KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4312 E., 2025/2935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/871 Esas, 2024/445 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/202 E., 2020/647 K.
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, davalı gerçek kişinin muhasebecisi olup davalı şirket ile işbirliği içinde hareket ettiğini, müvekkilinin davalılar aleyhine Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2373 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalıların zaman kazanmak için takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebep olduklarını ileri sürerek davalı borçluların Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2373 E. numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatını karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterlerinde ve kendisinin tuttuğu muhasebe hesaplarında tüm faturaların işlendiğini, meslek etiğine, kanunlara ve mevzuatlara aykırı herhangi bir işlem söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Lojistik Nakliye Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete borcunun olmadığını, müvekkili şirketin C2 yetki belgesine sahip uluslararası taşıma işi yaptığını, nakliye şirketi olmasına rağmen davacının C2 yetki belgesinin bulunmadığı,
bu nedenle de uluslararası taşıma işi yapamadığından araç kira sözleşmesi ile kendi şirketine ait olan araçları, sefer başına müvekkili şirkete komisyon kira ödemek üzere şirketin emrine verdiğini, davacının, herhangi bir hak ve alacak ile ilgili davalı şirket ile ihtilaf yaşamadığını, davacı tarafından imzalanmış olan 17.07.2017 tarihli sözleşme ve ibra belgesine rağmen davalı şirket aleyhine kötü niyetli takip başlatıldığını savunarak davanın reddini ve %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda tarafların defterlerin yöntemine uygun tutulmadığının ifade edildiği, davacının alacak iddiasının yöntemine uygun tutulmuş kayıtlarla doğrulanmadığını, dava konusu araçların davalı şirket emrine verilmesine dair yazılı bir sözleşme ibraz edemediği, davalı tarafça sunulan 17.07.2017 tarihli sözleşmede de araçlar ile ilgili tüm sorun ve sorumlulukların davacıya ait olduğunun ve her iki tarafın karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerinin belirtildiği, bu sözleşmenin maddeleri haricinde iki firma arasında herhangi bir alacak verecek bulunmadığı,
davacının bu ibranamenin aksini ispat edemediği, davalı ...'un davacının bilgisi haricinde gerçeğe uygun düşmeyen hesap tuttuğuna dair iddianın ispatına yarayan delilin de olmadığı, davacının dava konusu araçlara ilişkin sözleşme koşullarını, sözleşme bedelini ve sözleşme gereğince alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 17.07.2017 tarihli sözleşmenin zorla imzalatıldığına dair savunmasını ispat edemediği, taraflar arasında geçerli bir ibranamenin bulunduğu, davacının alacak iddiasının yöntemine uygun tutulmuş kayıtlarla doğrulanmadığı, davalı şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin isabetli bulunduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4312, K. 2025/2935, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama