KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4211 E., 2025/2399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/390 Esas, 2024/672 Karar
- Hüküm
- Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/225 E., 2020/265 K.
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yüksek tanınmışlığa haiz “...” ve “... +şekil” markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişilerin 2018/31485, 2018/34180 sayılı ".........." ibareli başvurularına yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2019-M-3148 ve 2019-M-2974 sayılı kararları ile nihai olarak reddedildiğini, dava konusu marka başvurularının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-3148 ve 2019-M-2974 sayılı kararlarının iptaline, dava konusu başvuruların tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurularda yer alan "..." ile davacının itirazına mesnet markalarında yer alan "..." ibarelerinin benzer olduğu, dava konusu başvuruların tescil edilmek istenildiği 32. sınıf malların davacının markalarında da bulunduğu,
dolayısıyla tüketicinin ilk anda işaretler arasında bir bağ kurarak dava konusu markayı, davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıyan öğeler içerir şekilde oluşturulmuş bir taklit marka olarak algılayabileceği, benzer kalıplarda oluşturulabilecek çok sayıda alternatif bulunmaktayken “...” kelimelerinin ve başkaca meşhur markalara ait ibarelerin kullanılması ile markaların oluşturulmasının kötü niyetli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2019-M-2974 sayılı ve 2019-M-3148 no'lu kararlarının iptaline, dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm,
davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruda ön plana çıkacak şekilde yazılan "..." ibaresinin esaslı unsur olduğu, bu ibare ile davacının tanınmış nitelikteki "..." markaları arasında yüksek düzeyli görsel ve işitsel benzerlik bulunması nedeni ile bu yöndeki gerekçede isabetsizlik görülmediği, ne var ki, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın kötü niyet oluşturmayacağı, davacı tarafından dava konusu başvurunun başka bir sebepten ötürü kötü niyetli olduğunun da iddia ve ispat edilmediği,
ayrıca dosya kapsamından dava konusu başvurularda "..." ibareleri dışında yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının başkaca tanınmış markaları oluşturan ibareler olduğu yönünde bir delil veya tespitte bulunulmadığı, bu hususlar karşısında dava konusu başvuruların kötü niyetli olduğunun kabul edilmeyeceği gözetilmeden bu yönden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kabulüne, YİDK kararlarının iptaline, markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvuruları üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4211, K. 2025/2399, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama