KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4226 E., 2025/2783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/556 Esas, 2024/770 Karar
- Hüküm
- Davanın kısmen kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/135 E., 2020/301 K.
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin “hedefe doğru 2023 şekil” ibareli 2018/06650 sayılı marka başvurusuna, müvekkili adına tescilli ve hem tek başına hem ortak unsur olarak kullanılan "..." markaları ile seri marka algısı yarattığı için itiraz ettiklerini, itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, başvurunun müvekkilinin "..." markalarına sesçil, görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "...
2023" ibaresinin bilinen bir siyasi slogan olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b, c hükümleri gereği de tescil edilemeyeceğini ileri sürerek 2019-M-875 sayılı YİDK kararının iptaline, “Hedefe Doğru 2023” ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait markalar ile başvuruya konu olan markada ortak olan “...” ibaresinin düşük ayırt ediciliğe sahip olduğunu, bu ibarenin yanına eklenen “-e doğru 2023” unsurları ve kullanılan yazı stili/renk kombinasyonunun markaları yeterince farklılaştırdığını, tüketici tarafından başvuruya konu markanın bir bütün olarak algılanacağını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tanınmışlık şartlarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu başvuru ile davacının dayanak markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının dayanak markalarının tanınmışlık düzeyinin marka işlem dosyası kapsamında ispat edilemediği ve işaret benzerliği bulunmaması karşısında başvuru markası bakımından davacı markalarının tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, Kurum kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında "..." ibaresinin asli unsur olduğu, başvurudaki "-e doğru 2023" ibaresinin asli unsura vurgu yaptığı, başvuruya ayırt edicilik kazandırmadığı, başvurunun kısmen kırmızı renkte yazılmasının da benzerliği arttırdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,
davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 04.02.2019 tarih, 2019-M-875 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 41. sınıfta yer alan tüm hizmetler ile 35. sınıf “gazete aboneliği düzenleme hizmetleri” yönünden kısmen iptaline, dava konusu 2018/06650 sayılı marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4226, K. 2025/2783, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama