KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4267 E., 2025/2615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait “...” ibareli markanın tanınmış marka siciline kaydedildiğini, “şekil”, “...+şekil” ibarelerinden oluşan, bu ibareyi esas unsur olarak içeren seri markaları ile davalı şirketin başvurusuna konu “şekil” markasının benzerlik taşıdığını, davalı şirketin müvekkiline ait tanınmış şekil markasının ayniyet derecesinde benzerini ve özellikle aynı renk ve renk tonu ile birlikte başvuruya konu ettiğini, müvekkili şirketin markasına tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırdığını, davalı şirket tarafından içerisinde “...” ibaresi geçen web sayfaları oluşturulduğunu,
bu sayfaların arama sonuç sayfası gibi gösterilmeye çalışıldığını, kötüniyetli başvurunun müvekkilinin tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-7864 sayılı kararının iptali ile 2017/25640 sayılı “şekil” markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; kötüniyetli davacının şekil unsuru içermeyen sadece “...” sözcüğünden oluşan markası dışında tanınmış markasının bulunmadığını, müvekkilinin şekil markası ile davacının işbu davaya dayanak gösterdiği markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzerlik bulunmadığını, markalarda yer alan “...” ve “...” ve sair asli nitelikteki unsurların markaları birbirinden farklılaştırdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markaları arasında arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu başvurunun origami (kağıt katlama) formunda turuncu bir ev figüründen meydana geldiği, markanın tek ve esaslı unsurunun bu şekilden ibaret olduğu, başkaca herhangi bir yazı ve şekil unsuru içermediği, davacının markalarında beşgen formdaki, turuncu ev figürü kullanıldığı, bu ev şeklinin üzerinde çaprazlama ... ibaresine yer verildiği, 2016/93665 sayılı davacı markasında markasal ayırt ediciliğin turuncu ev şekilli ... logosunda toplandığı,
2012/ 61935 sayılı markada da turuncu ev şekilli ... logosunun ayırt edici nitelik taşıdığı, davacı markalarının ayırt edici unsurunun turuncu ev figürü olduğu, turuncu evin origamik hali şeklindeki davalı şirket markasının, davacı markalarından uzaklaşmasını sağlayacak başkaca bir şekil ya da sözcük içermediği, davacı markalarının yeni bir versiyonu, bir serisi görünümü niteliği taşıdığı, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 hükmü anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,
en azından ortalama tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği ya da başvurunun davacı şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-7864 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2017/25640 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraf şirket markalarının iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik taşıdığı iddiasına dayanan YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4267, K. 2025/2615, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama