestiğini, Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususun gözden kaçırıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen dava, şirketin müdürü ve ortağının uhdesinde kaldığı iddia edilen alacağın tahsili, karşılık dava, şirket müdürü ve ortağının şirket için yaptığı iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü, 555 inci ve 560 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/375, K. 2024/6549, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/375
Karar No
2024/6549
Tarih
18 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/375 K.2024/3083
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/375 K.2024/22338
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/376 K.2024/2615
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/376 K.2024/6215
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/376 K.2024/22716
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/377 K.2024/3057

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.