KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4203 E., 2025/2742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/383 Esas, 2024/645 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/257 E., 2021/358 K.
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 9. sınıfta “paracard” ibareli markaları ile dava konusu “en para card” şeklindeki davalı ... başvurusunun benzer olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin 2007 yılından bu yana ... alan adını kullandığını, burada bankasının “paracard” markalı ürünleri ile ilgili yayınlar yaptığını, dava konusu markadaki tek farkın “en” ibaresi olduğunu, bu ibarenin yeterli ayırt edicilik sağlamadığını, müvekkili markasında yer alan şekil unsurunun da markaları farklılaştırmadığını, davalının müvekkilinin paracard markasının tanınmışlığından haksız yarar elde etme arzusunun olduğunu,
ancak bu beyanlarla yapılan itirazların davalı Kurumca reddedildiğini ileri sürerek 2016/00202 sayılı “en para card” markasının hükümsüz kılınmasına ve 2017-M-6827 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin yüksekliği göz önüne alındığında, emtia arasındaki dolaylı/doğrudan ilişki nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği gerekçesiyle YİDK iptal talebi yönüden davanın kısmen kabulü 2017-M-6827 sayılı kararın, manyetik optik okuyuculu kartlar makina ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar yarı iletkenler elektronik devreler entegreler yongalar (cipler) diyotlar transistörler manyetik kafalar saptırıcılar;
elektronik kilitler fotoseller elektronik açma kapama mekanizmaları algılayıcılar (sensörler) birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları mentoronomlar yönünden iptaline, fazlaya dair talebin reddine, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlükle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalı ... vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu “en para card” markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "paracard" esas unsurlu markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira "paracard" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu,
ayırt edici niteliği ... olan markalar yönünden iltibas ihtimalinin de daha düşük olacağı, yani, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, ... marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanının daha dar bulunduğu,
böyle durumlarda, küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, bu bağlamda markaların ihtiva ettikleri farklı unsurlar göz önünde bulundurularak bir bütün olarak markalar arasında yapılan incelemede, ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
dava konusu edilen marka tescil edilmediği için hükümsüzlük talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın YİDK kararının iptali istemi bakımından reddine, hükümsüzlük istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Somut olayda, dava konusu davalı ... başvurusunun davalı Kurum nezdinde tescil sürecinde, davacının itirazı üzerine, Markalar Dairesince davacının mesnet markaları ile davalının başvuru markası arasında markayı oluşturan ibareler anlamında benzerliğin bulunduğu kabulü ile başvurunun ihtiva ettiği sınıflar bakımından ayıklamaya gidilmiş, itirazın kısmen kabulüyle başvuru konusu marka kapsamından davacı mesnet markaların ihtiva ettiği benzer sınıfların çıkartılması kararı verilmiş ardından, davacı tarafından yapılan yeniden inceleme talebi ise YİDK tarafından reddedilmiştir.
Davacı tarafından ise işbu YİDK kararının iptali ile dava konusu başvuru markasının tümüyle hükümsüzlüğü ve anılan YİDK kararının iptali talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince markaların benzerliğinden hareketle hüküm kurulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince markalar arası benzerlik bulunmadığı ve kanunun aradığı iltibas tehlikesinin somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın tümüyle reddine karar verilmiş ise de; anılan başvuru markasının işlem dosyasından da anlaşılacağı gibi itiraz eden davacının aleyhine ve dava edilen YİDK kararı ile kabul edilen benzerlik olgusunu aşacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Zira itiraz yoluyla sürece müdahale eden davacının hukuki durumunun, dava yoluyla daha da ağırlaştırılması yargılama usul ve ilkelerine aykırı olup mahkemece markalar arası benzerliğin kabulü ile sınıfsal inceleme yoluna gidilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4203, K. 2025/2742, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama