KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/3983 E., 2025/2251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/636 Esas, 2024/944 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/15 E., 2024/24 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 2010/04349 başvuru numaralı 31.05.2010 başvuru tarihli faydalı modeli hakkında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 50 yıldır üretim yapan diğer şirketlerin imal ettiği fırın düğmesi ile davalı şirketin ürettiği fırın düğmesi arasında hiçbir farklılığın bulunmadığını, bu fırın düğmesine ilişkin faydalı modeli kabul etmediklerini, faydalı model belgesine yapılan tecavüzün gerçek bir tecavüz sayılabilmesi için hemen hemen aynısının yapılması suretiyle taklit edilmesi gerektiğini ileri sürerek 2010/04349 başvuru numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yenilik getiren özellikleri ile tescilli faydalı modelinin davacı şirketçe birebir taklit edilip üretildiğini, müvekkilinin 31.05.2010 tarihinde faydalı modelini tescil ettirdiğini, faydalı modelin tescili ve koruma süresi gözetildiğinde davanın yasal süresinde açılmadığını, müvekkilin o tarihte kullanılan fırın düğmelerinden farklı olarak, hareketli mekanizmada yeni teknik özellikleri ile ürüne yenilik ve sağlamlık kattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faydalı model için 31.05.2010 tarihinde tescil müracaatı yapıldığı, koruma süresinin 31.05.2020 tarihinde sona erdiği, davanın ilk olarak 22.10.2022 tarihinde Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ikame edildiği, yetkisizlik kararı üzerine İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde devam eden yargılamada birleştirme kararı verildiği, bu haliyle ilk olarak davanın 22.10.2022 tarihinde açıldığı,
551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 165/3 hükmü uyarınca faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün koruma süresinin devamınca talep edilebileceği, dava konusu sınai hakkın dava tarihinden önce hükümsüz hale geldiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/(1)-h hükmü gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece 551 sayılı KHK hükmü uygulanarak karar verilmiş ise de; faydalı model hükümsüzlüğü konusunda uyuşmazlığa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun uygulanması gerekmektedir. Anılan Kanun'un 144/3 hükmünde faydalı modelin koruma süresince veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, sicile faydalı model sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı hükümsüzlük davası açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla Mahkemece, hükümsüzlük talebinin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, faydalı model belgesinin 31.05.2020 tarihinde koruma süresinin dolduğundan bahisle davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3983, K. 2025/2251, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama