KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4012 E., 2025/2527 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1623 Esas, 2024/923 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/14 E., 2022/67 K.
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ...'nin sahibi olduğu ...
Metal PVC ve ... (...) şahıs firmasında 23.05.2012 tarih ve 11186 yevmiye numaralı vekaletname uyarınca her türlü iş ve işlemi yürütmekte olduğunu, bu firma kapsamında PVC aksesuarları üretimi ile PVC aksesuar sektöründe ürün ve hizmet sunduğunu, ...'in davacı adına tescil edilmiş endüstriyel taşarım ürünlerinin üretimi, satışı, tedariki konularında yetkili ve hak sahibi olduğunu, faaliyet konusu kapsamında tasarladığı "Çocuk ve Hırsız Güvenlik Kilidi" isimli ürünü 01.04.2013 tarihinde tescil ettirdiğini,
davacının bu tasarımın düğmesiz modelini de tasarlayarak 27-31 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilen fuarda davalının tescili öncesinde kamuya arz ettiğini, müvekkilinin daha sonra tescile konu fuarda kamuya arz edilmiş olan düğmesiz tasarımların davalı adına 2013/... başvuru numarası ile haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edilmiş olduğunu öğrendiğini, davalı tarafından "... Ve ... İçin ...
Kilidi" adı altında düğmeli ve düğmesiz 2 tasarım ürününün tescil edildiğini, davalı adına tescillendirilen 1 numaralı "düğmeli ... kilidi" ürünü ile davacının 2013/02613 tescilli tasarımının birebir aynı olduğunu, davalı tarafın "2 numaralı düğmesiz ... kilidi" tasarımının ise yenilik ve ayırt edicilik ihtiva etmediğini, aynı zamanda haksız rekabet durumunun söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı ... adına 24.09.2013 tarihinde 2013/... başvuru numarası ile "... Ve ...
İçin ... Kilidi" adı altında tescil edilen 1 ve 2 numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu tasarımlar için ilk başvurunun 24.09.2013 tarihinde yapılıp, 26.02.2018
tarihinde bu tasarımların müvekkiline devredildiğini, 5 yıllık yenilemesinin müvekkilince yapıldığını, tasarımının en büyük ayırt ediciliği ve belirgin farklılığının "parmakla baskı
yapılması için yuvarlak bir çöküntünün bulunması" ve ''bastırarak çevirme'' özellikleri
olduğunu, davacının tescilli tasarımlarının "düğmeli" kilitler olup esas unsuru "düğmenin
kullanılması" iken, müvekkiline ait tescilli tasarımların hem düğmeli, hem düğmesiz olup, esas
unsurun "parmakla baskı yapılarak" mekanizmanın kullanılması olduğunu, davacının bu kadar uzun süre bekledikten sonra huzurdaki davayı açmasının kötüniyet içerdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporu kapsamında, dava konusu hükümsüzlüğü istenen 24.09.2013 başvuru tarihli 2013/... (1) ve (2) numaralı tasarımların benzerlerinin tescil tarihinden önce kamuya sunulduğu, tasarımların ayırt edicilik ve yenilik özelliklerine haiz olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4012, K. 2025/2527, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama