KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2024/4458 E., 2025/4236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1134 Esas, 2024/892 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/438 E., 2018/1158 K.
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.06.2025 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından takibe konu edilen 31.08.2012 vadeli 590.000,00 TL bedelli, müvekkili tarafından tanzim edilmeyen ve sahte olarak imzalanmış senet yönünden borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iptaline, alacaklı görünen davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, takip konusu senetteki imzaların davacı borçluya ait olduğunu, bu nedenlerle davacının dilekçesinde sunduğu haksız ve mesnetsiz tüm iddialarının reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, kötüniyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata, takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar davacı yanca, taraflar arasında bono düzenlenmesine sebep hiç bir ilişki bulunmadığı, bonodaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığı, hiçbir şekilde bono düzenlenmediği savunulmuş ise de, tam aksine bononun en altında imza yeri kısımda maddi kayıp sebebiyle, imza aidiyeti tespit edilememesine rağmen, bononun imza yeri hemen üzerinde kısmında davacı Nevzat Kaplan isim ve soyismi yazıldığı bononun bu suretle imzalandığı, bononun davacı elinden çıktığı, davacı ve davalının birbirlerini tanıdıklarının ve ticari ilişki kurduklarının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/4458, K. 2025/4236, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama