KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4229 E., 2025/2621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin borçlu, diğer müvekkilinin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak davacıyla aralarında 11.09.2006 tarihli ...
Kiralama Sözleşmesi düzenlediklerini, sözleşmeyle ... plakalı araçların müvekkiline kiralandığını, taraflar arasında 11.09.2006 tarihinde düzenlenen bu sözleşmenin davalı tarafından 17.03.2007 tarihli ihtarnamenin 4. maddesi gereği feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eski ve yeni kanunun uygulanabilme maddeleri dikkate alınarak sona mı erdiği yoksa fesih mi edildiği hususunun bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, her iki durumda borç veya borçsuzluk miktarı, hatta alacaklı kalabilecekleri miktarların farklı olacağını,
ancak hangi halde olursa olsun iade edilen araçların satılarak paraya çevrilmesi ve davalı yanca borçlarından düşülerek ödeme olarak kabulü gerektiğini, sözleşmeye istinaden ve kira bedellerine yönelik verilen senetlerin bir kısmının ödendiğini, ödenmeyen kısımların davalı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2008/8999 E. sayılı takip dosyasına konu edildiğini, takip aşamasında müvekkili tarafından ... kiralamaya konu araçların davalıya teslim edildiğini, araçların 2-3 yıl davalının uhdesinde kaldıktan sonra satıldığını,
satış bedellerinin yaklaşık 80.000,00 - 85.000,00 euro tuttuğu müvekkiline sözlü olarak söylenmişse de icra dosyasına tahsilat olarak yansıtılmadığını, satış bedellerinin gerçekte ne olduğu taraflarınca bilinmemekte olup davalının vereceği cevaplardan, defterlerinden ve ilgili trafik tesçil dosyalarından gerçek miktarının öğrenilebileceğini, yine müvekkili tarafından 22.11.2013 tarihinde 10.000,00 TL ve 18.12.2017 tarihinde 40.000,00 TL davalıya ödenmiş olmasına rağmen bunların da icra dosyasına beyan edilmediğini, davalı tarafından hiç bir tahsilat yansıtılmadan müvekkiline ait taşınmazın satış işlemlerine devam edilince,
taraflarınca icra dosyasına vekaletname sunulmak suretiyle dosya borcunun hesaplattırılmasının istenildiğini, 04.12.2018 tarihi itibariyle icra dosyasından yapılan tahsilatlar dışında 4.223.489,46 TL dosya borçlarının olduğunun görüldüğünü, davalı tarafından taraflarına verilen belge ve gönderilen maillerden de anlaşılacağı üzere davalıya teslim edilen araçların satılarak borçlarından düşülmüş olduğu söylenmişse de bankadan yaptıkları 10.000,00 TL ile 40.000,00 TL ödemeler ve satılan araç bedellerinin dosyaya beyan edilmediğini,
gerek araçların satış tarihleri itibariyle düşülecek kısımlar gerek müvekkilince yapılan harici ödemelerin icra dosyasına beyan edilmemesi ve gerekse de taraflarınca verilen bir çok mail ve belgede indirim vs. gibi açıklamalar olmasına rağmen ödeme tarihleri itibariyle olmayan borçların yüksek oranlı faizlerinin de işlemeye devam ettiğini ve bu şekilde dosya borcunun arttığını ileri sürerek dava tarihi itibariyle davalıya İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2008/8999 E. takip dosyasından bilirkişilerce hesaplanacak dava değeri kadar borçlu bulunmadıklarına dair tespitin yapılmasına karar verilmesini talep etmiş,
davasını 25.000,00 TL üzerinden harçlandırmış; daha sonra sunduğu 24.11.2020 tarihli dilekçesiyle dava tarihi itibarıyla 24.492,66 euro kira ve 26.673,80 TL masraf borcunun bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle takip miktarı olan 121.007,00 eurodan bu bedelin düşülmesiyle bulunan 96.514,34 euroya davalarını ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında 3226 sayılı ... Kiralama Kanunu(3226 sayılı Kanun) çerçevesinde 11.09.2006 tarihli ...
Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, 22.05.2007 tarihinde davacıya tebliğ edilen ihtarın tebliğinden itibaren 60 gün içinde borcun ödenmemesi nedeniyle başka hiçbir ihtar veya ihbar yapılmasına gerek kalmadan işbu ihtarname ile sözleşmenin fesih edilmiş sayılacağını ve verilen sürede ödeme olmadığından feshedilmiş kabul edildiğini,
davacı yanın ödeme yapmamakla birlikte araçları teslime de yanaşmaması üzerine sözleşme ve proforma faturada açıkça belirtilen ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan araçlar taraflarına teslim edilmediği için sözleşme konusu malların iadesi için de İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/300 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, anılan davada taleplerinin kabulü ile ... kiralama konusu malların iadesine ilişkin kararın 05.02.2010 tarihinde kesinleştiğini, 17.05.2007 tarihli müvekkilinin ihtarnamesinin 3226 sayılı Kanun’un anılan hükümlerine uygun olduğunu,
kiracının ... kiralama konusu malı derhal iade yükümü altına girdiğini ve işlememiş tüm kira bedellerinin de muaccel hale geldiğini, bu nedenle davacı şirket aleyhine başlatılmış olan icra takiplerinin de itirazsız olarak kesinleştiğini, davacının tedbire konu malların satımının yapıldığını, düşük fiyattan satış yapıldığını ve satıştan gelen paranın borçlu davacının borcundan mahsup edilmediği yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,
bu sözleşmeye konu olan üç adet aracın teslim ve iade alındığını ve satılarak paraya çevrildiği tarihte 3226 sayılı Kanun’un yürürlükte olup bu sözleşme açısından kanun düzenlemesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, davacının sözleşme konusu malların düşük değerden satıldığı ve borçlarından düşülmediği şeklindeki beyanlarının hiç bir hukuksal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, 3226 sayılı Kanun'un 23, 24, 25 ve taraflar arasında akdedilen ...
Kiralama Sözleşmesinin 32 c, 32 d, 33, 34, 35 maddeleri uyarınca davalı şirketin bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü ve üst üste ikisini zamanında ödemediği tespit edildiğinden davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı kanaatine varıldığı, bilirkişi marifetiyle davalının defter ve muavin kayıtları üzerinde yapılan incelemeler doğrultusunda; belirlenen ödeme planına göre 19.10.2006 tarihinde ödenmesi gereken 2.taksitten itibaren ödemede temerrüde düşüldüğü, 7. 8. 9. taksitlerin üst üste ödenmediği,
ihtarname tarihi itibariyle 18.502,00 euro ödenmemiş borcu olduğunun, takip tarihi 30.05.2008 tarihi itibariyle vadesi gelen/ödenmeyen, ileri vadeli borç, temerrüt faizi ve KDV dahil toplam 125.719,83 euro borç bulunduğu, icra takibinde 4.712,33 euro eksik talep edildiği, dosyadaki beyanların aksine, araç satış bedellerinin kalan kira bedelinden düşüldüğünün anlaşıldığı ve 29.06.2010 araç satış tarihi itibariyle toplam borcun 32.181,11 euro ve 18.524,28 TL olduğunun bildirildiği, dava tarihi itibariyle muaccel kira bedelinin 17.724,41 euro, müeccel kira bedelinin ise 6.768,25 euro olmak üzere borcun 24.492,66 euro olduğunun bildirildiği,
ayrıca 26.673,80 TL masraf borcu bulunduğu ve bu bedele takip tarihinden sonra davalı tarafından muhtelif masraflar eklenerek, 6.444,28 TL, 40.000,00 TL, 13.47,76 TL yapılan tahsilatlar da düşülerek ulaşıldığı, dava tarihi itibarıyla temerrüt faizinin hesaplanması açısından, talep edilen %30 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada toplam faiz miktarının 143.454,21 euro olarak hesaplandığı, bu tutar hesaplanırken de takip tarihi itibariyle kalan ana para borcu olan 79.118,08 euro borç bakiyesine ilave edildiği, araçların satış bedeli olan 72.349,83 euronun borç bakiyesinden düşüldüğü ve yapılan tahsilatların da bakiyeye yansıtıldığı,
birbirini destekleyen bilirkişi raporlarınca dava tarihi itibariyle davacıların davalıya 17.724,41 euro gecikmiş kira borcu ve KDV hariç 6.768,25 euro anapara borcu olmak üzere toplam 24.492,66 euro kira ve 26.673,80 TL masraf borcu bulunduğunun tespit edildiği, infaz aşamasında icra dairesince yapılacak hesaplamalarla kesinlik kazanacak temerrüt faizinin ise bilirkişi hesabına göre 143.454,21 euro olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, takip tarihi olan 30.05.2008 tarihinde 23.237,46 euro gecikmiş kira borcu, KDV dahil 95.359,33 euro vadesi gelmemiş anapara borcu ve 9.123,04 euro kira gecikme faizi olmak üzere toplam 125.719,84 euro borcun bulunduğu, icra takibinde talep edilen tutarın ise 121.007,00 euro olduğu, 4.712,84 euro eksik talepte bulunulduğu,
dava tarihi itibariyle temerrüt faizinin hesaplanması açısından, talep edilen %30 oranı üzerinden yapılan hesaplamada toplam faiz miktarının 143.454,21 euro olarak hesaplandığı, bu tutar hesaplanırken de takip tarihi itibariyle kalan ana para borcu olan 79.118,08 euro borç bakiyesine ilave edildiği, araçların satış bedeli olan 72.349,83 euronun borç bakiyesinden düşüldüğü ve yapılan tahsilatların da bakiyeye yansıtıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava ... kiralama sözleşmesinden doğan taksitlerin ödenmemesi üzerine başlatılan takipte menfi tespit istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf davasında, davalının alacağının tahsili için başlattığı takipte davalıya yapılan haricen ödemelerin ve ... kiralamaya konu 3 adet taşıtı iade alıp satmasına rağmen bedellerinin düşmediğini ileri sürmüş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bilirkişilerce, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda, dava tarihi itibariyle davacının 24.492,66 euro kira ve 26.673,80 TL masraf borcu olduğu, ayrıca infaz aşamasında icra dairesince yapılacak hesaplamalarla kesinlik kazanacak 143.454,21 euro faiz alacağı olduğu belirlenmiş, bunun üzerine davacı tarafından dava 96.514,34 euro borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi yönünde ıslah edilmiş, Mahkemece de anılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İcra takip dosyası nedeniyle menfi tespit istemli davada, dava tarihi itibariyle icra takip dosyasından davacının borçlu olup olmadığının tespiti gerektiğinden, dava tarihindeki kapak hesabı başta olmak üzere icra takip dosyası kül halinde temin edilip, kesinleşen takipten sonra yapılan ve davalı tarafından da kabul edilerek ticari defterlerine işlenen ödemeler ile takip dosyasına yapılan ödemeler birlikte değerlendirilip, davacının ıslah beyanı da gözetilerek,
dava tarihi itibariyle takipte istenen bedel ve gerçek borç miktarının karşılaştırılması suretiyle dava tarihi itibariyle menfi tespit talebinin değerlendirilmesi gerekirken, salt davalının ticari defterleri üzerinden sonuca giden eksik ve faiz alacağı hususunda kesin sonuç dahi belirtmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4229, K. 2025/2621, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama