KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4351 E., 2025/2826 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/512 Esas, 2024/825 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/207 E., 2022/54 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." asıl unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, müvekkili markaları ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikte bulunan "..." ibaresinin marka olarak tescili için yapılan başvuruya yaptıkları itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının aynı malları kapsadığını ve iltibas tehlikesi yarattığını, dava konusu başvurunun "..." kelimesinden oluştuğunu, başkaca ayırt edici ek kelime veya şekil unsuru içermediğini, markaların hem görsel hem işitsel hem de kavramsal bakımdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu,
davalının kötüniyetli olduğunu, marka tescilinin haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun(YİDK) 2021-M-4833 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markalarının benzer olmadığını, başvurunun "TÜRK" ve "MALI" kelimelerinden meydana getirildiğini, taklit veya esinlenmeden söz edilemeyeceğini, "..." kelimesinin Arapça/Osmanlıca .../...'nniyet kelimesinden alındığını, müvekkili başvurusunun kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı ... (TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarını oluşturan ibarelerin bütünsel algıları itibariyle, ilgili tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açmayacakları, davacının eskiye dayalı kullanımı nedeniyle bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, tanınmışlığa dayalı iddianın yerinde bulunmadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmı, davalı markasında aynen yer almadığından davacının ticaret unvanından kaynaklı üstün bir hakkının da bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığına dair emarelerin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının marka başvurusu ile davacının tescilli markaları arasında iltibas oluşturacak nitelikte benzerlik olduğu iddiasına dayanan YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4351, K. 2025/2826, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama