KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3976 E., 2025/2575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/105 Esas, 2024/545 Karar
- Hüküm
- Davanın usulden reddine
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2022/190 E., 2022/302 K.
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait kule vincın davalı ... şirketince sigortalandığını, 14.01.2018 tarihinde sözleşmeye konu vincin çalındığını, hırsızlık durumunun poliçe kapsamında teminat kapsamında bulunduğunu, davalıya yaptıkları başvurunun olumsuz sonuçlandığını ileri sürerek sigorta sözleşmesine konu olan vincin çalınması nedeni ile şimdilik 150.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.07.2022 tarihli dilekçesi ile talebini 330.000,00 TL artırarak toplam 480.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyetine haiz olmadığını, alacak isteminin belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, davacının rizikonun gerçekleşmesi aşamasında doğru beyan ve ihbarda bulunmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1445/5 hükmü uyarınca rizikonun gerçekleştiğini ve hasarın sigorta teminatı içerisinde kaldığını ispat etmesi gerektiğini, sigortalı kule vincin iddia olunan çalınma olayına ilişkin sigortalı tarafından davalı şirkete doğru beyan ve ihbar yükümlülüğü kasten yerine getirilmediğinden sigortalının haklarının TTK'nın 1445. maddesi uyarınca zayi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunu oluşturan kule vincin 01.09.2016 - 01.09.2019 tarihleri arasında ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, söz konusu hırsızlık olayının poliçe kapsamında kaldığı, ancak olayın hırsızlık olup olmadığı hususunda dosya içerisinde hiç bir somut belge ya da delil bulunmadığı, soruşturma dosyasının da daimi aramaya alındığı, davaya konu vincin hırsızlandığının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile finansal kiralama borcunun tamamı ödenmekle davacı ile dava dışı şirket arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu kule vincin mülkiyetinin davacıya geçtiği dava dışı şirket tarafından bildirilmiş ise de sigorta poliçesinden kaynaklanan hakların davacıya temlik edildiğine dair davacı tarafça yazılı bir temlik sözleşmesi sunulmadığı,
yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı durumda ise vincin mülkiyeti davacıya geçse bile sigorta tazminatının ancak sigorta lehtarına ödeneceği, bu durumda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereği kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, poliçeden kaynaklanan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3976, K. 2025/2575, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama